BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > ANAP

ANAP

Anavatan Partisi’nin tarihçesi iki kısma ayrılabilir. Turgut Özal dönemi ve sonrası. Merhum Özal’ın bu partiyi kurduğu günlerde ona hiç şans verilmiyordu. Süleyman Demirel hapisteydi ama Büyük Türkiye Partisi siyasetin tam ortasındaydı.



Anavatan Partisi’nin tarihçesi iki kısma ayrılabilir. Turgut Özal dönemi ve sonrası. Merhum Özal’ın bu partiyi kurduğu günlerde ona hiç şans verilmiyordu. Süleyman Demirel hapisteydi ama Büyük Türkiye Partisi siyasetin tam ortasındaydı. Bu yüzden ANAP’ın grup kurması uzak ihtimaldi. Eski Adalet Partililerin gövde gösterisi yaparcasına BTP’ye kaydolmaları üzerine askeri konsey partiyi kapattırdı. Ondan sonra ANAP’ın önü açıldı. Bu partinin ülkeye yaptığı en büyük iyiliklerden biri 4 eğilimi birleştirmesidir. İnsanlar birbirlerine yakın oldular, konuştular, eksiklerini, yanlışlarını gördüler. Kendisi gibi düşünen başka insanlar da olabileceğini fark ettiler. İç barış kuruldu. ANAP’ın ikinci büyük hizmetiyse reformlardır. Turgut Özal, 1983’te iktidara geldiğinde işlere yıldırım hızıyla başladı. Arka arkaya patlayan reform bombalarıyla toplumun başı dönüyordu. Her manşet bir bayram ilânı gibiydi. Daha sonra kısa bir Yıldırım Akbulut devri yaşandıysa da ikinci dönem, esas itibariyle Mesut Yılmaz imzasını taşır. O imza, en nihayet geçtiğimiz günlerde son kere atıldı. Gündem çok sür’atli ve yoğun olduğundan üzerinde fazlaca durulmadı. Yaptığı şüphesiz ki haysiyetli bir davranış. Seçim mağlubiyeti üzerine sadece liderliği bırakmadı, siyasetten de koptu. Mesut Yılmaz’ın MKYK toplantısında dediklerine dikkat edilmeli. O gün, arkadaşlarına şöyle diyordu. “Artık bittim, Allah işinizi rast getirsin.” Aynı sözleri parti önüne toplanmış kalabalık partili tarftarlarına tekrarladı. Zavallılar kim bilir nasıl da sukut-u hayale kapılmışlardır. Siyaset için genç olan 50’li yaşların içindeki bir politikacının, üstelik eski bir başbakanın yanlışlıkları birbirine ekleye ekleye partisini de bitirdikten sonra “bittim” diyerek çekip gitmesi çok ibretlik bir hadisedir. Siyaset okullarının, siyaset bilimcilerin konuyu araştırmaları gerekir. Tarihin tekerrür etmemesi için ders çıkartılması lazım. Evet, hadise mücerred olarak haysiyetli görülebilir. Fakat her haysiyetli hareket, her ortamda, her zaman her şart altında yapılabilir mi? İnsan sorumluluğu ne oluyor? Bir büyük parti. Hatta bir bakıma en eski parti. Daha 20 yaşına girmeden başındaki insan bittiğini ilân ederek çekip gidiyor. Peki o parti için gönül verenler, gençliklerini, imkânlarını, rüyalarını harcayanlar? Onlar, öylece kala kaldı. Bu defa partileri darbe kapatmadı. Özbe öz genel başkanları partilerinin kapısına kilit astılar. ANAP iflah olur mu? DYP’ye bağlı. DYP, genel başkan adayı yönünden zengin. Eğer tam isabet kaydeder ve sonrasında da birlik ve beraberlik içinde hareket ederse ANAP için en doğru hareket DYP’ye katılmak olacaktır. Soruyu bir kere daha sormalı? ANAP iflah olur mu? DYP’nin iflah olmasına bağlı.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT