BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını dakika dakika buradan takip edebilirsiniz.
Anasayfa > Haber > Eserleriyle yaşatılıyor

Eserleriyle yaşatılıyor

Türk kültür ve sanat hayatının değerli ve mümtaz kişilerinden biri olan rahmetli Ahmet Kabaklı Hoca’nın eserlerini bir külliyat halinde yayımlamaya başlayan Türk Edebiyatı Vakfı; ilki 150 bin satan “Temellerin Duruşması” isimli eserin ikincisini yayımladı.



Türk Edebiyatı Vakfı, dergileri yayınları ve çeşitli etkinlikleriyle Türk edebiyatının zirvesine çıkmış ender kalemlerinden Ahmet Kabaklı hocanın mirasını yaşatmaya çalışıyor. Sultanahmet'teki merkezlerinde 30 yıllık geleneği devam ettiren Türk Edebiyatı Vakfı Başkanı Servet Kabaklı, özellikle ülke gündemine oturan eserlerle vakıf olarak az, ama seçkin eserlere imza attıklarını söylüyor. İlki 150 bin satan "Temellerin Duruşması" isimli eserin ikincisini de büyük ilgi gördüğünü ifade ediyor. Eserin satış rakamlarının çarpıtıldığını ve bundan duyduğu rahatsızlığı da dile getiren Kabaklı, "Türkiye'de medya ve bazı taşeronlar aracılığı ile kimi kitapların satış rakamları, sonuna bir sıfır eklemek suretiyle 150 binlere çıkarılabiliyor kaset piyasasındaki gibi... Anlayacağınız fikir piyasası ne yazık ki kaset piyasasını geçmiş durumda. Her şey medya aracılığı ile planlı bir biçimde yapılıyor. Eserler üzerinde suni kavgalar yapılıp, bu kitapların satışının patlaması sağlanıyor. Ama biliyoruz ki Cihan İmparatorluğu Osmanlı'nın son yılları ile onun devamı olan aziz Cumhuriyetin temellerini inceleyen Kabaklı hocanın "Temellerin Duruşması" isimli eserinin 1'inci cildi, mübarek Kur'an-ı Kerim'den ve Sefahat'ten sonra ülkemizde en çok okunan kitaptır. Zira "Temellerin Duruşması" 20 baskıda 150 bin satarak kırılması zor bir rekora imza atmıştır." dedi. Bazı imkansızlıklardan dolayı eserin Ahmet Kabaklı'nın vefatından 1.5 yıl sonra çıkarılabildiğini söyleyen Servet Kabaklı, "Şeyh'ul Muharrirîn'in "Temellerin Duruşması-2"de ifade ettiği fikir gayet açıktır. İslamla şereflenmiş büyük Türk milleti, milli mücadelenin önderi Mustafa Kemal Paşa'ya gönlündeki ve imanındaki unvanların en büyüğü olan Gazi unvanını vermiştir. Müslüman Türk milleti, mücadeledeki büyük hizmetlerinden dolayı onu inançları mucibince fatihalarla anmak istemektedir. Ancak daha sonra öyle bir güruh türemiştir ki onlar, Atatürk'ü her yerde kendi tapulu malı gibi kullanabilecekleri bir hale getirmeye çalışmışlardır. Bu yolla milletimizin vicdanına, malına, mülküne, imanına, inançlarına, kısacası bütün mukaddeslerine düşmanlık etmişlerdir. Bu arada en büyük düşmanlığı da hırsızlık ve haksızlıklara karşı kalkan olarak kullandıkları Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e yapmışlardır. Onun gibi bir halk ve millet adamı olan büyük lideri, putlaştırmak yoluyla menfaat temin etmişlerdir. Kabaklı hoca son rötuşlarını vefatından kısa süre önce hasta yatağında yaptığı bu eseriyle ebed müddet devletimize ve onun hizmetkârı olduğu Müslüman Türk milletine ve Gazi Paşaya bir gönül bakışı getirmiştir." dedi. Vakfa sahip çıkılmalı Kabaklı hoca bu davasına 1972 yılında Türk Edebiyatı Cemiyeti'yle başlamıştı. Ardından 1978 yılında Türk Edebiyatı Vakfı'nı kurdu. Vakıf o dönem Celal Bayar, Süleyman Demirel, Alpaslan Türkeş gibi siyasilerinde desteğini alarak açılmıştı. Hatta 30 yıldan bu yana bir gelenek halini alan Çarşamba Sohbetleri'nin ilk konuşmasılardan biri de Celal Bayar olmuştu. Bu vakıf sayesinde Ayhan Songar, Cemil Meriç, Erol Güngör, Malik Aksel, Mehmet Kaplan gibi Türk aydınları bir çatı altında birleşmiş oldu. Türkiye'nin en uzun soluklu fikir, sanat ve edebiyat dergilerinden biri olan Türk Edebiyatı dergisi de bunun paralelinde; edebi