BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Beyaz Zambak

Beyaz Zambak

Galata köprüsünden geçerken bu halinden biraz kurtulup başını kaldırdı. Denize bakmak için sağ tarafına başını döndürdüğünde Mete’yi gördü. Rüya gördüğünü sandı, gözlerini oğuşturdu. “Mete!..” diye haykırmamak için kendini zor tuttu...



Burçin ona acır gibi baktı. -Nasıl olur?.. dedi. Günümüzde bu imkânsız bir şey. Sen çocukluğunda, ilkokul döneminde filan hiç sevmedin mi?.. -Hayır, dedi utanarak Süha. İnanın, ilk sizi sevdim ben. Sadece sizi sevdim. Kendisinin de şaşırdığı bir hareketle ellerini, Burçin’in ellerine uzattı. -Benim size olan bu temiz duygularımı red etmeyeceksiniz değil mi?.. Burçin ellerini, Süha’nın ellerinden çekti. Mete’yi hatırlamıştı. Ağlamak istiyordu. Acı acı gülümsedi: -Ne yazık ki, ben sizin temiz duygularınıza cevap verecek kadar temiz değilim Süha. Süha telâşlandı. -Hayır, hayır. Ben sizin çok temiz olduğunuza inanıyorum. Hem sizi her şeyinizle kabul ederim ben. Göreceksiniz sizi çok mutlu etmeye çalışacağım. Benimle evleneceksiniz değil mi?.. Başını iki yana salladı Burçin. -Şu an bu sorunuza cevap verecek durumda değilim. Bu meseleyi sonra konuşuruz. Size telefonla bildiririm cevabımı. -Siz nasıl isterseniz. Dört gözle ve ümitle kararınızı bekleyeceğim. Aradan yıllar geçse yine bekleyeceğim. Burçin başını salladı. “Bu da çok hassas bir çocuk” diye düşündü. -Kalkalım istersen, dedi. -Kalkalım... Hesabı ödedikten sonra arabanın yanına geldiler. Gülhane Parkının önünden Eminönü’ne inerlerken Burçin’e bir hüzün çökmüştü. Aklında hep Mete vardı. Yoğun bir pişmanlık kaplamıştı benliğini. “Yapmamalıydım, ah yapmamalıydım...” diye hayıflanıyordu içinden. Neredeyse ağlayacaktı. Galata köprüsünden geçerken bu halinden biraz kurtulup başını kaldırdı. Denize bakmak için sağ tarafına başını döndürdüğünde Mete’yi gördü. Rüya gördüğünü sandı, gözlerini oğuşturdu. “Mete!..” diye haykırmamak için kendini zor tuttu. Dudaklarını ısırdı. Bu kadar kötü bir tesadüf olamazdı. Mete de Burçin’i görmüştü ve çok şaşırmıştı. Seniha ile birlikte Cağaloğlu’na gidiyorlardı. Başını bir an sola döndürdüğünde, Burçin’i Süha’nın arabasında görmüştü. O kadar şaşkındı ki, az daha “Burçin!..” diye haykıracaktı. Burçin bu şok olay karşısında kendini toparlamaya çalışarak Süha’ya döndü. -Gaza bas Süha, dedi. Hızlı gidelim, geç kaldık. Süha otomobili süratlendirdi. Araba uçar gibi fırladı ve kısa zaman da Burçin’lerin evlerine ulaştı. Burçin arabadan inip Süha’ya teşekkür ettikten sonra bahçe kapısından içeriye girdi. Gözleri dolu dolu olmuştu. Eve çıkmadı, havuza doğru yürüdü. Şezlonga oturduğunda omuzları hıçkırıktan sarsılıyordu. İşte şimdi bitmişti her şey...  Raşit eve geldiğinde, salona geçmişti. Banu onun yanına geldi. Kucağındaki Süheyla’yı babasına verdi. -Raşit az önce Mete telefon etti. Kasım ayında askere gidecekmiş. -Yaa?.. dedi Raşit. İyi iyi, bir an önce askerliğini bitirip gelir, daha iyi olur. -İki sene ayrı kalacağız, çok zor gelir bize. -Her genç yapıyor askerliğini. İki senenin nasıl geçtiğini anlayamazsınız bile. -Orası öyle tabiî. Askere gitmeden önce nişanlamış olsaydık Mete’yi. -Nişanlı olması hem kötü olur, hem iyi olur. Kötü olur çünkü, nişanlı bir erkek askerlikte hep nişanlısının hasretiyle yanıp tutuşur. İyi yönü ise kiminle evleneceğim diye kafa yormaz hiç olmazsa. -Evet, biz de kafa yormayız burada. -Burçin var ya!.. -İyi de ben hâlâ korkuyorum Burçin’den. Biliyorsun Mete de o olayın tesirinden kurtulamadı. Onu sevmediğini sanıyor. Mete’nin onu sevdiğini bir anlayabilsem. Mutlaka seviyor da, gururundan inkar ediyor. Raşit güldü: -Merak etme, kardeşin Burçin’i seviyor. -Nereden biliyorsun?.. Sana bir şey mi söyledi?.. -Hayır bir şey söylemedi ama Faruk’la ikimiz ona bazı tuzaklar kuruyoruz. İlk tuzağa düşürdü Faruk ve onun Burçin’i sevdiğini anladı. Faruk Burçin’in güzelliğinden filan bahsedince Mete öyle bir kıskanmış ki, neredeyse kriz geçirecekmiş. Tam da gitmek üzereyken bir koltuğa yığılıp kalmış. Mete’yi görecektin, bitti mahvoldu dedi bana. Daha sonra Mete’ye ‘Sen hâlâ Burçin’i seviyorsun’ demiş ama Mete şiddetle reddetmiş. Bu tepkisinden belli ne kadar sevdalı olduğu diyor Faruk. Bir tuzak da ben kurdum. O gün telefonda sohbete gelmesi için konuşurken, Kenan beye de sen haber ver demiştim. Aramaz zannediyordum ama aramış, tahmin ettiğim gibi de karşısına Burçin çıkmış. Çünkü Kenan beyle Emel hanımın dışarıya çıktıklarını biliyordum. Daha sonra Kenan beyi aradım, Mete haber verdi mi diye sordum. Aradığını, kendisine Burçin’in haber verdiğini söyledi. Artık onunla ne konuştular bilmem ama ikisinin konuşması önemliydi benim için. > DEVAMI YARIN
Reklamı Geç
KAPAT