BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Arınç: Umitliyim

Arınç: Umitliyim

Gazetemize gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Meclis Başkanı Bülent Arınç, “Türkiye Kopenhag kriterlerine uyma noktasında özellikle 3 Kasım’dan sonra çok ciddi bir siyasi irade gösteriyor. Bu siyasi iradeyi AB’deki dostlarımızın anlamış olduğunu ümit ederim” dedi.



ANKARA - Meclis Başkanı Bülent Arınç, Türkiye’nin AB üyeliği konusunda kesin bir tarih beklediğini, bu konuda önemli adımlar atıldığını belirterek, bugünkü Kopenhag Zirvesi’nden kesin müzakere tarihi verilmese bile “kısa süreli bir tarih” beklediğini ifade etti. AB’nin Türkiye’ye karşı tavrını, “Ne kız veriyorlar, ne de dünür küstürüyorlar” sözleriyle değerlendiren Arınç, “Ama yazı da gelse tura da gelse biz kazançlı çıkarız. Çünkü bu düzenlemeleri aynı zamanda halkımız için de yapıyoruz. Yapacağımız çok şey var. Öldük bittik sözleri bize yakışmaz. İnsanımız layık olduğu için çabalarımız devam etmeli” dedi. AKP Genel Başkanı Erdoğan’a Başbakanlık yolunun açılmasına ilişkin gelişmeleri de değerlendiren Arınç, “Bu kaderin tecellisidir. Mahkum olduğu yerden milletvekili olarak gelecek ve Başbakan olacak” diye konuştu. TBMM Başkanı Arınç, İhlas Medya Grup Başkanı ve Gazetemizin Ankara Temsilcisi Nuri Elibol’u makamında kabul etti. Görüşme sırasında gazetemiz Ankara Haber Müdürü Akif Bülbül, TGRT Ankara Haber Müdürü Batuhan Yaşar, İHA Ankara Bölge Müdürü Hakkı Aldoğan ve Sibel Tokgöz de hazır bulundu. Soru: Kopenhag’ta esen hava biraz olumsuz gibi. Danimarka müzakere tarihinin kısa sürede verilmesini istemiyor. Sayın Cumhurbaşkanının Kopenhag’a gidip tarih verilsin ya da verilmesin, Türkiye’yi temsil etmesi gerekmez miydi? Bu tavrı doğru buluyor musunuz? Arınç: Kopenhag zirvesinde Türkiye açısından çok önemli bir karar verilecek. Türkiye’ye tam üyelik için tarih verilmesi amacımızdır. Türkiye bu konuda üzerine düşeni yapmıştır ve yapmaya da devam edecektir. Cumhurbaşkanının son tavrı kendi takdirleridir. Doğrusu çok da kötü bir karar çıkacağını ummuyorum. Geç kalındı Soru: Türkiye Kopenhag Zirvesi’nden üyelik için müzakere tarihi bekliyor. Türkiye bu konuda kısa sürede önemli adımlar attı. Zirvede Türkiye’ye üyelik tarihi verilmezse Türkiye kendisine nasıl bir yol çizecek? Yeni arayışlara mı girecek? Arınç: AB üyeliği konusunda kamuoyunda bir talep var. Halkın yüzde 70’den fazlası AB’yi istiyor. Yüzde 30’luk kısım ise sakıncalı olduğunu ileri sürebiliyor. Geçmiş dönemlerde siyasi irade bu konuda çok güçlü değildi. 3 Kasım seçimlerini takiben Meclis’teki iki partide de bu konuda ciddi ve güçlü bir irade var. Parlamento olarak bu konuda yapılacak her şeyin yapılmasını temin etmeye çalışıyoruz. Bunun mutlaka semeresinin alınması lazım. Eğer geçmişte de güçlü bir irade olsaydı, şu anda atılması gereken bütün adımlar tamamlanmış olurdu. Türkiye AB’den rahatlıkla müzakere tarihi alabilirdi. Girmek isteyen biziz. Kapıyı çalan biziz. Üzerimize düşenleri, özellikle hukuk ve siyasi kriterleri bir taraftan da mali ve ekonomik kriterleri yerine getirmemiz lazım. Bu konuda iyi niyetli davrandık. Çok şeyler de yaptık. Bu konuda ben en iyi senaryoyu düşünüyorum. Yani bize müzakere tarihi verilmelidir. Ancak gelişmelere bakılırsa ve AB’nin kendi içerisindeki farklı düşünceleri de dikkate alırsak, ama Türkiye’nin çabalarındaki ciddiyet ve kararlılığı da dikkate alırsak ben iyi senaryoya yakın bir karar çıkacağını düşünüyorum. O da daha kısa bir süre vermek suretiyle bir ikinci aşamada müzakere tarihi verilebilir. Onlar buna razılar. Ancak ileriye sürdükleri tarih Türkiye’nin kabul edebileceği bir tarih değil. Ben çok kısa bir tarihin verilebileceğini düşünüyorum. Hukuka açılım olur Türkiye’nin kabul etmediği bir şey gerçekleşse bile, bu dünyanın sonu değli. Türkiye yoluna devam eder. Türkiye için AB’ye girmenin aslında demokraside ve hukukta daha üstün bir standardı yakalama arzusu olduğunu söylüyorduk. Biz Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ortaya koyduğu özgürlüklere kavuşalım, AB’ye gireceksek gireriz, ama girmeyeceksek de önemli olan bu standardı yakalamaktır. Yaptığımız her şeyin demokrasinin standardını yükselttiğine inanıyoruz. Yazı da gelse tura da gelse bu işin sonunda Türkiye, demokraside, hukukta bir açılım sağlamış olacak. SORU: Meclis nasıl tasarruf yapacak? Arınç: Bu Meclis millet iradesinin tecelli ettiği bir yerdir. Milletin aynası Meclisidir. Millet ne kadar itibarlıysa Parlamento da o kadar itibarlı olmalıdır. Bütün siyaset kurumu itibar kazanmalıdır. Harcamanın, alınan her kalemin kağıdın hesabının çok iyi tutulması lazım. Bunları uygulayacağız. Çok sayıda olan makam otomobilinin bir yılda 1 trilyona yakın benzin masrafının mutlaka azaltılması lazım. Millet bunun hesabını sormak istiyor. Biz mutlaka tasarrufa riayet etmeliyiz. Sağlık harcamaları çok fazla bunları denetleyeceğiz. Araç ve benzin masrafı çok fazla bunu denetleyeceğiz, kadro şişkinliği var. Kimsenin ekmeğini elinden almak gibi bir niyetimiz yok, bunları bilimsel olarak, Meclis’in örnek bir kurum haline gelmesi verimli ve kaliteli çalışması lazım. Milletvekillerinin rahat koşullarda çalışması gerekiyor. Her milletvekiline şu anda 10 personel düşüyor. Bunların hepsini gözden geçireceğiz. Halkla içiçe olsunlar Lojmanların satılması önceliklerimiz arasında. Lojmanlar sadece içinde oturanın kira ödediği bir nesne olmaktan çıkmıştır. Sabit giderleri çok fazla. Milletin vekili milletle beraber oturmalı. Aynı apartmanda oturmalı, aynı kapıdan girmeli, birbirine günaydın demeli, hastası varsa ziyaret etmeli, o mahallenin bakkalından alışveriş etmeli. O mahallenin kahvesine gidip oyun oynamalı, camisine gidiyorsa birlikte gitmeli. Soru: Türban konusundaki tartışmaların yaşandığı haftalarda, evinizde kendinizle başbaşa kaldığınızda neler hissettiniz. Başınızı yastığınıza koyduğunuzdaki duygularınız ne oldu? Bu tartışmalar sizi üzdü mü? Arınç: Benim hayatım hep mücadele içinde geçti. Her zaman doğruluğun, iyiliğin, güzelliğin peşinden koştum. Eğer kendim bir yanlışlık yapmışsam bundan müteessir olurum. Ama ben doğruyu yapmışsam, böyle bir muameleye maruz kalmışsam bu benim ümidimi kırmaz daha çok şefkimi artırır. Ben yapılan eleştirilerin çoğunu saygı ile karşılıyorum. Ama bu eleştirilerin hakaret noktasına gelmesini ve eşimin bireysel tercihi olan başörtüsü ile ilgili yakışıksız sözler söylenmesini doğrusu çok üzüntü ile karşıladım. Kaderin tecellisi Soru: Erdoğan’ın grup toplantısında “Suni gündem çıkartmayalım” sözlerini size atfen söylediği şeklinde yorumlandı. Bu yorumları nasıl değerlendiriyorsunuz? Arınç: Bu sözler benimle ilgili değildi. Bu suni gündemleri meydana getirenlerle ilgili, Sayın Erdoğan ile de sayın Başbakan Abdullah Gül ile de sık sık görüşüyoruz. Yani bu konuları onlar benden daha iyi bilirler. Soru: Erdoğan’ın Siirt’ten yeniden adaylığını nasıl yorumluyorsunuz? Arınç: Bu kaderin bir tecellisidir. Mahkum olduğu yerden milletvekili olarak gelecek ve Başbakan olacak. Bu tamamen kaderin tecellisidir. İnşallah hayırlı olsun. Çünkü ülkenin içinde bulunduğu şartlar Tayyip Bey’in Başbakanlığı konusunda bir gelişme olmasını arzu ediyor. İnşallah hayırlı bir gelişme olacağını ümit ediyorum.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT