BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yüzde yüz değişim

Yüzde yüz değişim

Duymuşsunuzdur, artık yüz nakli yapılabiliyor... Hatta ilk talipli ünlü oyuncu Mel Gibson olmuştu...Şöyle azcık düşündün mü zaten olay kendiliğinden komedi oluyor... İşte azcık düşünülen şeyler... Bakalım bizimkiler yüz naklini nasıl karşılar ...



Duymuşsunuzdur, artık yüz nakli yapılabiliyor... Hatta ilk talipli ünlü oyuncu Mel Gibson olmuştu...Şöyle azcık düşündün mü zaten olay kendiliğinden komedi oluyor... İşte azcık düşünülen şeyler... Bakalım bizimkiler yüz naklini nasıl karşılar; Kaya Çilingiroğlu Nakil için gerekli tüm techizat hazır olur ama yüzü tutmaz... Bülent Ecevit Rahşan Ecevit’in yüzünden naklettirir ve ilk kez kendi olmanın keyfini çıkarır... Tansu Çiller Önüne 50 tane yüz koysalar, yine kendi yüzünü nakleder... Fatih Terim Nakilden ilk faydalananlardan olur... Ama mimikleri yüzü patlatır... Sevda Demirel Yapmadığı tek nakil olduğu için geri kalmamak için dener... İlhan Mansız Almanlar’ın üzerine hücum edeceği bir yüz şekli olup olmadığını sorar... Ajda Pekkan 50 yıl önceki yüzünü ister ama çok yıprandığı için nakil gerçekleşmez... İbrahim Tatlıses Nakil yaptırırsa ismine bir zarar gelip gelmeyeceğini sorar... Reha Muhtar “Ben niye yüz nakli yaptırıyormuşum... Karşımdakiler göz nakli yaptırsın” der. Mesut Yılmaz “Bunun dil nakli olanı da var mı” diye sorar... Nil Demirkazık Ak Parti’ye gireceği her yüzü dener, ama yine yüz bulamaz... Ali Eren “Bunun ikinci el olanı var mı” diye piyasa araştırması yapar... Okan Bayülgen Programına telefonla katılan bir seyircinin yüzünü alır... Sonra astarını da ister... TEMEL’İN YERİ Temel ve Dursun karanlık bir tepe üstünde bir şey görmüşler... İlk yorumu Temel yapmış; “-Bence bu bir keçi...” -Bence bu olsa olsa kartaldır... Uzun süre “keçiydi kartaldı” diye tartışmaya girmişler.... Sonra tepeye çıkarak havyanı görmeye gitmişler. Tam yaklaşırken o hayvan uçarak kaybolmuş. Bunun üzerine Dursun; -Ben sana demedim mi kartal diye. “-Dursun ömrümde ilk defa uçan bir keçi gördüm...” HHH Temel karısı Fadime’nin kedisinden o kadar nefret ediyormuş ki, ne yapıp yapıp ondan kurtulmanın yollarını düşünüyormuş. Sonunda bir sabah kediyi arabaya attığı gibi evlerinin 20 blok ötesinde bir sokağa götürmüş. Onu orda bırakıp doğru işe gitmiş... Aynı akşam işten eve gelmiş bir bakmış kedi evin bahçesinde Fadime’yle oynuyor; -Temel bütün gün onu aradım. Ama akşamüstü bir baktım gelivermiş. Evin yolunu nasıl da bulurmuş benim akıllı kedim... Temel çok bozulmuş ama belli etmemiş... Ertesi sabah yine kediyi arabasına atmış, bu sefer evin 40 blok ötesinde bir sokağa götürüp bırakmış yine işe gitmiş. Akşam işten eve gelmiş bir de ne görsün, kedi salonda yine karısıyla yerlerde yuvarlanıyor... Temel artık ertesi sabah kediyi arabaya koymuş, 90 blok öteye gitmiş, ordan köprü yoluna girmiş, ilk çıkıştan sağa dönmüş ordan tekrar sağa dönmüş, gitmiş gitmiş ve kediyi arabadan atmış... Saatler sonra evin telefonu çalmış, Temel Fadime’ye sormuş; “-Hayatım, kedi orda mı?...” -Evet... Neden sordun?... “Şunu telefona çağırsana... Kayboldum...” HHH Dursun’un ineği hastalanmış. Komşusu Temel’e gitmiş. -Yahu Temel, senin inek hastalandığında ne vermiştin?... “-Tuz ruhu verdim...” -İyi... Dursun ertesi gün koşa koşa gelip Temel’in kapıya dayanmış; -Ula ineğim öldü... “-O zaman benimki de ölmüştü...”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT