BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Vav mı para mı?

Vav mı para mı?

Dünya çapında başarılara imza atan Adem Sakal “Herkes hattat olamaz. Yazı sabır ve özen ister. Düşünün; bir vav bile üç hamlede yazılır, lâkin bağlantı yerleri belli olmamalıdır” diyor.



Meşhur hikayedir. Bir gün Hafız Osman, Eminönü’nden kayığa biner, “Üsküdar’a evlâdım” der. Sandalcı küreklere öyle bir asılır ki martılar geride kalır. Anında menziline varır, tekneyi usta bilek hareketleri ile iskeleye yanaştırır. Bu maharet Osman Efendi’nin gözünden kaçmaz. Önce kesesinden pırıl pırıl bir gümüş çıkarır, sonra kamışını eline alır. Sıradan bir kağıda ufacık bir “vav” çizip akçenin yanına bırakır. Delikanlıya “tercih senin” der, “hangisini istersen onu seç”. Sandalcı nur yüzlü ihtiyarı memnun etmek için hattı alır. Hafız Osman vedalaşıp uzaklaşır, o elindeki vav’a bakakalır. Hatta birara “n’apsaydım” der, “acaba, akçeyi mi alsaydım?” Tam o sırada kağıdı gören çelebiler başına üşüşürler. Ondan bu hattı satmasını isterler. Kayıkçı teklife güler: “Bir tek ‘vav’ para mı eder?” - Eder, eder. Yeter ki sen satmaya rıza göster. Ona öyle bir meblağ verirler ki sandalcının fesi başından düşer. Olacak bu ya Hafız Osman dönüşte yine aynı sandala biner. Genç kayıkçı “aman ne iyi” der, “bir vav daha çizdirirsek yaşadık.” Sandal Eminönü iskelesine yanaşır. Yanaşır ama ortada ne hokka, ne kamış vardır. Hattat akçeyi uzatınca sandalcı sözü dolaştırır. “Aman efendim, niye zahmet buyurdunuz, ufacık bir vav çizseniz kâfi idi” Mübarek bilmiş bilmiş gülümser “Al bakayım paranı” der, “eğer tek harfi bile servet eden bir hattat olmak istiyorsan yanıma gel, buralarda zayi olma.” Öyle de olur. Sandalcı o gün küreği bırakır, ertesi gün meşke oturur. Zaten mübareğin ömrü kaabiliyet keşfetmek ve talebe yetiştirmekle geçer ya...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT