BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Elma

Elma

Defans oyuncusu, İzmir takımlarından birinden, İstanbul takımlarından birine gelmişti.



Defans oyuncusu, İzmir takımlarından birinden, İstanbul takımlarından birine gelmişti. Eski takımıyla ilgili bildiği bir sır, bir maçta onun işine çok yarayacaktı. * * * İstanbul ekibinin kendi sahasında mutlaka alması gereken maç -hep öyledir zaten-, seksen dakikadır golsüz gidiyordu. Ligin ilk yarısının ortalarıydı. Şampiyonluğa oynayan takım, on kişiyle rakibinin üstüne abanıyor, fakat her atağı etten duvara toslayıp duruyordu. Bu tip maçların tehlikeli bir tarafı vardır; takım bütün dikkatini hücuma kanalize ettiği zaman gafil avlanabilir. Bu maçta da öyle oldu; bir kontra top, İzmir ekibinin santrforunu golle burun buruna bıraktı. Burun buruna lafın gelişi, boydan boya... Orta sahadan aldığı topla giderken bütün bir yarı sahada sadece kaleci vardı. İzmir’den gelen defans oyuncusu, İzmir takımının santrforuna yetişmek için vargücüyle koşuyordu. Yetişmenin imkansız olduğunu anlayınca, eski arkadaşına arkadan bağırdı. Rakip santrfor, duyduğu sesle topu bıraktı, yere diz çökerek yüzünü tuttu. Staddan küçük bir şaşkınlık uğultusu duyuldu. Herkes ofsayt kaldırdı zannıyla yardımcı hakeme baktı, öyle bir şey yoktu; orta hakemde gariplik yoktu; maç devam ediyordu. Tribünler, bu önemli pozisyonun çok ucuz şekilde kaçırılışının üstünde durmadı, zaten umurlarında da değildi. Herhalde büyük bir takım karşısında pozisyona girmenin getirdiği heyecanla bu genç golcünün ayakları dolaşmış olacak, diye düşündüler. * * * Golü kaçıran İzmirli santrfor, çocukluğunda karateye yazılmıştı. Vahşi bir tekmede neredeyse bütün dişleri dökülünce doktor geçici protez takmış ve “Bir süre sert şeyler yeme” tembihinde bulunmuştu. Fakat o, -ortalama her Türk vatandaşı gibi- doktoru dinlememiş, ısırdığı bir elmanın üzerinde protez dişlerini görünce ağzını tutarak bayılmıştı! O gün bugün, hangi durumda olursa olsun, “elma” deyince diz çöküp, yüzünü tutuyordu!
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT