BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Gerçek Efsane!

Gerçek Efsane!

Spor tarihi araştırmacısı gazeteci Halil Delice, yaptığı araştırmalar sonunda, Kırkpınar'ın, tarihi, coğrafi ve kültürel gerçeklerle tam bir uyum içinde olduğunun ortaya çıktığını söyledi.



Spor tarihi araştırmacısı ve Türkiye Gazetesi yazarı Halil Delice, Trakya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi'nce düzenlenen I. Edirne Kültür Araştırmaları Sempozyumu'na sunduğu "Gerçek Efsane Kırkpınar" isimli tebliğinde, yaptığı araştırmalarla, Kırkpınar'ın, tarihi, coğrafi ve kültürel hakikatlerle tam bir uyum içinde olduğunun meydana çıktığını belirterek, "Kırkpınar, gerçek efsanedir" açıklamasında bulundu. Kırkpınar efsanesinde adı geçen mekanları ziyaret ederek, Kırkpınar'ın izlerini buralarda bulduğunu söyleyen Delice, "Çanakkale-Lapseki-Çardak'ta, efsanede geçen salların yapıldığı Salbaş mevkii ve sal ustası Salcı Baba'nın kabri vardır. Salcı Baba'nın kabrinin bulunduğu Salbaş mevkiini, Çanakkale Boğazı'nın Avrupa yakasına doğru bir yol uzanmakta ve bunun ucunda hilal şeklinde bir yarım adacık vardır. Bu yol, yine Kırkpınar efsanesinnde adı geçen Deli Kızıl Sultan'ın kum saçarak meydana getirdiği yoldur, bu yol bugün de, Çardak'tan Çanakkale Boğazı'nın içine doğru uzanmaktadır. Ve her yıl 26 Ağustos'da Çardak'ta "Kum Günü" olarak kutlanmaktadır" dedi. Kumlardan hilal Kırkpınar'ın doğmasına vesile olan Şehzade Süleyman ve kırk alperen arkadaşının, Rumeli'ne geçmek üzere sala binerlerken, o yörede Deli Kızıl Sultan diye bilinen meczup kişinin geldiğini ve kendisini de sala almalarını istediğini anlatan Halil Delice şunları söyledi: "Bu teklife kabul etmeyip yola devam ederler. Bir müddet sonra duydukları gürültüyle dönerler. Bir de bakarlar ki, Deli Kızıl Sultan, kucağına kum doldurmuş, kumları saçıyor, kumların düştüğü mekanda kara ilerliyor. Meczubu sala almazlarsa, Boğazın kapanacağından endişe ederler, 'Gel bre deli, sen sala alınmayı hak ettin' derler. Bunu duyan meczup, sevinçle kucağında kalan kumları saçar, hilal şeklinde bir kara meydana gelir." Şehzade'nin kabri Prof.Dr. Ömer Lütfü Barkan'ın "Kolenizatör Türk Dervişleri " kitabında, Deli Kızıl Sultan'ın Yunanistan'ın Dimetoka şehrinde türbe ve dergahının bulunduğunu yazdığını, 31 Ağustos 2002 Cumartesi günü Dimetoka'ya yaptığı ilk Kırkpınar'ın yerini bulma seyahatinde Deli Kızıl Sultan'ın Sofular' a bağlı Ruşanlar ve Babalar köyü arasındaki türbe ve derganına ulaştığını, hem türbe hem de dergahı ayakta bulduğunu, Dimetoka'nın hemen yanından akan çayın isminin de Deli Kızıl Sultan Deresi olduğu söyleyen Delice, "Boğazın Çardak karşısındaki Avrupa yakasında Şükür Tepesi vardır. Bu tepede, Şehzade Süleyman'ın Rumeli'ye geçince şükür namazı kılmış ve bu sebepten bu tepeye bu isim verilmiştir. Şükür Tepesi'nin hemen yanında Bolayır var. Burada Kırkpınar'ın doğmasına vesile olan yiğitlerin komutanı Şehzade Süleyman'ın kabri var" diye konuştu. Kırkpınar çayırı Efsanede ismi geçen Kırkpınar çayırının, (bugün Yunanistan topraklarında kalan) Simovina ve Sarı Hızır Köyleri arasında bulunduğu 1901 tarihli Edirne Salnamesi'nde yazılı olduğunu belirten Halil Delice, "1912 yılına kadar güreşler burada yapıldı. Ancak 1912 yılında buranın Bulgaristan sınırları içinde kalmasıyla bu mübarek toprak Türk oğluna elveda dedi. Bu tarihten sonra bir daha burada Kırkpınar güreşleri yapılamadı. 1901 tarihli Edirne Salnamesi'nde, Selim'in Mezarı'ndan ve Kırkpınar Çeşmesi'nden bahsedilmektedir" açıklamasında bulundu.
Reklamı Geç
KAPAT