BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bu yoldan dönüş yok

Bu yoldan dönüş yok

Gül: AB için değil halkımız için reformları sürdüreceğiz Yolumuz belli Aralık 2004’ü yorumlayan Başbakan Gül, “Daha erken bir tarih çıkması için Türkiye olarak biz üzerimize düşeni yaptık, çok gayret ettik. Görülen şu ki; bu müzakere tarihi birazcık gecikmeli olarak ortaya çıktı. Yolumuz bellidir. AB olsa da olmasa da biz reformları halkımız için çıkarmaya devam edeceğiz” dedi. Sınıfta kaldılar “2003 sonu itibariyle bir müzakere tarihi almak istiyorduk, biraz gecikmeli oldu” diyen AK Parti lideri Erdoğan da şunları söyledi: “Bir aksilik olmazsa, 2004 sonunda müzakereler başlayacaktır. Biz üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğiz. Siyasette kızgınlık olmaz, kızan kaybeder. Ancak AB sınıfta kalmıştır.” Dünyadan 2004 yorumu Powell “AB’nin Türkiye’ye bir şekilde de olsa tarih vermesi olumlu bir gelişmedir. Kıbrıs’ın çözülmesi de bu tabloyu geliştirecektir” Blair “30 yıllık serüvenin ardından Türkiye’ye verilen bu tarih kesin tarihtir. Kriterler yerine gelirse müzakere daha öne çekilebilir” Pat Cox “Türkiye, Kopenhag Zirvesi’nde siyasi zafer kazanmıştır. Bunu yenilgi havasına dönüştürmek yerine kutlamanız gerekir” Persson “Türkiye için aldığımız 2004 kararı, Türkler’in mutlaka AB’ye üye olacağının bir göstergesidir. Çünkü bunu hak ediyorsunuz” Solana “Türkiye’yi paniklemeden rahatlatmış olduk. Bu karar, kesinlikle Türkiye’siz bir Avrupa olamayacağını herkese gösterdi”



B aşbakan Abdullah Gül, Türkiye'ye Aralık 2004'te randevu verilmesini eleştirerek bu tarihin geç olduğunu, Türkiye'nin gerekli şartları yerine getirdiğini belirtti. Gül, "Ancak Türkiye bu yolda devam edecektir. Halkımız için devam edeceğiz. Türkiye'nin potansiyeli güçlüdür. AB bu potansiyel içindeki yerini koruyacaktır" dedi. Bu arada Türk diplomatlar, Kopenhag zirvesinde Türkiye ile ilgili alınan kararın, "Türkiye'nin beklentilerini tam olarak karşılamasa da küçümsenecek bir sonuç olmadığı, Türkiye'nin sanal adaylığını sona erdirdiğini" belirtiler. Önce sert tepki Başbakan Gül'ün Kopenhag'daki temasları dün erken saatlerde başladı ve Danimarka Başbakanı Rasmussen'in açıkladığı 2004 tarihine ilk tepkisi sert oldu. Sabah saatlerinde İngiltere Başbakanı Tony Blair ile telefonda bir görüşme yapan Gül, Blair'e tasarıdaki Türkiye ile ilgili paragrafın kabul edilmesinin mümkün olmadığını söyledi. Gül, "Ön yargılı hareket ediliyor. Tasarıdaki belirsizlikleri giderecek cümleleri kesinlikle koymamız gerekir. Burada bir çifte standart var. Bizim açımızdan kesinlikle kabul edilemez bir tarihtir" dedi. Ardından dörtlü zirve Gül'ün bu ilk açıklamalarının ardından Başbakan Abdullah Gül ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Almanya Başbakanı Schröder ve Fransa Cumhurbaşkanı Chirac ile dörtlü bir zirve gerçekleştirdi. Gergin geçtiği öğrenilen görüşmenin ardından bir basın toplantısı düzenleyen Başbakan Gül, AB'den alınan Aralık 2004 randevu tarihinin geç olduğunu kaydetti. Gecikmeli bir karar Gül, AB'nin Türkiye'ye 2004 Aralık ayında randevu vermesinin kabul edilemez olduğunu belirterek, "AB tarihi toplantılarından birisini yaptı. Bu toplantının esas konusu genişlemeydi ancak diğer önemli konusu Türkiye oldu. Bu çerçevede hükümetimiz büyük bir hazırlık içinde oldu. Buraya gelmeden önce AB'yle ilgili müzakere tarihi için şart olan Kopenhag Kriterleri'nin yerine getirilmesi bilincinde hareket ettik. Üstümüze düşeni yaptık. Bununla ilgili reform paketlerini meclise verdik. Siyasi reformları izah ettik, anlattık. Şu anda ortaya çıkan durum her ne kadar kesinlik kazanmadıysa da biraz belli. Daha kısa sürede verilecek bir müzakere tarihi için biz üzerimize düşeni yaptık. Bu müzakere tarihi biraz gecikmeli olarak ortaya çıktı" dedi. Türkiye'nin insan hakları konusundaki gayretlerlerinin devam edeceğini ifade eden Başbakan Gül, "Türkiye'nin yolu bellidir. AB perspektifimizi koruyarak dış politika boyutumuzu geliştireceğiz. Bu son gelişmelerden bazı Avrupa Birliği ülkelerinin iç komuoyuna yönelik karar aldığını görüyoruz. Bu bağlamda Kopenhag Kriterleri'ne bazı yeni şartlar eklendiği ortaya çıkıyor. Ama Türkiye bu yolda devam edecektir. Halkımız için devam edeceğiz. Türkiye'nin potansiyeli güçlüdür. Ama AB bu potansiyel içindeki yerini koruyacaktır" diye konuştu. Gül, bir soru üzerine Kıbrıs konusundaki gelişmeleri de değerlendirdi. Gül, "Kıbrıs konusunda yaptığımız görüşmelerde biz iyi niyetimizi muhafaza ediyoruz. Bu sorunun çözülmesi için gayret ediyoruz. Ama bu son kararda gördüğümüz gibi Kıbrıs meselesi çok etkili olmamıştır. Almanya ve Fransa'nın iç kamuoyu gelişmeleri nedeniyle fazla dikkate alınmamıştır" dedi. Yeni üyeler itiraz edemez "Türkiye'nin Avrupa'ya ait olmadığına yönelik açıklamaları nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna Gül, "Bazı politikacılar Avrupa'nın Hristiyan kulübü olduğunu düşünüyor. Bazıları ise karşı. Bu zirve bu fikrin doğru olmadığını gösterdi. Müzakerelerin ne zaman başlayacağı konusunda isteğimiz olmadı ama sonuçta, bizimle görüşme başlatma konusunda hemfikirler" karşılığını verdi. "Üye ülkelerin sayısı 25 olduğunda Türkiye'nin tam üyeliğini yeni üyelerin engellememesi için bir garanti aldınız mı?" sorusu üzerine Başbakan Gül, "Doğru söylüyorsunuz. Biz bunu muhataplarımıza söyledik. Bugünkü (Dünkü) görüşmede de yeni katılan ülkelerin itirazı olmayacağı yolunda söz aldık. Kopenhag kriterleri bellidir. Bu kriterler yerine getirilince görüşmeler başlayacak. Aksi olursa AB üyeleri karşı çıkacaklarını söylediler" karşılığını verdi. Başbakan Gül, Kıbrıs konusunda da, "28 Şubat'a kadar görüşmeler devam edecektir. Burada bu konu çok daha fazla açılmış olsaydı bizim de söyleyeceklerimiz vardı. Bu konuyla ilgili kısa da olsa süre vardır. Kıbrıs sorununun Kofi Annan planı çerçevesinde çözülmesi için elimizden geleni yapacağız" diye konuştu. Reformlara devam Başbakan Gül ile birlikte görüşmelere katılan Erdoğan da Türkiye'nin AB yolculuğunun süreceğini belirterek "Sürecimiz AB ile ilgili olarak, Kopenhag kriterleri anlamında aynen devam edecek. Bu kriterleri yerine getirme mücadelemizi AB için yapmıyoruz. Bunu insanımızın standardının yükselmesi için yapıyoruz" dedi. Erdoğan bir gazetecinin "Chirac'a kızgın mısınız?" sorusuna "Az önce dostane bir şekilde sohbet ettik" karşılığını verdi. Erdoğan, "Kıbrıs konusunda bir uzlaşma olacak mı?" sorusuna ise "Müzakereler devam edecek. Bu konuda Annan planı müzakere için bir zemin oluşturuyor" dedi. Erdoğan Kıbrıs konusunda Kopenhag'da bir imzanın söz konusu olmadığını söyledi. Müzakereler ‘geciktirilmeden’ başlayacak KOPENHAG - AB zirvesinin kapanış bölümünde Türkiye ile ilgili bölümünde Ankara’ya yönelik ifadelerde kısmi bir iyileştirme yapıldığı bildirildi. Edinilen bilgiye göre, taslak bildiride, “AB Kopenhag zirvesi sonuç bildirisinde, 2004 Aralık’ta toplanacak AB Konseyi’nin, AB Komisyonu’nun raporu ve önerisi temelinde, “Türkiye’nin Kopenhag siyasi kriterlerini karşıladığına karar vermesi durumunda, AB’nin Türkiye ile müzakereleri başlatacağı” paragrafı, “AB’nin Türkiye ile müzakereleri geciktirmeden başlatacağı” şeklinde değiştirildi. Gül’den Chirac'a sitem KOPENHAG - Başbakan Abdullah Gül ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac ve Almanya Başbakanı Gerhard Schröder ile yaptığı görüşmede, ABD'nin Türkiye lehine AB'ye yaptığı baskının da gündeme geldiği bildirildi. Başbakan Gül ve Erdoğan'ın görüşmede, özellikle Chirac'ı hedef alarak, Türkiye'nin ve ABD'nin girişimleri karşısında Fransa Cumhurbaşkanı'nın yaptığı açıklamalara yönelik sitemi de dile getirdiği öğrenildi. Gül ayrıca, tecrübeli bir devlet adamı olarak Chirac'ın bu konudaki tavrının Türkiye'yi üzdüğü mesajını verdi. Basında çıkan haberde, önceki akşam yapılan zirvede, Chirac'ın "Avrupa hukukuna saygı göstermek yetmez, kibar ve medeni de olmak gerekir" diyerek, ABD ve Türkiye'nin baskısına yönelik tepkisini dile getirdiği bildirilmişti. Chirac ve Schröder ise görüşmede, Gül'e Türkiye konusunda ellerinden gelenin en fazlasını yaptıklarını söylediler ve bunun Türkiye lehine çok olumlu tarihi bir görüş olduğunu ileri sürdüler. Fransız ve Alman liderler, iki ülkenin ağırlığını koymasıyla ve yoğun girişimiyle Türkiye'ye 2004 Aralık sonunda tam üyelik müzakereleri yolu açacak önerinin AB liderleri tarafından kabul edildiğini iddia ettiler. Gül'ün ise AB Konseyi kararının, Türkiye'nin beklentilerini karşılamadığını söylediği bildirildi. Kıbrıs konusunda ise Başbakan Gül, Türkiye'nin Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik girişimleri desteklemeye devam edeceğini söyledi. 10 ülke 2004'de tam üye KOPENHAG (İHA) - Avrupa Birliği, 10 aday ülkenin birliğe kabul edildiğine dair imzayı attı. 10 ülke 2004'te AB'ye dahil olacaklar. İmzanın, Polonya'nın da genişleme anlaşmasını kabul etmesinin ardından gerçekleştiği belirtildi. Buna göre Kıbrıs Rum Kesimi, Estonya, Letonya, Litvanya, Malta, Slovakya, Slovenya, Polonya, Çek Cumhuriyeti ve Macaristan 2004 yılında Avrupa Birliği üyesi olacak. AB Komisyonu Başkanı Romano Prodi, 10 ülkenin daha katılımının Avrupa`da bölünmelere son vereceğini söyledi. Dünyanın 2004 yorumu: Rasmussen: Müzakere tarihi kriterlere bağlı KOPENHAG - AB Dönem Başkanı Danimarka'nın Başbakanı Anders Fogh Rasmussen, Avrupa Komisyonu raporları temel alınarak, Türkiye'nin Kopenhag kriterlerini yerine getirdiğine karar verilirse, 2004 Aralık ayında Türkiye ile müzakerelere başlama kararının değerlendirileceğini bildirdi. Rasmussen, Türkiye'ye güçlü ve olumlu bir sinyal göndermek istediklerini belirterek, "Türkiye'deki yeni hükümetin temel reformları gerçekleştirmek konusundaki güçlü kararlığını takdir ediyoruz" diye konuştu. Blair: Bu tarih kesin tarihtir... KOPENHAG- İngiltere Başbakanı Tony Blair, Türkiye’nin Kopenhag kriterlerini daha önce yerine getirmesi halinde, tam üyelik müzakerelerinin 2004 Aralık tarihinden önce başlayabileceğini söyledi. Blair,"Türkiye eğer belirlenen kriterleri yerine getirirse belki biraz daha önce tam üyelik müzakereleri başlayabilir" dedi. İngiltere Başkanı, Türk yetkililerin AB Konseyi’nin kararına yönelik tepkisine karşı çıkarak, gerçekte AB’nin Türkiye’ye kesin bir tarih verdiğini savundu. Blair, "Daha erken bir tarih belki Türkiye’nin daha çok hoşuna gidebilirdi. Ancak Türkiye son 30 yıldır tarih istiyor, işte bu verdiğimiz de, Türkiye’nin istediği kesin bir tarih" şeklinde konuştu. İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw da, AB'ye 2004 yılında üye olacak 10 ülkeden sonra devam edecek genişleme dalgasında, Bulgaristan, Romanya ve Türkiye’nin yer alacağını söyledi. Solana: Türkiye’siz Avrupa olmaz Avrupa Birligi Genel Sekreteri Javier Solana, gazetemize yaptığı açıklamada Türkiye'nin AB üyeliğine gidilen yolda çok ciddi bir adımın daha atıldığını ifade ederek, "Sizi panikletmeden rahatlattık. Bu karar kesinlikle Turkiye'siz bir Avrupa olmayacağını herkese gösterdi" dedi. Solana, AB'nin Kıbrıs'taki Turk kesimine de kapıyı araladığını kaydetti. Persson: Türkiye kararı tartışılamaz KOPENHAG- İsveç Başbakanı Göran Persson, AB`nin Türkiye`ye verdiği 2004 Aralık tarihinin "tartışılamaz" olduğunu söyledi. Kopenhag doruğunun ikinci gün çalışmaları sırasında bazı gazetecilerle konuşan Persson, Türkiye`yle ilgili kararın, bu sabahki liderler toplantısında da değiştirilmeden benimsendiğini, dolayısıyla kararın tartışılamaz olduğunu söyledi. Persson, “Hepimizin desteklediği ortak bir karar bu” dedi. ABD: Sonuç sizin için zaferdir WASHINGTON- ABD Dışişleri Bakanlığı, AB`nin Türkiye`ye "bir şekilde tarih vermesini" olumlu karşılarken, Amerikan diplomatik kaynakları, Kopenhag`da devam Kıbrıs görüşmelerinin anlaşmayla sonuçlanması durumunda, bunun, Türkiye`nin AB sürecini "hemen olumlu etkileyeceği" yorumunda bulundular. AB`nin Türkiye`ye ilişkin açıklamasının ardından, bir Amerikalı yetkili, "AB`nin Türkiye`ye tarih vermesinden" ABD Dışişleri Bakanlığı`nın memnuniyet duyduğunu söyledi. Yetkili, Kıbrıs konusuna da değinerek "Halen BM gözetiminde Kıbrıs konusunda görüşmelerin sürdüğünü biliyoruz. Tarafların bu tarihi fırsatı değerlendirerek çözüme ulaşacaklarını umuyoruz" dedi. Amerikan diplomatik çevreleri de Kopenhag`da süre Kıbrıs görüşmelerinin ön çerçeve anlaşması üzerinde mutabakatla sonuçlanması durumunda, bunun, Türkiye`nin AB`ye ilişkin konumuna "hemen olumlu etki yapacağı" görüşünü dile getirdiler. Papandreu: AB, Türkiye'yi cesaretlendirdi KOPENHAG - Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu, AB'nin aldığı kararla, "Türkiye'yi reformlarını sürdürmesi yönünde cesaretlendirdiğini" söyledi. Papandreu, AB-Polonya müzakerelerindeki tıkanıklık nedeniyle zirveye ara verildiği saatlerde basın toplantısı düzenledi. AB'nin Türkiye için kararını aldığını hatırlatan Papandreu, şunları söyledi: "AB, Türkiye'yi reformlarını sürdürmesi için cesaretlendiriyor. Aralık 2004'te AB Komisyonu'nun raporu ve tavsiyesi ışığında Türkiye ile müzakerelere ilişkin karar alınacak. Bu Türkiye'ye sunulan önemli bir imkandır. Çünkü içinde bir tarih var. Bilindiği gibi biz 2004'ü istemiştik. Bu kararın Türk kamuoyunda olumsuz karşılandığını biliyorum. Aslında kötü değil, ama öyle yorumlanıyor." Cox: Türkiye'nin siyasi zaferidir" KOPENHAG-Avrupa Parlamentosu Başkanı Pat Cox, "Türkiye`nin Kopenhag zirvesinde siyasi zafer kazandığını ve bunu yenilgi havasına dönüştürmek yerine kutlaması gerektiğine inandığını" söyledi. Cox, Kopenhag'da yaptığı açıklamada, zirveden çıkan sonucun, Türkiye`nin bugüne kadar elde ettiği en iyi netice olduğunu kaydetti. Pat Cox, "Tarih kuşkusuz önemli, ama asıl önemli olan süreçtir. Bu süreç başlamıştır ve bu yeri doldurulamayacak kadar önemli bir gelişmedir. Türkiye`ye "reformları öngörülen sürede gerçekleştir ve müzakerelere başlayalım" şeklinde bir anlaşma verilmiştir ve bu "çok iyi bir anlaşmadır" dedi. Fischer: Türkiye için yararlı karar KOPENHAG - Almanya Dışişleri Bakanı Joschka Fischer, Türkiye ile tam üyelik müzakerelerine başlanmasının 25 üyeli AB için 15 üyeli halinden daha zor olmayacağını söyledi. Kopenhag Zirvesi çerçevesinde düzenlediği basın toplantısında Fischer, kriterleri yerine getirmesi durumunda 2004 Aralık ayında Türkiye ile müzakerelere hemen başlayacaklarını kaydetti. Fischer, şunları söyledi: "Türk kamuoyu bunun Türkiye'nin yararına, tarihi bir karar olduğunu anlamalı. Karar adil ve dürüst. 3 hafta önce bana sorsaydınız tarihte uzlaşma konusunda ümitli değildim. Ama bu Türklerin istediği karar. Türkler tarih diyordu, biz de verdik." Fischer, Kıbrıs konusunda bir çözümden çok umutlu olmadığını da bildirdi.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT