BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Bizi bu manevi işkenceden kurtarın!

Bizi bu manevi işkenceden kurtarın!

Sağlık Bakanı Sayın Recep Akdağ’ın dikkatine! Bizler sayıları milyonlarla ifade edilen, tek gözü görmediği ya da az gördüğü için sürücü belgesi alamayan MONDER Derneği üyeleriyiz.



Sağlık Bakanı Sayın Recep Akdağ’ın dikkatine! Bizler sayıları milyonlarla ifade edilen, tek gözü görmediği ya da az gördüğü için sürücü belgesi alamayan MONDER Derneği üyeleriyiz. Bizler Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin Sağlık Bakanlığı’nca tespit edilen 3 sayılı cetvelin 7. bendindeki “görme derecesi ne olursa olsun tek gözü göremeyene sürücü belgesi verilmez” hükmü uyarınca sürücü belgesi alamıyoruz. Bu Yönetmelik hem hukuka aykırı hem de bilimsellikten uzaktır. Çünkü; 1-Bu uygulama hukuka aykırıdır; Karayolları Trafik Kanunu’nun 40. Maddesine göre yurt dışından alınmış sürücü belgeleri ile yasal olarak Türkiye’de araç kullanılabiliyor. Aralarında Avrupa Birliği, Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere Uganda’dan Libya’ya, Hindistan’dan İran’a dünyanın bütün ülkelerinde tek gözü görmeyenlerin sürücü belgesi hakkı vardır. Bu ülkelerden sürücü belgesi almış olan tek gözü görmeyen gerek yabancı ülke vatandaşları gerekse Türk vatandaşları (Yurt dışında çalışan işçilerimiz, öğrencilerimiz, ya da imkanı ve parası olan diğerleri) geçici bir süre için, ya da sürekli olarak Türkiye’de yasal olarak araç sürerken, bu ülkede üretim yapan ve vergisini muafiyetsiz tam olarak ödeyen bizler “tek gözlü tarafik canavarı” olarak damgalanıyoruz. Bu uygulama, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı Başkanı Sayın Prof. Dr. Şeref Ertaş’ın da hukuki mütalaalarında belirttiği gibi (belgenin aslı MONDER Derneğinin internet sitesi www.monder.org’da mevcuttur) Anayasamızın 10. Maddesindeki “kişiler kanun önünde eşittir” ilkesine açıkça aykırıdır. 2-Bu uygulama bilimsellikten uzaktır; başta Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Ülkeleri olmak üzere dünyadaki araştırmaların sonucunda Tıp ilmi, tek gözü görmeyenlerin araç kullanmasında sağlık açısından bir sakınca görmemiş ve somut neticesi olarak da bu hakkı yıllardır tek gözü göremeyenlere vermişlerdir. Türkiye’de de aralarında sizin mensubu olduğunuz Atatürk Üniversitesi olmak üzere değişik 11 üniversitemizin Tıp Fakültesi Göz Anabilim Dalı (Diğerleri; Dokuz Eylül Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Celal Bayar Üniversitesi, Fırat Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Başkent Üniversitesi, Pamukkale Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi...) tek gözü görmeyenlerin B Sınıfı sürücü belgesi almasında sağlık açısından bir sakınca olmadığına dair resmi görüşlerini bir rapor halinde MONDER Derneğine sunmuşlardır. (Bunlarla ilgili belgeler yine derneğin www.monder.org sitesinde görülebilir) Sayın Bakanımız Recep Akdağ, bizler bu haksız uygulama altında yıllardır “manevi işkence görüyoruz”. Bizler “şayet Moskova’da yaşıyor olsaydık bu engelle karşılaşmayacaktık”. Lütfen Avrupa Birliğine uyum için Anayasamızda, kanunlarımızda değişikliklerin yapıldığı bir zamanda aileleri ile milyonlarca kişiyi ilgilendiren ve mağdur eden bu “yasakçı yönetmeliği” değiştirin. Biz ülkemizde ikinci sınıf değil, onurlu ve mutlu bireyler olarak yaşamak istiyoruz. > MONDER Yönetim Kurulu Nereye gidiyoruz? Yıllardır Avrupa Birliği, Avrupa Birliği deyip duruyoruz. Ne var bu Avrupa Birliği’nde? Ne olacak biz Avrupa Birliği’ne girince? Gümrük Birliği’ne girdik de ne oldu? Her şey tamam da, bunların kapısında ayak bağı olmaya mecbur muyuz biz? Bize hakaret edildikçe ısrarımız artıyor. Bu Avrupa Birliği’nin özenilecek tarafı ne? Ekonomi mi? Ekonomi mi? Asya kaplanları gün geçtikçe sanayileşme hızını arttırıyor. Bunu bütün dünya kabullenmiş durumda zaten, o açıdan bu yönde bir eğilim gerekiyor. İnsan hakları mı, insanlık mı? Bunların insana verdiği değeri; daha birkaç yıl önce Bosna Hersek’teki, Kosova’daki katliamlara seyirci kalmalarıyla gördük. Ekonomik birlik mi? Bu AB devletlerinde şahsen birlik diye bir şey göremiyorum. En basitinden Euro para birimi uygulamasında İngiltere’nin tutumu ekonomik birlik uygulamasının ne kadar gerçekçi olduğunu ortaya koyuyor. Ya da bırakın ekonomik birliği, yeri gelmişken belirteyim; Avrupa’da birbiri ile ölesiye düşman; Ortodoks, Katolik, Protestan mezhepleri var olup, bunların bir araya gelip birlikte hareket edemeyecekleri yüzyıllardır ortada olan bir gerçektir. Gençlik mi?; Batı gençliğinin alkol ve uyuşturucu müptelası, holiganlardan oluştuğu herkesin malumudur. İşte bunlar: Avrupa konusunda biraz iyi düşünülmesi gerektiğini açıklayan ve benzerleri çok olan örneklerden bazıları. Ben esasen bu örnekleri vermekle; AB konusunda halkımızı biraz bilinçlendirmek istedim. Benim demek istediğim; Dünyada AB’den başka ekonomik birlik yok mu? Yani ülkemiz açısından başka hiç alternatif kalmadı mı ki; AB ve IMF diye bocalayıp duruyoruz. Ya da illa ki AB’ye gireceksek bizim hiçbir şartımız olmayacak ve IMF’de olduğu gibi AB’nin şartlarını kayıtsız şartsız kabul mü edeceğiz? Biz onlara şart koşarsak bizi hiçbir zaman birliğe almazlar diyenler olabilir. Kimse merak etmesin 15-20 yıl sonra çalışan nüfusları %30’un altına düşünce; onlar bizi kayıtsız şartsız birliğe dahil edecek ve öne süreceğimiz şartları kabul edecekler. Daha uzun yıllar istasyonda bekletileceğe benziyoruz ama, bir gün Türkiye AB’ye girer de saydığım zararları bize dokunursa; korkarım o zaman Türkiye için çok geç olur. > Faruk Arı (Üniversite Öğrencisi) Bu bir kusur mu? Polislik ve askeri okulların sınavlarında gözlük kullananlar neden elenirler, anlayamıyorum. Bu bir kusur mu? Lütfen yetkililer cevap versin! > İsmi mahfuz
Reklamı Geç
KAPAT