BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > En kıdemli aday

En kıdemli aday

Avrupa Birliği her fırsatta Hıristiyan kulübü olmadığını ve Türkiye gibi Müslüman bir ülkenin üyeliğini kabul ederek ne kadar demokrat olduğunu ispat etmek istemesine rağmen şu ana kadar net bir tavır belirlemedi. Özellikle Almanya ve Fransa’nın Türkiye’nin adaylığının daha ileri bir tarihe ertelenmesi yönündeki ısrarları tepkilere sebep oldu. AB ülkeleri arasında adeta kayıkçı kavgasına dönen gelişmeler Türkiye’nin 40 yıllık sabrını da zorlamaya başladı.



İSTANBUL-Az gittik uz gittik... 15 Temmuz 1959 yılında üyelik için, 1963 yılında Ankara’da imzalanan anlaşmayla da tam üyelik için müracaat eden Türkiye’ye bugüne kadar müzakere tarihi vermeyen ve kapıda bekleten AB’nin, “Çifte standart uygulamıyoruz” sözlerini yine kendi arşivleri yalanlıyor. Türkiye’ye karşı tutarsız davranan AB, üyelik statüsü yerine en kıdemli aday kimliği kazandırdı. Türkiye’den sonra adaylık isteyen ülkelere farklı davranan AB, Çek Cumhuriyeti ve Slovenya’ya 2 yılda müzakere tarihi verirken, İsveç ve Finlandiya’yı 3, Avusturya ve Yunanistan’ı müracaat tarihlerinden itibaren 6 yıl içinde tam üye yaptı. Eşit muamele sözde kaldı Aday ülkeler arasında en köklü geçmişe sahip olan Türkiye’nin AB ile ortaklık ilişkisi Aralık 1999 tarihli Helsinki Zirvesi ertesinde yeni bir aşamaya girerek ivme kazandı. Helsinki’de Türkiye’ye resmi olarak adaylık statüsü verildiği ve adaylığın önşarta tabi olmadan diğer aday ülkelerle eşit şartlarda değerlendirilmesi kararlaştırıldı. Ancak aday 13 ülkeden 10’una 2003’te katılım anlaşması yolu açılırken Türkiye’ye müzakere tarihi dahi verilmedi. Türkiye’nin ekonomisinin bozuk olduğunu ve düzeltmek için verilen sözlerin yerine getirilmediğini her platformda söylemeyi alışkanlık haline getiren AB’nin kendisi de maalesef sözünde durmadı; Türkiye-AB arasında yapılan Gümrük Birliği anlaşmaları çerçevesinde mali destek amaçlı olarak kullandırılacak 1.4 milyar euroluk yardım tutarının ancak 827 milyon euro tutarındaki kısmı veren AB bu tavrından bir türlü vazgeçmedi. AB, altyapı bağlantısının iyileştirilmesi ve ekonomiler arasındaki farkın azaltılması için Türkiye’ye 2.4 milyar euro civarında yardım sözü verdi. Ancak Yunanistan’ın engellemeleri yüzünden bu paranın çok cüzi bir kısmını gönderdi. 40 yıllık hatırımız var ama... Aday ülkelerin 2000 yılı itibariyle AB kaynaklarından sağladığı mali destek yaklaşık 19 milyar euro civarında. Bu kaynaklardan en fazla yararlanan ülkeler Polonya, Macaristan, Çek Cumhuriyeti ve Bulgaristan olarak sıralanıyor. Sadece Polonya ve Macaristan’ın 1990 yılından itibaren sağladığı kaynaklar Türkiye’nin yaklaşık 40 yılda ortak ülke olarak sağladığı kaynakların çok üzerinde olduğu ise yine AB arşivlerinden ortaya çıkıyor. Onlar erdi muradına... Avrupa Birliği ile üyelik görüşmelerini sürdüren 13 devlet bulunuyor. Slovakya, Letonya, Estonya, Litvanya, Çek Cumhuriyeti, Slovenya, Kıbrıs, Macaristan, Polonya ve Malta’dan oluşan 10 ülkenin 2003’te Atina’da katılım anlaşması 2004 Mayıs’ında ise tam üye olması bekleniyor. Müzakerelerini sürdüren Bulgaristan ve Romanya’nın 2007’de tam üye olması bekleniyor. Türkiye ise henüz müzakere tarihi bile alamadı. Avrupa Parlamentosu Üye ülkelerin Nice’de aldığı kararla halen 626 olan Avrupa Parlamentosu’nun üye sayısı, 2007 yılından itibaren 732 olacak. Almanya’nın 99 üye çoğunluluğu ile yeraldığı parlamentoda AB’ye girmesi halinde Türkiye en çok üyeye sahip ikinci ülke olma vasfını da kazanacak. 380 milyon nüfusa sahip AB’nin 67 milyonluk Müslüman bir ülke olan Türkiye’nin AB içinde bu kadar geniş yetkilere sahip olacak olmasının birlik içindeki bazı üye ülkeleri endişelendirdiği iddia ediliyor. Ve şimdi 43 yıllık rüyanın gerçek olması için yoğun diplomasi trafiğini sürdüren Türkiye 12 Aralık Kopenhag Zirvesi’ni dört gözle bekliyor. AB üyesi ülkelerin entegrasyon tarihleri 1951:Paris Antlaşması-Belçika, F.Almanya, Fransa, İtalya, Hollanda ve Lüksemburg arasında AKÇT (Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu) Antlaşması imzalandı. 1957:Roma Antlaşması- Belçika, Lüksemburg, Hollanda, F.Almanya, Fransa, İtalya’dan oluşan 6 kurucu ülke, Avrupa’nın bütünleşmesini başlatan anlaşmayla AET’yi (Avrupa Ekonomik Topluluğu) kurdular. 1961:İngiltere, Danimarka, İrlanda ve Norveç üyelik başvurusunda bulundu. 1963:Fransa İngiltere’nin AET üyeliğini veto etti. 1967:İsveç üyelik başvurusunda bulundu. 1972:Brüksel Antlaşması-İngiltere, Danimarka, Norveç ve İrlanda’nın üyelikleri onaylandı. Norveç referandumla üyeliği reddetti. 1973:İngiltere, Danimarka ve İrlanda tam üye oldu. 1975:Yunanistan üyelik başvurusunda bulundu. 1977:İspanya ve Portekiz üyelik başvurusunda bulundular. 1981:Yunanistan tam üye oldu. 1986:İspanya ve Portekiz tam üye oldu. 1989:Avusturya üyelik başvurusunda bulundu. 1990:Kıbrıs ve Malta üyelik için başvuruda bulundu. 1991:İsveç üyelik başvurusunda bulundu. AT artık AB oldu 1992:Finlandiya üyelik başvurunda bulundu. 1994:Finlandiya, İsveç, Avusturya ve Norveç ile katılım antlaşması imzalandı. Norveç referandumla üyeliği yine reddetti. Macaristan ve Polonya üyelik için başvurdu. 1995:Üye sayısı, Finlandiya, İsveç ve Avusturya ile birlikte 15 oldu. Romanya, Slovakya, Letonya, Estonya, Litvanya, Bulgaristan üyelik başvurusunda bulundu. 1996:Çek Cumhuriyeti ve Slovenya üyelik başvurusunda bulundu. 1998:Kıbrıs, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Macaristan, Polonya, Slovenya’nın üyelik müzakereleri başladı. 2000:Bulgaristan, Letonya, Litvanya, Malta, Romanya ve Slovakya’nın üyelik müzakereleri başladı.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT