BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hep onun yanında oldu

Hep onun yanında oldu

Resûlullah efendimizin "Benim havârim" (samimi dostum) dediği, cesur ve gözü pek bir Müslüman olan Zübeyr bin Avvâm, Mekke'de Allah için ilk defa kılıç çeken sahabi olarak tanındı. O, Medine'ye hicret ettikten sonra da yapılan tüm savaşlara katılmış, bütün sıkıntılı zamanlarda daima Resûlullah'ın yanında bulunmuştu.



Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimizin; "Her peygamberin bir havârisi (samimi dostu) vardır. Benim havârim Zübeyr'dir." hadîs-i şerîfine mazhar olan ve sağlığında Cennet'le müjdelenen Zübeyr bin Avvâm Müslüman olduğunda on iki yaşındaydı. İman eden dördüncü sahabi olan Zübeyr bin Avvâm, Müslüman olduktan sonra büyük eziyetler çekti. Çok küçük yaşlarda babasını kaybeden Zübeyr bin Avvâm'ın velâyetini, amcası Nevfel üstlenmişti. Küçük yaşta yetim kalan Zübeyr büyüyüp Müslüman olunca, ona olan sevgisi öfkeye dönüştü. İşte bu yüzden onu, ıslak bir hasıra sarar, ateşe sokar-çıkarır ve küfre dönüp putlara tapmasını isterdi. O ise; "Asla küfre dönmem. Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah." der, yapılan bütün işkencelere büyük bir sabır ve metânetle tahammül ederdi. Cesur ve gözü pek bir Müslüman olan Zübeyr bin Avvâm, Mekke'de Allah için ilk defa kılıç çeken sahabi oldu. Medine'ye hicret ettikten sonra da yapılan tüm savaşlara katılmış, bütün sıkıntılı zamanlarda daima Resûlullah'ın yanında bulunmuştu. Savaşta gösterdiği üstün başarıdan ve çok iyi ok attığından Allah Resûlü ona, "Hadi at! Anam babam sana feda olsun" diyerek memnuniyetini ifade etmişti. Bir defasında Peygamber efendimiz müşrikler tarafından şehit edildi, şeklinde yalan bir haber yayıldı. Zübeyr bin Avvâm bunu duyunca derhal kılıcını çekip büyük bir heyecanla müşriklerin üzerine doğru koşmaya başladı. Yolda Resûlallaha rastlayınca, Peygamberimiz; "Böyle nereye koşuyorsun?" dedi. O da; "Anam babam sana fedâ olsun yâ Resûlallah! Sizi şehit edildi diye duydum." dedi. Peygamber efendimiz tebessüm ederek ona dua etti. "Zübeyr bin Avvâm'ın çektiği bu kılıç İslâm uğruna çekilen ilk kılıçtır." buyurdu. İman edenler arttıkça Mekke'de müşriklerin Müslümanlara yaptıkları işkenceler çok şiddetlendi. Peygamber efendimiz Sahâbilerinin işkenceler altında kıvrandıklarını görünce; "Ey Eshâbım! Şimdi yeryüzüne dağılın! Yüce Allah, sizi yine toplar." buyurdu. Eshâb-ı kirâm da; "Yâ Resûlallah! Nereye gidelim?" dediler. Peygamber efendimiz mübârek eliyle Habeş ülkesinin bulunduğu tarafa işaret ederek; "İşte oraya, Habeş ülkesine gitseniz iyi olur. Habeş zulme uğramaz. Orası doğruluk yurdudur." buyurdu. Bunun üzerine Hazret-i Zübeyr bin Avvâm'ın da bulunduğu 15 kişilik ilk muhâcir kâfilesi Mekke'den ayrılarak Habeşistan'a geldiler. Hicretten iki yıl sonra Mekkeli müşriklerle Bedir Savaşı yapıldı. Peygamber efendimiz Bedir Muharebesinde Zübeyr bin Avvâm'ı sağ kanada kumandan tayin etti ve, "Melekler alâmetli ve nişanlıdırlar. Siz de kendinize birer alamet ve nişan yapınız." buyurdular. Bunun üzerine Zübeyr bin Avvâm başına sarı bir sarık sardı. Her iki taraf bütün güçleriyle saldırıya geçti. Hazret-i Zübeyr'in Bedir Harbi esnasında gösterdiği kahramanlık çok büyüktü. Vücudunda yaralanmadık yer kalmamıştı. Uhud Muharebesine de katılan Zübeyr bin Avvâm müşriklerin sancaktarı Kilâb'ı öldürdü. Müşrik okçuları, Peygamber efendimizi ok yağmuruna tutunca, Eshâb-ı kirâm Peygamber efendimizi ortalarına aldılar. Müşriklerin bu kuşatması karşısında, Hazret-i Zübeyr ve arkadaşları, Peygamber efendimizin etrafında pervane gibi dönerek, gelen oklara, kılıçlara vücutlarını siper ettiler. Hazret-i Zübeyr, 67 yaşıındayken namaz sırasında İbn-i Cermuz tarafından şehit edildi. Hazret-i Ali, Hazret-i Zübeyr'in vefatına çok üzülmüş ve cenaze namazını bizzat kendisi kıldırmıştı. Hazret-i Zübeyr bin Avvâm, uzun boylu, beyaz tenli, zarif bir kimse idi. Emanete son derece riayet eder, hassasiyet gösterirdi. Ticaret ve ziraatle meşgul olan Zübeyr bin Avvâm, Medine zenginlerinin önde gelenlerindendi. O etrafındaki fakirlerin zaruri ihtiyaçlarını temin etmek hususunda büyük gayretler sarfetmişti. Borç para isteyene borç para verir, cihada gitmek isteyenleri Allah rızası için techiz ederdi. Bütün servetine ve zenginliğine rağmen, son derece sade bir hayatı tercih etmişti.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT