BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Beyaz Zambak

Beyaz Zambak

Arabayı yavaş sürerek eve gidiyordu. Dışarıda rezil olmaktansa, eve kapanmak daha iyi idi. Zeliha aklına geldi. Birlikte gezmeleri, telefon edişi ve ölümü. Nilüfer aklına geliyordu, tatlı tebessümü, gülümseyen yüzü... Eve yakın bir yerde, bir ses çalındı kulağına!..



Osman bey, Mete’nin sustuğunu, dahası gözlerinin dolduğunu farkedince, Mete’de olağanüstü bir hal olduğunu anladı. Hemen bir sözleşme hazırlayıp karşılıklı imzaladılar. Mete yerinden kalktı. Osman bey ona biraz daha otur diyemedi. Mete arabasına binerken, rüyada gibi hissediyordu kendini. İncinen bir hayatın yarasını taşıyordu gönlünde. Gözyaşları yanaklarına süzüldü. Arabayı yavaş sürerek eve gidiyordu. Dışarıda rezil olmaktansa, eve kapanmak daha iyi idi. Zeliha aklına geldi. Birlikte gezmeleri, telefon edişi ve ölümü. Nilüfer aklına geliyordu, tatlı tebessümü, gülümseyen yüzü... Eve yakın bir yerde, bir ses çalındı kulağına. -Mete bey!.. Mete bey!.. İyice yavaşlayarak ardına baktı. Bir kız kendisine doğru koşturuyordu. Kumral saçlı, elâ gözlü bir kızdı. Tanımıyordu onu. Kız yanına geldi, soluklanarak: -Affedersiniz, dedi. Siz beni tanımazsınız ama ben sizin hayranlarınızdan biriyim. Nefes nefese kalan kız devam etti. -Benim adım Yeliz. Sizi görünce koşup geldim, kusura bakmayınız. Sizinle tanışmak istiyordum. Ben edebiyatla ilgileniyorum. Bana kızmadınız değil mi?.. Mete dalgın gözlerle baktı kıza. -Niye kızayım, memnun oldum!.. dedi. -Ben Süha’nın kardeşiyim, dedi kız. Tanır mısınız ağabeyimi?.. -Hayır tanımıyorum. Ama adını duymuştum. -Yeşim adında bir ablam var ayrıca. O da sizin hayranınız. -Buyurun arabaya gelin. Bahçede otururuz biraz. Yeliz sevinçle bindi arabaya. -Bu benim için büyük bir saadet. Teşekkür ederim. Az sonra eve gelmişlerdi. Arabayı park ettikten sonra havuzun kenarına geldiler. -Siz bir yere oturun, ben hemen geliyorum. Mete eve girerken, Yeliz muhteşem güzelliklerle dolu bahçeye baka baka havuzun etrafını dolaştı. Havuzun yosunlu suyuna, fıskiyeden tazyikle fışkıran damlalara baktı. Bahçe kapısından eve kadar uzanan mermer yolun iki tarafından gül ve zambak tarhları başlıyor, duvara kadar uzanıyordu. Havuzun etrafında daire biçiminde havuzu çevreleyen çiçekler Yeliz’in başını döndürmüştü. Bir şezlongu altına çekip oturdu. Oturduğu yerden sık ağaçlığın bulunduğu tarafı seyretmeye başladı. Yerler yemyeşil çimenlikti, insanın göz zevkini okşuyordu. Mavi gökyüzünde kuşlar uçuyordu. Mete az sonra elinde bir tepsiyle Yeliz’in yanına geldi. İki portakal suyu getirmişti. -Portakal suyunu seversiniz umarım. -Niye zahmet ettiniz, dedi kız Mete’ye bakarak. -Niye zahmet olsun, dedi Mete. Önemli bir şey değil ki?.. Mete tepsiyi havuzun kenarına koyduktan sonra oturdu. -Bir yerde okuyor musunuz?.. -Ben liseyi bitirdim. Ablam edebiyat fakültesinde, ben de orada okumak istiyorum. Ablam da ben de size hayranız. -Gözünüzde çok büyütüyorsunuz beni. Duygusal hikâyelerimden etkilendiğiniz için fazla abartıyorsunuz herhalde. Oysa ben hiç de o hikâyelerdeki yoğunlukta duygusal değilimdir. Yazdıklarım içimden gelen şeyler ama yaşantım pek öyle değildir. -Bu yönünüzü duymuştum. -Kimden duydunuz?.. Yeliz bir an duraladıktan sonra konuştu: -Emel hanım ve Burçin’den. Mete günlerce hayal ettiği, düşündüğü bir ismi duyunca tekrar hüzünlendi. -Merak ettim. Ne dediler acaba?.. -Emel hanım sizi çok takdir ediyor. Beklemediği kadar iyi çıkmışsınız. Yaşantınızdan malzemeleri ustalıkla aktarıyormuşsunuz eserlerinize. -Peki Burçin ne diyor?.. -Biz onunla bahçede konuştuk. Ona seni sorduğumda nedense kızdı bana. Sonra onu hikâyeci gözüyle düşünme, o hisleri sadece yazarken duyar, sonra da unutur dedi. -Yalnızca bunları mı söyledi?.. Yeliz bir an düşündü. -Seninle hiç konuşup konuşmadığını sordum. Mete heyecanlandı. -O zaman ne dedi?.. -Seni çok iyi tanıdığını söyledi. Söyledikleri kadar yakışıklı mı diye sorduğumda, hem de fazlasıyla dedi. -Sahi mi?.. -Evet. Sonra bir hikâye anlattı bana. Hiç isim kullanmadığı hikâyede genç bir kız, yakışıklı bir erkeği çok seviyormuş. Erkek kıza ilgi gösteriyormuş ama gönül eğlendirmek için. Kız bir ara sevdiğini söylemiş, erkekse onunla alay ederek, “Ben senin gibi çirkin bir kızla asla evlenmem” demiş. Kız da bunun üzerine intihar etmeye kalkmış... > DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT