BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Annan plânı tuzaklarla dolu

Annan plânı tuzaklarla dolu

Bu planı kabul etmek gafletin ötesinde bir hatadır. Hatta gelecek nesiller planı, KKTC’nin ölüm fermanı ve ihanet belgesi olarak ifade edeceklerdir. Oysa Türkiye ile Kıbrıs aynı anda Avrupa Birliğine alınmış olsa, hazırlanan tuzakların felakete dönüşmesini önleme imkanı olabilir. Ama Türkiye en azından 10 yıl, (benim görüşüme göre ise hiçbir zaman) AB’nin üyesi olamayacağına göre, Kıbrıs’ta ENOSİS’i kimse önleyemez. Kıbrıs’ta ENOSİS’i masa başında savaşsız gerçekleştirecek bir plandır.



Bu planı kabul etmek gafletin ötesinde bir hatadır. Hatta gelecek nesiller planı, KKTC’nin ölüm fermanı ve ihanet belgesi olarak ifade edeceklerdir. Oysa Türkiye ile Kıbrıs aynı anda Avrupa Birliğine alınmış olsa, hazırlanan tuzakların felakete dönüşmesini önleme imkanı olabilir. Ama Türkiye en azından 10 yıl, (benim görüşüme göre ise hiçbir zaman) AB’nin üyesi olamayacağına göre, Kıbrıs’ta ENOSİS’i kimse önleyemez. Kıbrıs’ta ENOSİS’i masa başında savaşsız gerçekleştirecek bir plandır. Zaten Batı’nın aynı hileli tuzaklarıyla masa başında Girit’i de kaybetmemiş miydik? Aynı Batı Girit’te uzun vade amacına ulaştı ve şu anda Müslüman Türk kalmadı. (Birkaç kişi kıyıda köşede belki var) Eğer bu plan kabul edilirse çok değil 10 yıl sonra Kıbrıs’ta bir tek Türk kalmayacağını tahmin ediyorum. Siyasi eşitlik tuzağı Egemenlik ve eşitlik tuzaklarla doludur. Planda egemenlik hakkı yerine haklarını egemence kullanacağı ibaresi; devletlerarası hukukta ve uluslararası münasebetlerde pek rastlanmayan “SOVEREİGNLY” ifadesi kullanılmaktadır. Kıbrıslı Türklerle-Türkiye arasında sadece kültürel konularda temas hakkı tanıyan plan, bunu da Kıbrıs Dışişleri Bakanlığının iznine bağlıyor. Ayrıca KKTC’de mevcut 212 caminin 70’i kiliseye dönüşecek ve 1974 sonrası yapılan minare ve camiler yıkılacaktır. KKTC’de bulunan 2 tümen ile 1 zırhlı tugayın karargahı Rumlara verilecek, Türkiye’nin veto hakkı yüzde 50 azalacak, Geçitkale Havaalanı-Lefkoşa yolunun 4 bölgesi Rumların eline geçecek, 80 bin Rumun (kilisenin eğittiği bu kişilerin) Kuzey Kıbrıs’a gelişi ile Türk-Rum çatışması kaçınılmaz olacaktır. Böylece Kıbrıs çok yakında bir Filistin haline dönüşecektir. Esasen AB’nin de istediği bu ortamı meydana getirip; Rumların AKRİTAS planı (yani Türkleri imha planı) ile Kıbrıs’ta Türk izini silmektir. Türkleri kuşatma planı Haritalar incelendiğinde Kıbrıslı Türklere 3 tarafı Rumlarca kuşatılmış, bir tarafı dağlara dayalı, su kaynakları ve verimli toprakları elinden alınmış bir toprak bırakılıyor. Bu yetmiyormuş gibi Türklere bırakılan kuzeydeki toprakların içine 80 hatta 100 bin Rum yerleştiriliyor. KKTC peşkeş çekiliyor ve tabiri caizse satılıyor. Karşılığında AB, Türkiye’ye müzakere için tarih verecek. Bu ise çok zor. Belki tarih için tarih verirler. 40 yıldır oyaladıkları gibi yine AB hayranlarını aldatırlar... Rauf Denktaş aleyhinde gösteri yapan 10 bin kişiye gelince, bazıları AB kimliği için Rum hatta Ortodoks olacak kadar dini ve milli duygulardan mahrum kişilerdir. AB kimliği onların dini ve milli duygularının üstündedir. (Hepsini asla suçlamıyoruz.) Netice: 28 yıllık yazarlık hayatımda en çok Kıbrıs’la ilgili yazı yazdım. Birkaç yıl sonra Rumlar bizi katlediyor diye 1963-1974’te olduğu gibi Türkiye’yi yardıma çağırırlarsa, mutlaka geliriz ben emekli asker olarak yaşlı olmama rağmen gelirim. Ancak şunu asla unutmayın bu belge ile Türkiye’nin Kıbrıslı Türklere müdahalesi için elindeki bütün imkanlar alınmaktadır. Tek bir imkan kalıyor. AB’ye savaş açmak. Bu da çok zor! “Ne olursa olsun” diyen Kıbrıslı gençler şayet katledilirse AB kimliği ile gömülmeleri için vasiyet etsinler...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT