BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Asıl sorgulanması gereken soldur

Asıl sorgulanması gereken soldur

Türkiye’de sol ideolojinin neden güdük kaldığı ve niçin bir adım ileri gitmeyişinin sebebi ortada! Bu durum, bu ideolojiyi benimseyen insanlarımızın idrakleri, yani, solculuktan ne anladıkları ile ilgilidir. Dünyadaki solculuğun, özellikle Avrupa’daki sol anlayışın aksine bizdeki solculuk ve solcular burjuvazinin eseridir!



Türkiye’de sol ideolojinin neden güdük kaldığı ve niçin bir adım ileri gitmeyişinin sebebi ortada! Bu durum, bu ideolojiyi benimseyen insanlarımızın idrakleri, yani, solculuktan ne anladıkları ile ilgilidir. Dünyadaki solculuğun, özellikle Avrupa’daki sol anlayışın aksine bizdeki solculuk ve solcular burjuvazinin eseridir! Oysa; dünyada sol, emekçi kesiminin burjuvaziye baş kaldırması ve onun yerine proleterya (işçi) iktidarını tesis için gelişmişti. Aslında biz, burjuva terimini bilerek yanlış kullanıyoruz! Çünkü; bizim toplum yapımız, sosyolojik olarak Avrupa ile bire bir örtüşmez. Burjuva sınıfı Avrupa’da orta tabaka; yani, kendini kendisine yeterli ve başkasının yanında emekçi olarak çalışmayan kesim için kullanılır. Dolayısıyla; dünyadaki solun hedefi anılan kesim değildir. Sanayi devriminin getirmiş olduğu büyük sermaye birikimi, beraberinde büyük işletmeleri ve bunlarda istihdam edilen; gerçek manada ise, sömürülen kol gücü emekçilerini ve bunların ortak ürünü olan yoğun emeği doğurdu. İşte sol ideoloji, bu istismarın neticesidir. Dikkat edilirse; tabandan gelmesi gereken bu hareket, bizde; demokraside olduğu gibi tepeden inmeci olarak hakim sınıf tarafından aparılmıştır! Bundan dolayı da, solun sadece dedikodusu yapılmış ve asla emekten yana ve emekçinin hak ve özlemlerini talep eden bir hüviyete bürünememiştir. Avrupa’da sol halkçıdır. Yani, halkın değer yargılarına saygılıdır. Mesela; bir Fransız komünisti, her şeyden önce bir Fransız milliyetçisidir! Bizdeki solcular ise milliyetçiliği zül addeder! Hatta; enternasyonalcilik adına milliyetçiliğe düşmandırlar! Avrupa solu sermayeye düşman değildir. Sermaye karşısında emeği ve emekçiyi destekler. Bizde ise, emeğin ve emekçinin dedikodusunu yapar; bunun yanında amansız bir sermaye düşmanıdır! Bütün bunların neticesi olarak da istismarcılıktan öteye gidememiştir! Bunun tipik yansıması 3 Kasım seçimlerinde meydana gelmiş; normal şartlarda yüzde 30 dolayında olan sol oylar, yüzde 20’lere kadar düşmüştür. Meclis’in dışından gelen CHP lideri, bu durumu partisi adına büyük bir başarı olarak göstermekte, gerçek ise bunun tam tersidir. Yani sol adına tam hezimet yaşanmıştır. Seçimin yegane galibi AK Parti, merkez sağın, sağın oylarının yanında, büyük miktarda sol oyları da alarak iktidara gelmiştir. Milletten kopuk soldaki yazar-çizer takımı ve tabiatıyla soldaki siyasetçiler, seçim sonuçlarını eğip bükmeye ve AK Parti’nin başarısını gölgelemeye çalışmaktadır! Bu cümleden olarak; seçime katılmayan 10 milyon oyun hepsini AK Parti’nin dışında mütalaa etmektedirler ki, bu, tamamen hilaf-ı hakikattir. Zira; bunlardan bir kısmı oy vermeye gitmemiş, diğer bir kısmı da şu veya bu sebeple gidememiştir. Büyükçe bir kısmı da gitmek istemiş ama, ya yazılmamış veya yanlış yazılmış olduğundan oyunu kullanamamıştır. Durum böyle olunca; bunların hepsini AK Parti’nin dışında düşünmek sağlıklı olmasa gerektir. Sol kesim, sudan bahanelerle AK Parti’nin başarısını küçümseyeceğine, asıl kendi hezimetlerini ve bunun sebeplerini araştırsın! Ecevit’in 1977 senesinde aldığı oyların yarısı nispetinde bir oyu; diğer bir deyişle solun 3 Kasım seçimlerinde aldığı bütün oyların toplamı kadar bir oyu nasıl kaybettiler? Yüzde 20 oranındaki bu sol oylar hangi partiye veya partilere ne sebeple gitti? Sağda ve merkez sağda birileri inerken birileri çıktı ama; solda hep iniş var! Asıl sorgulanması gereken bu değil mi?
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT