BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Susturun bunları!..

Susturun bunları!..

Okurlarımdan da, Türkiye Gazetesi yetkililerinden de binlerce defa özür dilerim... Kendimi tutmasam kusacağım!.. “Birbirleri için” neler yazıyorlar, neler söylüyorlar; “kendim okumasam, kendim duymasam”, yani başkaları anlatsa inanmazdım, inanamazdım!.



Okurlarımdan da, Türkiye Gazetesi yetkililerinden de binlerce defa özür dilerim... Kendimi tutmasam kusacağım!.. “Birbirleri için” neler yazıyorlar, neler söylüyorlar; “kendim okumasam, kendim duymasam”, yani başkaları anlatsa inanmazdım, inanamazdım!. İnsan “üç paralık reyting uğruna”, böylesine “pespaye” deyimlerle, kelimelerle, suçlamalarla, üstelik “büyük büyük gazetelerin sayfalarını, büyük büyük televizyonların ekranlarını nasıl kirletir?” Hadi, “onların gözleri döndü”, kendilerini kaybettiler; ya bu gazetelerin, TV’lerin yetkilileri “böylesine bir kirlenmeye nasıl müsaade ederler, nasıl göz yumarlar, nasıl sessiz kalırlar?” İki tane koskoca adam... İki tane “eski” uluslararası hakem... İki tane her hafta TV ekranlarında ve gazete sayfalarında “ona buna dürüstlük ve ahlâk dersi veren” yorumcu!.. “Keşhanelerde yatıp kalkanların bile” karşılarındakilere reva görmeyecekleri bir üslup içinde birbirlerine saldırıyorlar; olacak şey mi? Ve bu yazıların yazıldığı gazeteleri “gençler” okuyor; bu sözlerin söylendiği TV’leri çocuklar seyrediyor!.. Nerede benim meslek teşekküllerim; gazeteciler cemiyetlerim, Basın Konseylerim; evet neredeler? Hadi, bu iki “koskoca” adam, halkın önünde “kendilerini ne duruma düşürdüklerinin farkında değiller”, iyi de, mesleğimizi, TV’lerimizi, spor sayfalarımızı böylesine seviyesizleştirmelerine, “bizler” nasıl seyirci kalıyoruz? “Üç-otuz para için”, kendilerini de, mesleğimizi de bu duruma düşürenlere, hele hele “iş bu hale geldiği halde” sesimizi çıkaramazsak, yarınlarda nelerin olabileceğini düşünemiyor muyuz? “Birbirlerini karaladıklarını” zannederken, aslında “kendilerini ve mesleklerini yok ettiklerinin farkında olamayacak kadar” kendilerini kaybetmiş olanları, kendilerine getirmek ya da “spor medyasından tamamen silmek” görevimiz değil mi? Ey, bu iki “koskoca” adamın yazı yazdığı ya da ekrana çıktığı gazeteleri ve TV’leri yöneten gazeteciler, ey benim meslek kuruluşlarımı yöneten gazeteciler, ey TV’lerin ve gazetelerin köşe başlarını tutmuş anlı-şanlı gazeteciler, daha ne kadar seyirci kalacaksınız? Bu söylenenler ve yazılanlar sizin yüzünüzü kızartmıyor mu? ocaluluc@beko.net
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT