BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Beyaz Zambak

Beyaz Zambak

Süha beni çok seviyordu fakat ben onu sevemezdim, onunla evlenemezdim çünkü artık benden nefret ediyor da olsa kalbimin gerçek sahibi Mete’ydi. Oysa Süha’ya bir cevap vermem gerekiyordu. Süha’ya telefon açıp, teklifini kabul edemeyeceğimi belirttim...



Şık kıyafetiyle, bacak bacak üstüne atıyor ve ben yok muşum gibi, hiçbir şey olmamış gibi davranıyordu. Onun, beni tamamıyla unuttuğunu, gündeminden çıkardığını, beni yabancı gördüğünü anlamıştım o gün. Siz Raşit’le birlikte bize geldiğinizde Mete’nin de bize gelmesi, arada bana kaçamak bakışlar yöneltmesi beni ümitlendirmişti oysa. Gündüz annemle tenis oynarken, beni balkonda görünce yavaşlaması, duraklaması bana anlamlı gelmiş, hâlâ beni unutamadığına hükmetmiştim. Oysa hep yanılmıştım, bana tahammül edememesinden kaynaklanıyormuş meğer. Asıl önemlisi benden nefret bile etmeyip, yok saymasıydı. Benim için yapılacak tek şey vardı, onu unutmak. Fakat bu mümkün değildi Banu, hiç mümkün değildi, unutamıyordum onu. Onun başkasını seveceği korkusu kaplamıştı içimi. Süha’nın ailesi beni istemeye geldiklerinde, Yeliz’in Mete’yi sorup durması beni ne kadar kızdırmıştı. Mete’den nefret ettirmek için uğraştım. Mete’nin bir kızı çirkin olduğu için reddettiği, gururu ile oynadığı yalanını söyledim. Pişman oldum sonra ama yalan söylediğimi açıklayamadım. Bir gün eve yayan giderken Süha beni görmüş ve eve götürmek için arabasına davet etmişti. Arabasına binince, istersem dolaşabileceğimizi söyledi. Ben, Mete ile gezdiğimiz günleri hatırladım ve garip bir özlemle, o gezileri tekrar yaşamak istedim. Onunla daha önce Mete ile gittiğimiz yerlere gittik. Sanki Mete ile gezer gibi geziyordum Süha’yla. Dönüşte Galata köprüsünden geçerken hiç ummadığım bir anda Mete’yi görüvermiştim. Yanında bir kızla karşı taraftan geliyordu. Kendimi çok zor tuttum ismini haykırmamak için, gördüğüm gerçek hayallerimi tuzla buz etmişti. Aksi gibi benim yanımda da Süha vardı, Mete kimbilir neler düşünecekti hakkımda. Yanındaki kızdan dolayı Mete’ye ve yanımda olduğu için Süha’ya kızıyordum. Eve yakın bir yerde Süha’nın arabasından inmiş ve eve kadar ağlayarak yürümüştüm. Çünkü artık her şey bitmişti, bunu anlamıştım. O beni bir erkekle, ben onu bir kızla görmüştüm. Bitmişti her şey!.. Sonraki günlerde sen beni eve davet etmiştin. Mete’nin askere gideceğini, bir kızla nişanlamak istediğinizi söylüyordun. Mete’nin yanındaki o kızı düşünmüş ve sana ne kadar kızmıştım içimden. Kardeşin gibi senin de bana ıstırap vermek için uğraştığını düşünüyordum. Biraz da bu kızgınlıkla Mete’yi bir kızla gördüğümü söylediğimde şaşırmış göründün. Zaten çok önemli bir şey konuşacağım demene rağmen bir şey söylememiş, ileride konuşacağını belirtmiştin. İkimiz içinde hayırlı olacak dediğin konuşmayı sabırsızlıkla bekledim. Fakat günler geçiyor sen bana bir şey demiyordun. Daha çok inanıyordum artık her şeyin tamamen bittiğine. Süha beni çok seviyordu fakat ben onu sevemezdim, onunla evlenemezdim çünkü artık benden nefret ediyor da olsa kalbimin gerçek sahibi Mete’ydi. Oysa Süha’ya bir cevap vermem gerekiyordu. Bir gün Süha’ya telefon açıp, teklifini kabul edemeyeceğimi belirttim. Zavallı Süha ne kadar üzüldü fakat ben başkasını seviyorum dediğimde olgun davrandı. Şimdi niçin sana koşup geldiğimi, bunları niçin anlattığımı merak ediyorsundur. Belki elimdeki beyaz zambak da ilgini çekmiştir. Az önce bizim eve Yeliz geldi. Mete’ye ilgi gösterdiği için kızdığım bu kız, benimle mutlaka konuşmak istediğini söyleyince havuzun kenarına gittik. Tedirgindi hareketleri, elinde iki tane beyaz zambak vardı. Ağabeysini reddettiğim için, bu konuda konuşacağını sanıyordum. Fakat, “Ben Mete’nin yanından geliyorum” diye söze başladı. “Gerçi sen onun hakkında bazı şeyler söylemiştin fakat yine de senin sözünü tutmayıp onun yanına gittim. Böyle davrandığım için beni affet. Otomobille bir yerden geliyormuş Mete, çok dalgındı. Onu görünce yanına koştum, hayranı olduğumu, tanışmak istediğimi söyledim. Çok dalgın ve hüzünlü olmasına rağmen benimle ilgilendi, eve davet etti. Onun davetine çok sevindim. Bahçelerinde havuzun kenarında oturduk. Evden limonata getirdi, onları içerken konuşuyorduk. Lâf arasında senden ve annenden bahsettim. Çok ilgilendi sizden bahsedince. Hakkında neler söylediğini sordu. Seninle böyle ilgilenmesi beni şaşırtmıştı. Ona içimden senin anlattığın şeyler yüzünden kızdığım için, bana söylediğin şeyleri değiştirerek anlattım. Senin böyle bir hikâye söylediğini belirttim. Mete bundan çok etkilendi, yüzü sarardı, hatta susmamı söyledi. Sonra gözlerini belli bir noktaya dikerek, karşısında birisi varmış da ona söylüyormuş gibi “zalim!” diye söylendi. Ben de bu fırsatı kaçırmadım ve o reddedilen kızın da intikamını almak için, “Çok doğru söylediniz efendim” dedim. “Kendisini deli gibi seven hassas ve duygulu kıza vefa etmeyen bir erkeğe zalimden başka bir şey denemez.” Benden bu sözleri duyunca afalladı ve konuyu değiştirmek zorunda kaldı.” > DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT