BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Şahinler yüksekten uçar... Ve Abdullah Gül...

Şahinler yüksekten uçar... Ve Abdullah Gül...

Avrupa Birliği tutkusundan eşcinselliğe kadar, hemen hemen her konuda, adındaki “Radikal”den daha da radikal olmak gayretindeki RADİKAL gazetesi, BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın Kıbrıs sorununu çözmek için taraflara verdiği mühletli haritalı ültimatomvari “öneriye” karşı çıkmak “gafletinde” bulunanlara ve özellikle halen Dışişleri Bakanı Şükrü Sina Gürel’in haklı tepkisine “şahinlerin son çırpınışı” manşetini atmış.



Avrupa Birliği tutkusundan eşcinselliğe kadar, hemen hemen her konuda, adındaki “Radikal”den daha da radikal olmak gayretindeki RADİKAL gazetesi, BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın Kıbrıs sorununu çözmek için taraflara verdiği mühletli haritalı ültimatomvari “öneriye” karşı çıkmak “gafletinde” bulunanlara ve özellikle halen Dışişleri Bakanı Şükrü Sina Gürel’in haklı tepkisine “şahinlerin son çırpınışı” manşetini atmış. Ben hemen söyleyeyim Türklüğün TC’nin çıkarlarını, Kıbrıs’ı, sonuna kadar korumak hususunda o şahinlerden biriyim!.. Eminim ki, ne RADİKAL Genel Yayın Müdürü İsmet Berkan, ne o manşeti atan yazıişleri elemanı, ne de diğer Radikal yazarları ne de diğer büyük gazetelerde “AB için son fırsat”, “Kıbrıs AB’nin anahtarıdır” gibilerden ahkam kesen ve acele Gürel’i şuçlayan AB kalemşörleri yorum yaparken 150 küsur sayfalık belgeyi incelemek fırsatını bulamamışlardı. Ama AB tutkusu ile, çala kalem yazmaktadırlar. Çünkü dizlerine vurulunca onların bacaklarını zıplatan çekiç anlaşılmaz AB tutkusudur. Hemen sormak gerek, AB kodamanlarının bize yakın gelecekte müzakere tarihi vermeyeceklerini ve hatta AB’ye üye almayacakları veya hazmedemeyecekleri, Türk lokmasını ancak ufaladıktan sonra, o da belki alacakları, belli iken, bu körükörüne AB tutkusunun sebebi nedir? AB kodamanlarının Kopenhag zirvesinden önce bizi böyle sıkıştırmalarının sebebi nedir? Sırada başka şeyler var; Verheugen açıklamış: Türkiye’de Ordu, Politikaya egemen oldukça tarih veremeyiz, Türkiye’yi “kulübe” alamayız diye. Gene ima etmişler Türkiye’de eşcinsellerin hakları verilmezse bu da kıstaslarımıza uymaz diye... Kıbrıs’ı gıdım gıdım alıyorlar bizim Brüksel sevdalıları da AB uğruna satıyorlar. AB uğruna, kutsal olan herşeyi verirler! Bırakacak mıyız? Gündüz Aktan’ın görüşü HABERTÜRK’te başlattığım haftalık KILIÇ FAKTÖRÜ programında değerli emekli Büyükelçi Gündüz Aktan konuğumdu. Profesyonel deformasyona uğramamış bir “Türkiye sevdalısı” olan Aktan, RADİKAL’de dostum Mehmet Ali Kışlalı gibi nazar boncuğudur ve gerek AB gerekse Kıbrıs sorunlarını gayet iyi bilir ve irdeler. O, Belgeyi dikkatle okumuş... Gene de diplomatik nezaketi ile yeni devletin bizim uzmanların katkısı ile, oluşturulmuş olan statüsünü en azından kabul edilebilir veya müzakere edilebilir olduğunu söylüyor. Ama elimize verilen haritalar, Türklerin %10 oranında Magosa ve Maraş dahil, toprak kaybı, Rumlara, kuzeyde dolaşım hakkı verilmesi ve 90.000 Türkün göçmen edilmesinin sakıncalı olacağı, zamanla boşlukların tuzaklar haline gelebileceğini de söylüyor. Ben, Denktaş’ın ve Türkiye’de hâlâ zinde olan güçlerin bu durumu kolay kabul edemeyeceklerine inanıyorum. Halen Başbakan ve Kıbrıs Barış Harekatının “Karaoğlanı” Bülent Ecevit de, temkinine ve belgenin müzakere edilebilecek nitelikte olduğunu söylemesine rağmen, çok endişeli olduğunu bana söyledi. Kıbrıs Türkleri ilerde Rumların oyunları yüzünden 1974 öncesindeki durumlara düşecekler ve 1974’te kazanılanlar kaybedilecek. Kıbrıs’ın neticede kaybı Türkiye’nin stratejik çıkarları açısından da mahzurlu. Hem AB’nin şu sırada bu şantajının arkasında hangi sebepler var? Aceleleri ne? Evet bizler Kıbrıs konusunda “şahiniz.” Bizim referansımız Atatürk’ün yolu, istikameti, hep Batı’ya doğru olan “Kızılelma” ideali, Kıbrıs’ı AB uğruna satmaya hazır olanların referansları ise ünlü Brüksel Lahanaları. Bizler şahin, onlar tarla faresi!.. Ve Başbakan Abdullah Gül TC’nin yeni Başbakanı Abdullah Gül... Hayırlı olsun. Gül, çok bilgili ve kendi ölçüleriyle dürüst ve herhalde vatanını da seven bir kişidir. Doğrusu bana da çok sevecen görünmüştür. Erdoğan zeki ve kurnaz, Abdullah Gül ise temkinli ve tedbirlidir. Emanetçi veya sözde bir Başbakan olmayacak, Erdoğan’la istişare etse bile hep ondan talimat almaycaktır. Bir bakıma bunlar, ilerde AKP lideri ile şürtüşmelerine sebep olabilir. Akıllı bir siyasetçi olduğu için hedeflerine fazla gürültü patırtı çıkarmadan varmaya çalışacaktır. Bu hususun da nasıl yorumlanması gerekeceğini size bırakıyorum.
Kapat
KAPAT