eserleri günyüzüne çıkarmak, genç kuşakları mazi ile buluşturup, geleceğe hazırlamak, kültür emperyalizmi karşısında kendi dilimizi ve kendi kültürümüzü canlı tutmak için Kabaklı hoca tarafından kurulmuştu. Bizler 30 yıla aşkın süredir devam eden Türk Edebiyatı Vakfı'nı Kabaklı hocanın bir mirası, bir emaneti olarak görüyoruz. Bu mirasa sahip çıkmak için illede milliyetçi, muhafazakâr olmak gerekmez. İnanç ve düşünce hürriyetine sahip, insanları, çiçekleri, hayvanları ve alemdeki bütün varlıkları Allah'ın bir emaneti olarak gören ve seven herkes bu vakfın mirasçısı ve emanetçisi olmalıdır. Kabaklı hocadan aldığımız bu meşaleyi, bizden sonraki nesillere "edeb" noktasında şerefle taşımak ve devretmek istiyoruz. 'Temellerin Duruşması' Merhum Ahmet Kabaklı'nın "Temellerin Duruşması 2/ Gazi ve Atatürkçüler" kitabında, sahte Atatürkçüler'in Atatürk'ü nasıl istismar ettiklerini anlatıyor. Onların Atatürk adını kullanarak millete nasıl zulmettiklerini, halkı nasıl sömürdüklerini, devlet imkanlarını nasıl çarçur ettiklerini oldukça keskin ve pervasız ifadelerle dile getiriyor. Atatürk istismarının bu millete ve bu milletin değerlerine düşman olan sinsi çevreler tarafından çok ustalıkla yapıldığına dikkat çeken Kabaklı, "Atatürkçülük, Tanzimat'tan bu yana türlü teklifler veya devrimler şeklinde geliştirilen çağdaşlık akımının bir safhası olması gerekirken, körü körüne Batılılaşmanın, dinden, milliyetten ve manevi değerlerden kopmanın bayrağı olarak kullanılmaktadır" diyor.Ahmet Kabaklı, Atatürkçülük maskesi takınanların nasıl çirkin bir yol tutturduklarını da kitabında sert ifadelerle açıklıyor ve şu ifadelere yer veriyor: "Bu kitap kendisinden bir yıl sonra doğduğum Cumhuriyetimize adanmıştır. Yakın tarihimizi yalan ve yanlış okutmanın felâketli çelişkileri ve millî birliğimize yaptığı çatlak ortadadır. Bu çatlağı biraz olsun onarmak niyetiyle, bu kitabım Cumhuriyete ve onun başlangıcına ait bazı doğruları araştırmak emeliyle yazıldığı söylenmelidir." Birinci kitap olan "Temellerin Duruşması", okurdan büyük ilgi görmüş, Türkiye Yazarlar Birliği'nin "fikir ödülü"nü almıştı. Bir fikir adamı Türk kültür ve sanat hayatının değerli ve mümtaz kişilerinden biri olan; ayrıca Türk basınının "Şeyh'ül Muharririn"i olarak tanınan Ahmet Kabaklı, onbinlerce makale, onbinlerce okuyucu ve öğrencisi, ciltler dolusu ilmi eseriyle Türk Edebiyatının unutulmazları arasına girdi. 30 yıl evvel kurduğu Türk Edebiyatı Vakfı ve her hafta Çarşamba günleri açık oturum ve konferanslarla Türk ve İslâm Dünyasının meselelerini gündeme getiren Kabaklı, uzun yıllar Türk Edebiyatı Dergisi ve Tercüman Gazetesi'nde ve ardından uzun yıllar Türkiye Gazetesinde "Gün Işığında" köşesinde değerli makaleleri ile ışık saçtı. İnandığı gibi yaşadı. O, milleti millet yapan değerler manzumesine, uğrunda ölünesi bir sevgiliye sahip çıkar gibi sahip çıktı. O, ülkesi ve insanı için çile çeken, yorulan, kaygılanan gerçek bir Türk aydınıydı! Kabaklı hoca yaklaşık 40 yıllık yazı hayatında Türkiye'de doğru dil, doğru din, doğru tarih ve doğru iktisat konusunda meseleleri çok açık ve kesin bir şekilde ortaya koyan fikir adamlarımızdan birisiydi. 15-20 bin ciltlik bir kütüphane içerisinde hayatını geçiren Kabaklı hoca, bir takım meseleleri milli endişeler duyarak yaşamıştı ama aynı zamanda bir takım noktalarda bir tavır olarak karşımız dikilen meselelerin üzerine de cesaretle yürümüştü. Türkiye'ye Türk Milletine ve Türkçeye aşık olan Kabaklı hoca memleketine kalemiyle 54 yıl hizmet etti. Bu zaman zarfında zarfında yaptığı onca hizmetin yanında belki de en muhteşem olanı 5 ciltlik "Türk Edebiyatı" isimli eseriydi.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT