BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > AB hata yaptı

AB hata yaptı

Sezer: Kıbrıs problemi çözülmeden Rumlar üye yapılmamalıydı. Rumlar’a uyarı CumhurbaŞkanI’nın Kopenhag zirvesi ile ilgili görüşlerini açıklayan Dışişleri Başdanışmanı İldem, “Doğru olan; AB, ‘İki kesim arasında görüşmeler bitmeden üyelik yok’ demeliydi ama bunu yapmadı. Üyeliğe kavuşan Rumlar da işi yokuşa sürerse, çözüm olmaz” dedi. Sürpriz olmadı İldem, 2004 kararı için de şunları söyledi: “Cumhurbaşkanımız’a göre, bu tarih Türkiye’nin Kopenhag için attığı köklü adımlara yönelik olarak beklediğimiz bir cevabı oluşturmaktan çok uzaktır. Sayın Sezer 2004’ten memnun değildir. Karar, kendisi açısından da sürpriz olmadı.”



ANKARA - Cumhurbaşkanlığı Dışişleri Başdanışmanı ve Özel Kalem Müdürü Tacan İldem, Kıbrıs'ta çözüm ile Güney Kıbrıs Rum yönetiminin AB üyeliği arasında bağ kurmayanların yeri, zamanı geldiğinde Türkiye-AB ilişkileri ve Kıbrıs'ta çözüm arasında bir bağ kurabildiklerini ve bunun çelişki olduğunu söyledi. İldem, "Doğru olan; AB, 'İki kesim arasında görüşmeler bitmeden üyelik yok' demeliydi ama bunu yapmadı" dedi. Tacan İldem, Çankaya Köşkü'nde düzenlediği basın toplantısında Kopenhag Zirvesi'nde alınan kararı değerlendirdi ve Kıbrıs konusundaki görüşlerini de açıkladı. Çifte standart Türkiye'nin öteden beri Güney Kıbrıs Rum yönetimi ile AB arasında tam üyelik katılım görüşmelerinin başlatılması kararının bir hata olduğunun söylenegeldiğini belirten İldem, şunları kaydetti: "Aslında doğru olan AB'nin Güney Kıbrıs Rum yönetimine madem böyle bir görüşme süreci başlatmıştır; Kıbrıs'ta iki kesim arasındaki görüşmeler, Kıbrıs sorunu çözümü yolundaki görüşmeler sonuca ulaşmadan üyeliğin sözkonusu olamayacağını belirtmesiydi. Fakat AB bunu yapmamıştır. Kıbrıs'ta çözüm ile Güney Kıbrıs Rum yönetiminin AB üyeliği arasında bağ kurmayanlar yeri, zamanı geldiğinde Türkiye-AB ilişkileri ve Kıbrıs'ta çözüm arasında bir bağ kurabilmişlerdir. Burada bir çelişki vardır. Cumhurbaşkanımızın daha önce ifade ettiği gibi bazı Avrupa Komisyonu yetkililerinin çözüm olmasa da Güney Kıbrıs Rum yönetiminin AB'ye üye olacağını belirtmekle zaten o bağı kurmuşlardır." Güney Kıbrıs Rum yönetiminin sorunun doğrudan tarafı iken Türkiye'nin doğrudan taraf olmadığını belirten İldem, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ama Türkiye'ye Kıbrıs sorununun çözümü halinde bırakınız üyeliği, müzakereler için tarih verileceğini söyleyenler hem çelişkiye düşmekte hem de hakça bir yaklaşım sergilememektedirler. Dünkü kararın Kıbrıs'a ilişkin bölümü değerlendirildiğinde, Güney Kıbrıs Rum yönetimi ile katılım görüşmelerine başlandığında, Türkiye'nin tutumu bu kararın uluslararası hukuka ve Kıbrıs'a ilişkin uluslararası anlaşmalara aykırı olduğu yönünde idi. Dünkü sonucu da bu şekilde değerlendirip kayıtlara geçirmekte yarar görüyoruz. Bu uluslararası hukuka aykırı bir davranıştır." AB hukuku çiğnedi Tacan İldem, Türkiye'nin ve KKTC'nin sorunun görüşmeler yoluyla çözümünden yana olduklarına dikkati çekerek, şunları söyledi: "Önemli olan AB üyeliğine kavuşmuş olan Güney Kıbrıs Rum yönetiminin bundan sonra görüşmelerde iyi niyetli, yapıcı bir tutum sergileyebilmesidir. Çünkü zaten üyeliğe kavuştuğu bilinci ile bir isteksizliğe meylederse, bu tabii çözüm imkanını ortadan kaldırır. Biz böyle bir şeyin olmasını istemiyoruz, dilemiyoruz. Beklentimizin gerisinde Cumhurbaşkanlığı Dışişleri Başdanışmanı ve Özel Kalem Müdürü Tacan İldem, Avrupa Birliği Konseyi'nin önceki günkü Kopenhag'da aldığı kararın, Türkiye'nin Kopenhag siyasal ölçütlerini benimseme konusunda attığı köklü adımlar ve Türk toplumunun AB'ye tam üyelik yönündeki kararlılığına beklenen cevabı oluşturmaktan uzak olduğunu söyledi. 2004 sürpriz olmadı İldem, "Sayın Cumhurbaşkanımızın kişisel açıdan bu karara nasıl baktığını soracak olursanız: Tabiatıyla beklentilerimizin gerisinde kalması nedeniyle karardan hoşnut değildir. Karar, kendisi açısından sürpriz olmamıştır. Çünkü, geçmişte AB yetkilileri, devlet ve hükümet başkanlarıyla yapmış olduğu görüşmelerde Avrupa ülkelerinde mevcut olan kimi sıkıntıları gözlemleme imkanı bulmuştur. Türkiye kendisinden beklenenleri, başkalarının ummadığı ölçüde süratle gerçekleştirmiş, ancak Avrupalı ortaklarımız Türkiye'nin bu süratine psikolojik, zihinsel açıdan ayak uyduramamışladır" diye konuştu. Reformlar sürecek dertler bitecek Cumhurbaşkanlığı Dışişleri Başdanışmanı ve Özel Kalem Müdürü Tacan İldem, Türkiye'nin çağdaşlaşma eğiliminden sapması için bir neden olmadığını dile getirerek, "Sayın Cumhurbaşkanımızın da değişik vesilelerle vurgulaya geldiği üzere, Türkiye'nin reform çabaları, yalnız AB'ye tam üye olmak için değil, halkımızın hak ettiği beklentileri karşılamak ve Türk insanının hayat düzeyini en ileri noktalara taşımak içindir. Bireysel temel hak ve özgürlükleri günün en ileri anlayış ve uygulamalarıyla genişletmek, temel hedefimiz olmaya devam edecektir. Öte yandan, ekonomik istikrarın sağlanması ve Türkiye'nin sağlıklı, rekabet gücü yüksek bir ekonomiye kavuşturulması yönündeki çalışmalar da sürdürülecektir. AB'nin Mastrich ekonomik ölçütlerinin en kısa sürede karşılanması da bu alandaki başlıca amaçlarımız arasında yer alacaktır."İldem, Türk-Yunan sorunlarına ilişkin de şöyle konuştu: "Türkiye'nin dış politikasında serinkanlılığı ve sağduyuyu esas aldığını, fevri ve ani tepkiler göstermediğini belirterek, "Bu defa da bizim yaklaşımımız, gerek AB ile ilişkilerimiz, gerekse Kıbrıs konusundaki yaklaşımımız açısından aynı serinkanlılıkla konuları değerlendirip, kararlara varmak olacaktır. Türkiye ve Yunanistan arasında şu anda sorun olarak gördüğümüz konuların büyük ölçüde 2004 yılana kadar ortadan kalkacağı bir gerçektir" dedi.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT