BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Trabzon’da akıl yolu

Trabzon’da akıl yolu

Evet, “demokrasi” iyi şeydir, herkesin, hele hele “hak edenin” ve “kendisinde hak görenin” bir yere aday olması, “seçilmek istemesi, görev istemesi” kadar “güzel” bir şey olamaz!.. Amma... “Bunu yaparken”, zemine bakacaksın, zamana bakacaksın, şartlara bakacaksın, sonuçlarını hesaplayacaksın, yani “kazançları ve kayıpları tartacaksın” ve kararını ona göre vereceksin!..



Evet, “demokrasi” iyi şeydir, herkesin, hele hele “hak edenin” ve “kendisinde hak görenin” bir yere aday olması, “seçilmek istemesi, görev istemesi” kadar “güzel” bir şey olamaz!.. Amma... “Bunu yaparken”, zemine bakacaksın, zamana bakacaksın, şartlara bakacaksın, sonuçlarını hesaplayacaksın, yani “kazançları ve kayıpları tartacaksın” ve kararını ona göre vereceksin!.. Trabzonspor’da “bazıları” bu tartıyı yapmadılar, yapamadılar!.. Özkan Sümer’in karşısına “aday olarak çıktılar!..” Özkan Sümer, “kimsenin cesaret edemediği” bir dönemde “yiğitçe” ortaya çıkıp “Ben varım” diyen, kulübü “uzaktan kumandalı, kişisel ve hesap vermeyen” bir yönetimden kurtaran, “borç batağını kurutmak için” gerekeni yapmaya çalışan, bunda da başarılı olan, kulübü, takımı toparlayan bir “başkan” oldu!.. “Büyük sıkıntılara rağmen” nihayet “Trabzonspor, Trabzonspor olma yoluna girdi!..” Elbette, bu sırada “her insan gibi” o da yanlışlar yaptı, hatalar yaptı, eksikleri oldu!.. Amma... Hiç olmazsa “bir dönem daha” başladığı işi bitirebilmesi ve “Ben misyonumu tamamladım” diyebilmesi için başkan olarak kalması gerekiyordu!.. Onun için “yeniden aday oldu!..” İşte burada “beklenmedik” bir gelişme daha oldu: “Diğerlerini bilmem”, zaten “öyle dişe dokunur oy da alamadılar”, ama restorasyon döneminde Sümer’in “en büyük yardımcısı” olan Ahmet Ağaoğlu, “cepheyi böldü” ve ortaya çıktı; “Ben de adayım!..” Elbette, kanunlara ve kulüp tüzüğüne göre “bu” hakkıydı!.. Amma... Zemin? Zaman? Şartlar? Vefa? Ve... En önemlisi “gene” ve “yeniden” bölünme? “Bir dönem daha” başkanı ile çalışsa, sonra “tabii veliaht” olarak başkanlık görevini devralsa, Sümer’e “eliyle jübile yapsa” çok daha iyi olmaz mıydı? Trabzon adına ne kadar sevindirici bir olaydır ki; “onun yapamadığını, yapmak istemediğini, kim bilir belki de düşünemediğini” Trabzonspor genel kurulu yaptı; “aklı selim galip geldi!..ö Sümer ve listesi kazandı, genel kurul Ağaoğlu’na da “sen de birkaç arkadaşınla beraber o yönetime gir ve başkanınla beraber çalış” dedi!.. “Aday olmakla yanlış yapan” Ağaoğlu “bu defa” aklıselimin sesini dinledi ve “arkadaşlarıyla beraber yönetimde kalacağını ve Trabzonspor’a beraberce hizmet edeceklerini” açıkladı!.. “Doğru” karardı, hem de “çok doğru” karardı; temennim Ağaoğlu ve arkadaşlarının “bu doğru çizgilerini devam ettirmeleri” ve Trabzonspor yönetimini “içten zayıflatacak tavırlar ortaya koymamaları ve Sümer’in listesinden seçilen arkadaşlarıyla tek listeymiş gibi kaynaşmalarıdır!..” Sümer, Ağaoğlu’nun “beraber çalışma” kararını sevinçle karşılamıştır; alkışlıyorum!.. Trabzonspor iyi yoldadır ve bu yolda devam etmelidir!.. Genel Kurul, Türk sporuna, Trabzonspor’a ve bütün Trabzonlular’a hayırlı, uğurlu olsun!.. Not: TRT’nin pazar gecesi spor programında, Trabzonspor Genel Kurulu sonuçlarının yorumlanmasında “beklemediğim” hatalar yapıldı ve “o programa hiç yakışmadı!..” Trabzonspor Kulübü Tüzüğü’nün seçim maddesini bilmeden ve “başkanlık seçiminin yönetim kurulunda olacağını, ki Türkiye Spor Yazarları Derneği’nin tüzüğünde de öyledir” düşünemeden, “Ağaoğlu, Sümer’den çok oy aldı” diye, seçimin galibini “Ağaoğlu olarak ilân etmeye gayret etmek”, bilmem ki ne anlama geliyordu? TRT gibi ciddi bir kuruluşta, çok tecrübeli spor yazarı ve yorumcu arkadaşlarımın daha dikkatli olmaları gerekmez miydi?
Reklamı Geç
KAPAT