BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Felsefe ve mantıktan yoksun bir eğitim...

Felsefe ve mantıktan yoksun bir eğitim...

Felsefe ve mantık derslerinin, okullardan kaldırılışı faciasını yıllardır yazıyorum.. Hiçbir yetkili bugüne kadar tutarlı bir gerekçe gösteremedi.. Geçenlerde Sabah Gazetesi yazarı Ergun Babahan da bu faciayı okurlarına hatırlattı. “Başka türlü Avrupalı olamayız” diyor..



Felsefe ve mantık derslerinin, okullardan kaldırılışı faciasını yıllardır yazıyorum.. Hiçbir yetkili bugüne kadar tutarlı bir gerekçe gösteremedi.. Geçenlerde Sabah Gazetesi yazarı Ergun Babahan da bu faciayı okurlarına hatırlattı. “Başka türlü Avrupalı olamayız” diyor.. Felsefe ve mantık derslerini Avrupalı olmak için değil ama doğru dürüst bir düşünce hayatına, bilimsel eleştiri yöntemlerine ve insan tabiatının ürettiği tabulardan, dogmalardan ve önyargılardan kurtulma imkanına kavuşmak için istemeliyiz.. Mantık ve felsefenin dışlandığı, hatta yasaklandığı ülkelere dikkat edin. Çoğu sömürgeleştirilmiş ülkelerdir.. Sömürgeci ülkeler sömürdükleri ülke halklarının düşünmelerini uyanmalarını istemedikleri için felsefe ve mantık derslerini yasaklamışlardır.. Mantık ve felsefenin olmadığı yerde gerçek bilim de olmaz. Sahte bilimler sürüm kazanır.. Marksizm, Freudizm, Darwinizm gibi ispatlanmamış teoriler kesin doğrular olarak kabul edilir.. İnsanlık bu sahte bilimler yüzünden en az bir yüzyılını kaybetmiştir; bizim kaybımız daha da fazla.. Karl Popper, “Bu bilimlerin astroloji kadar bile değerleri yoktur” diyor.. Felsefe ve mantığı klasik şekliyle düşünürseniz Positivizmi din haline dönüştürürsünüz.. Nitekim Batı bu hataya düşmüştür.. Oysa Kuvantum fiziği positivist mantık anlayışını çürüteli neredeyse 100 yıl olacak.. Bizim entel dünyamız ise 150-200 yıl önceki Saint Simon’ların, August Comte’ların bilimsel anlayışına takılıp kalmıştır.. Geçen asrın başlarında katı Pozitivist anlayışı terkeden Batı’ya karşı bizim hâlâ direnmemiz, bir tesadüf değildir.. Felsefe ve mantık derslerinin yokluğu ile başlayan düşünce kuraklığı bu sonucu doğurmuştur.. Ayrıca çorak bir bilim ikliminde yetişen üniversite mensuplarının da felsefe yokluğundan şikayetçi olmadıkları anlaşılıyor.. Çünkü felsefe denilen mantıksal düşünce sistemi bilimsel eleştiriyle işe başlar.. Ortada bilim olmayınca bilimsel eleştiri de gerçekten çekilmez(!) “Viyana Çevresi”nin pozitivist öncüsü Ernest Mach’ın ölünceye kadar atomun varlığına inanmaması pozitivizme körü körüne inanmış olmasındandı...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT