BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bilgi edinme hakkı

Bilgi edinme hakkı

Hükümet programı Meclis’te okundu. Program, Tayyip Erdoğan’ın millete açıkladığı ‘acil eylem planı’nın genişletilmiş ve özenle kaleme alınmış şeklini ihtiva ediyor. Program ana hatları ile, milletimizin şimdiye kadarki hemen her partinin dillendirip de bir türlü kuvveden fiile çıkaramadığı özlem ve beklentilerini yansıtıyor.



Hükümet programı Meclis’te okundu. Program, Tayyip Erdoğan’ın millete açıkladığı ‘acil eylem planı’nın genişletilmiş ve özenle kaleme alınmış şeklini ihtiva ediyor. Program ana hatları ile, milletimizin şimdiye kadarki hemen her partinin dillendirip de bir türlü kuvveden fiile çıkaramadığı özlem ve beklentilerini yansıtıyor. Özellikle insan hak ve hürriyetleri ile ilgili konular; Türkiye’nin de altına imza attığı uluslararası hukuk normlarını içermesi bakımından son derece sevindirici. Merhum Özal’ın; ‘fikir ve ifade, din-inanç ve vicdan ve teşebbüs hürriyeti’ diyerek ortaya koyduğu temel hürriyetler esas alınarak hazırlanan ‘insan’ merkezli bir program.. Şimdiye kadar hazırlanan hükümet programlarının ancak 58’incisinde insanı keşfedebilmişiz! Ne acı! Şimdiye kadar olanlarda ‘devlet’ esas alınıyor ve insan devlete göre dizayn ediliyordu. Halbuki, her şeyin insan için olmasından daha tabii ne olabilirdi? Oysa şimdiye kararki uygulamalarda; amir, şef konumunda devlet görülüyor ve insan onun emrine veriliyordu! Modern devletlerde ve çağdaş demokrasilerde bunun tam tersi olmaktadır. Yani, amir ve şef konumunda olan insandır ve devlet; bütün kurum ve kuruluşları ile insanın hizmetindedir. Çünkü, gaye insanın mutluluğudur. Netice itibariyle devlet de bürokrasi ile yani insanla şekilleniyor. İşte; devlet hizmetinde görev alan bürokrat, bu imkan ve salahiyetini karşısındaki insanları ezmek, onlara zulüm etmek için kullanıyorsa ve bu insanlar yapılan bütün baskı ve zulümler karşısında ancak boyunlarını bükebiliyorlarsa bu devlet çağ dışıdır. Bu devletin demokraside yani, hür dünyada yeri yoktur. Düşünün: devlet memurları maaşlarını bu insanların ödediği vergilerden alıyorlar. Millet, bu paraları kendisine hizmet edilsin ve işleri görülsün diye veriyor. Memur ise, aldığı karşılığında bu insanlara zulmediyor! Benzetmek gerekirse; zengin adam, malını mülkünü ve canını koruması için birilerini görevlendiriyor. Bu iş için de onlara maaş ödüyor. Gel gelelim; bu adam kendi korumalarından korunmak zorunda! Çünkü, evvelemirde kendisine zulmeden ve kendisi için tehlike olan bizzat bu korumalarıdır! Yeni hükümet programında vatandaş ilk defa insan gibi insan yerine konuluyor ve vatandaşın bilgi edinme hakkının kanunla teminat altına alınacağını vazediyor. Şeffaflık için ve yolsuzlukları önlemek için ilk ve çok önemli bir adım atılıyor. Bilindiği üzere, bundan önceki devirlerde devlet kapısı ‘duvar’dı! Bugün git yarın gel, zihniyeti her tarafa hakimdi. İnsanımız işlerini gördürebilmek için tek çare olarak ‘rüşvet’i görüyordu! Rüşvette dünya devletleri arasında adımız ayyuka çıkmıştı! Bizdeki idarenin iki kelimelik özeti: Bürokrasi ve rüşvettir! Devletin en yetkili ağızları açıklıyor; yabancıların tek elden ve tek imza ile hallettiği bir meseleyi biz, 172 imza ile yani; 172 ayrı sıkıntı ve ayrı rüşvet ile ancak halledebiliyoruz! Ondan sonra, utanmadan dönüp soruyoruz; bu ülke niçin kalkınmıyor ve bu ülkenin insanları niçin birbirlerini sevmiyor? Memur olması gereken devlet, amir olduğu müddetçe; insan hak ve hürriyetleri ve demokrasi adına hiçbir oluşa yer yoktur!
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT