BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ahıskalı Türklerin bitmeyen çilesi

Ahıskalı Türklerin bitmeyen çilesi

Ahıska (Mesket) Osmanlı sınırları dışında kaldığından bu yana çileleri katlanarak artmıştır. Öz vatanlarından sürgün safhası ise acılarla doludur. Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra 1994 yılında Moskova’da “Meshetyalı Türklere İtibarın İadesine Uzun Yol” isimli bir kitap neşredildi. Kitabın yazarı tarih bilimleri uzmanı Profesör Nikolay Buğay’dır. Yazar bu eseri Sovyetler Birliği İç İşleri Halk Komiserliği, Devlet Güvenliği Halk Komiserliği, İçişleri Bakanlığı, Devlet Güvenliği Bakanlığı ve Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği Savcılığı arşivlerindeki belgelerden faydalanarak yazmıştır.



Ahıska (Mesket) Osmanlı sınırları dışında kaldığından bu yana çileleri katlanarak artmıştır. Öz vatanlarından sürgün safhası ise acılarla doludur. Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra 1994 yılında Moskova’da “Meshetyalı Türklere İtibarın İadesine Uzun Yol” isimli bir kitap neşredildi. Kitabın yazarı tarih bilimleri uzmanı Profesör Nikolay Buğay’dır. Yazar bu eseri Sovyetler Birliği İç İşleri Halk Komiserliği, Devlet Güvenliği Halk Komiserliği, İçişleri Bakanlığı, Devlet Güvenliği Bakanlığı ve Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği Savcılığı arşivlerindeki belgelerden faydalanarak yazmıştır. Sürgün kararı 1930’lu yıllara dayanır 1930’lu yılların başında Sovyetler Birliğinde yaşayan halkları iki kategoriye ayırdılar. 1. Rejime bağlı olanlar 2. Rejime sakıncalı olanlar. Ahıskalı Türkler bu tarihte bir nevi (mimlendiler) Sakıncalı olmalarının sebebi bir savaş anında düşman safında yer alma ihtimaliydi. Zaten 15 Kasım 1944’te Gürcistan’dan sürgün edilmelerinin ana sebebi budur. Yazara göre Stalin, bu yüzden “çaresiz kararı” vermek zorunda kaldı. “Böyle endişeler, özellikle 1943’te faşistlerin (Nazi Almanya’sının) Kafkasya’ya girmesi tehlikesi oluşturması sebebiyle kesinlik ifadesi buldu.” Birinci Dünya Savaşında alınan karar 1914 yılında Birinci Dünya Savaşı sırasında Türkiye’ye karşı hareket eden Rus kuvvetleri komutanlığı, çarlık hükümetinin isteğine uyarak Ahıskalı Türklerin, Türk oldukları için Türkiye’ye sürgün edilmelerini, boşalan toprakların fakir Gürcülere verilmesini teklif etti. Rusların bu planı o tarihte gerçekleşemedi. Bu plana 30 yıl sonra tekrar dönüldü. 24 Temmuz 1944’te Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği Devlet Güvenliği Komiseri Beria, (789B) sayılı yazı ile Stalin’e Gürcistan’daki durumu tasvir ederek, şu görüşlerini nakletti: “SSCB sınırının Gürcistan SSCB bölge muhafızları şartlarının düzeltilmesi maksadıyla SSCB İçişleri Halk Komiserliği, Gürcistan’dan Ahıska Türklerinin sürülmesini amaca uygun görüyor ve sizin müsaadenizi rica ediyoruz.” Bir hafta sonra 31 Temmuz 1944 tarihinde SSCB Devlet Savunma Komitesi (CKO) Ahıska Türklerinin Gürcistan’dan sürgün edilmesi ve yerlerine Ermenilerin yerleştirilmesi hakkında (G27CC) son derece gizli (Soverşena Sekretno) kararı kabul etti. Sürgünü gerçekleştirme tarihi ise 15 Kasım 1944 olarak tespit edildi. Bu karar 4.5 ay gizlendi. 15 Kasım 1944’te Ahıska bölgesinde olağanüstü hal ilan edildi. Kızılordu yerleşim bölgelerine girdi. Halkı topladı. Yük vagonlarına balık istifi doldurdu. Ahıskalılara devlet kararıyla Orta Asya’nın güney bölgesine sürgün edileceklerini bildirdi ve toplama anında şu talimatı verdi: “Sizi sürgün ediyoruz. Yolculuğa hazırlık yapın. Üç günlük yiyecek alın. Yolculuk hazırlığı için iki saatiniz var.”
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT