BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Beyaz Zambak

Beyaz Zambak

Yeliz bir türlü inanamıyordu Burçin’den duyduklarına. Çok kızmıştı Mete’ye. Burçin bir iç hesaplaşmaya girmişti. Pişmandı söylediklerine. Tam yalan söylediğini açıklayacaktı ki misafirler yukarıdan inip bahçeye çıktılar. Yeliz onları görünce yerinden kalktı...



Bir süre kıza neler anlatacağını tasarladı kafasında. Sonra gözlerini havuzun yosun yeşili rengine dikerek konuştu. -Bir örnek vereyim: Benim de tanıdığım bir kız, senin gibi Mete’yi çok merak ediyordu. Onunla tanışmak, konuşmak en büyük idealiydi. Sonunda Mete ile tanışmayı başardı ve Mete onunla ilgilendi. Hatta ikisi arkadaş bile oldular. Bu arkadaşlık sürerken, kız Mete’ye tutuldu ve deli gibi âşık oldu. Mete’nin duyguları ise bu boyutta değildi, o sadece arkadaşlık yapıyordu ve bir yerde gönlünü eğlendiriyordu. Bir gün kız dayanamadı ve aşkını itiraf etti, Mete’ye seni seviyorum dedi. Kız çok iyi bir kızdı fakat fazla güzel değildi. Mete’nin de hangi duyguları taşıdığını bilememişti. Sevdiğini söyleyince Mete büyük bir tepki gösterdi ve kızın yüzüne karşı sevmediğini haykırdı. “Senin gibi çirkin bir kızı sevebileceğimi nasıl düşünebiliyorsun?..” diyerek hakaret etti. Böyle bir sözü beklemeyen kız âdeta şoke oldu ve deliye dönerek Mete’nin yanından kaçtı. Tam intihar edecekken onu zor önlediler... Burçin bunları anlatırken gözlerinde yaşlar fırladı ve ağlamaya başladı. Bu halinden utandı, yerinden kalkıp bahçe kapısına doğru yürümeye başladı. Yeliz telâşla yanına vardı. -Niçin ağlıyorsun?.. dedi. Burçin bir yandan hıçkırıktan sarsılıyor, bir yandan parmaklarıyla gözyaşlarını siliyordu. -Bir şey yok Yeliz, dedi. Aptallık işte... Ben o kızı çok severdim. Kızın bu hali bizleri çok etkilemişti. Mete’yi bu yüzden sevmiyorum ben. Bunları söylerken de içinden “Neden böyle yapıyorum, niçin bu oyunu oynuyorum Allah’ım?..” diye hayıflanıyordu. Yeliz çok üzülmüştü. -Evet gerçekten çok üzücü bir olay. Bir insan nasıl bu kadar zalim olabilir. Burçin ağlamasını kesti, sakinleşmeye çalışıyordu. -Kusura bakma, seni de üzdüm. -Yok, böylesi daha iyi oldu benim için. Mete’nin gerçek yüzünü öğrenmiş oldum böylece. Artık onun hakkında iyi şeyler düşünmeyeceğim. Tekrar yerlerine oturdular. Yeliz bir türlü inanamıyordu Burçin’den duyduklarına. Çok kızmıştı Mete’ye. Burçin bir iç hesaplaşmaya girmişti. Pişmandı söylediklerine. Tam yalan söylediğini açıklayacaktı ki misafirler yukarıdan inip bahçeye çıktılar. Yeliz onları görünce yerinden kalktı. -Bizimkiler kalkmış Burçin. Seninle tanıştığıma çok sevindim. Burçin de kalkıp onunla yürüdü. -Ben de çok sevindim tanıştığımıza Yeliz. Misafirler vedâlaşarak arabaya bindiler. Süha arabayı çalıştırıp, hareket ettirdiğinde Emel hanım kızına döndü. -Burçin yukarıya gel, seninle konuşacaklarım var. -Geliyorum anne. Sen yukarıya çık. Annesi eve girdiğinde Burçin bir sandalyeye oturdu. Biraz önceki yaptığına aklı almıyordu. Oysa bugüne kadar böyle bir şeyi hiç düşünmemişti. Herhalde Yeliz’i Mete’den kıskanmış olacaktı. Olayları ters yüz ederek anlatması ve kızı Mete’den soğutmaya çalışması bunun ispatıydı. Niye ama diyordu kendi kendine. Nasıl olsa her şey bitmemiş miydi. Çoktan bitmişti hem de. Artık Mete kendisiyle ilgilenmiyordu bile. Havaalanında onu karşıladıklarında, Banu’nun doğumunda, hele Zeliha’nın öldüğü gün Banu’nun evinde belli etmişti hep. Kendisinden nefret bile etmiyordu, nefret etmeye lâyık bulmuyordu. Haklıydı da, en büyük darbeyi kendisi vurmuştu çünkü. O halde niçin böyle davranıyordu Burçin. Hâlâ ne bekliyordu, ne umuyordu. Her şey bitmişti çoktan. Her şey bitmişti. Öyleyse bu duygular, bu çabalar, bu arzular niye?.. Ne vakte kadar? Nereye kadar?.. Yeliz’in Mete ile tanışmasından, Mete’nin kıza ilgi göstermesinden niye korkmuştu. Artık o eski Mete yoktu artık. Burçin’i bir zamanlar bütün saflığıyla seven Mete yoktu. Öldürmüştü onu Burçin. Mete ile yolları birbirine tamamen kapalıydı ve bir daha açılmayacaktı. Yerinden kalktı, gözyaşlarını sildi. Kendine hayıflanarak, kızarak eve girdi. Annesinin yanına geldi. -Evet anne, seni dinliyorum. Emel hanım gülümseyerek baktı kızına. -Bu misafirler niye gelmiş, biliyor musun?.. -Hayır bilmiyorum. Niye gelmiş?.. -Seni oğulları Süha’ya istemek için. > DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT