BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Her senaryoya hazırız

Her senaryoya hazırız

Gül: Çalışmalarımızı tamamladık ama bu illâ da savaşacağız anlamına gelmiyor Emrivaki yok ! IRAK’ta bir savaşın çıkmasını hiçbir zaman istemediklerini söyleyen Başbakan, “Ancak, hükümetin bir görevi de Türkiye’yi her türlü senaryo ve gelişmelere göre hazırlamaktır. Bizim yaptığımız da budur. Yoksa Türkiye bir savaşa, bir çatışmaya giriyor, demek değildir. Hiç kimsenin emrivakisiyle hareket etmeyeceğimiz bilinmelidir” dedi. Irak’ı uyardı TÜRKMEN Cephesi yetkilileriyle görüştüğünü hatırlatan Gül, Talabani ve Barzani ile bir araya geleceğini belirterek, Irak’a da çağrıda bulundu: “Bölge savaşlarla kırıldı. Onun için Irak, üzerine düşeni yapmalıdır. Saddam yönetiminin, BM ile açık ve eksiksiz bir işbirliği içinde bulunmasını ve provokasyondan kaçınmasını özellikle hatırlatıyorum.” ABD’nin istekleri 1>Limanlar İNCİRLİK, Diyarbakır, Malatya, Muş ve Batman havaalanlarıyla Mersin, İskenderun ve Antalya limanlarının bildirimsiz kullanımı. 2>Topraklar 90 bin Amerikan askerinin Türkiye topraklarında konuşlandırılması ya da Kuzey Irak’a geçmeleri konusunda izin verilmesi. Ankara’ya Irak tehdidi ABD, Türkiye’nin Irak’la ilgili cevabının gecikmesinden rahatsız. Desteğin az olması halinde Bush Türkiye ile siyasi ve ekonomik ilişkileri en aza indirecek.



Her senaryoya hazırız ANKARA - Başbakan Abdullah Gül, Irak'la ilgili gelişmelerin ciddi bir noktaya geldiğini belirterek, hükümet olarak Türkiye'yi her türlü senaryo ve gelişmeye hazırladıklarını söyledi. Gül, bu hazırlıkların "Türkiye savaşa giriyor" şeklinde algılanmamasını da istedi. Başbakan Abdullah Gül, AK Parti Meclis grubu toplantısında yaptığı konuşmada, Irakl'a ilgili gelişmeleri değerlendirdi. Irak meselesini titizlikle takip ettiklerini anlatan Gül, "Irak'ta olup bitenlere kayıtsız kalamayız. Hükümetin görevi Türkiye'yi her türlü senaryo ve gelişmelere göre hazırlamaktır. Yoksa Türkiye bir savaşa giriyor, çatışmaya giriyor değildir. Böyle bir şey de söz konusu değildir. Bu nedenle hükümetin yaptığı hazırlıkları savaşa hazırlık olarak almamak gerekir. Bundan sonra da bu tip çalışmalar devam edecektir. Zaman zaman sansasyon ve olağanüstü durumlar çıkartmak basın yayın organların işine gelebilir. Kamuoyunun gerçekleri bilmesi gerekir" dedi. Taahhütte bulunmadık Dış politika konusunda başta muhalefet lideri olmak üzere TBMM'yi bilgilendireceklerini anlatan Gül, yarın TBMM'de Keşif Gücün görev süresinin uzatılması konusunda yapılacak görüşmeler sırasında da Irak meselesinin gündeme geleceğini söyledi. Türkiye olarak her şeyin uluslararası hukuk kuralları ve meşruiyet içinde yapılmasını istediklerini ifade eden Gül, "Bunu muhataplarımıza da açık açık söyledik. TBMM'nin yetkisinde olan bir çok konunun bulunduğuna da dikkatlerini çektik ve bunun da Anayasal mecburiyet olduğunu anlattık. Bunu söylerken biz herhangi bir karara varmış veya herhangi bir taahhüdde bulunmuş değiliz" diye konuştu. Barış için çalışıyoruz Başbakan Gül, Irak meselesinin, ekonomik, insani, ticari siyasi ve stratejik boyutlarını enine boyuna titizlikle incelediklerini kaydetti. Gül, Türkiye'nin çok yönlü ulusal çıkarlarını ve bölgedeki konumunu göz önünde bulundurmak zorunda olduklarını belirterek, önümüzdeki hafta Ekonomik ve Sosyal Konseyi toplayarak Irak meselesinin ekonomik boyutlarını değerlendireceklerini söyledi. Gül, önceki gün Türkmen Cephesi temsilcileri ile görüştüğünü, önümüzdeki günlerde ise Barzani ve Talabani ile biraraya geleceğini hatırlatarak, "Bütün gayretimiz barışçıl bir çözüm bulmaya yöneliktir. Kimsenin arzu etmediği bir savaş çıkması durumunda bütün coğrafya etkilenecektir. Bu nedenle Irak yönetimine BM ile açık bir işbirliğinde bulunmasını, BM sürecini aksatacak davranışlardan kaçınmasını hatırlatıyorum. Irak'ın da çabası ile barışa bir imkan tanınması halinde Türkiye Irak'ın uluslararası toplum içindeki güvenli ve itibarlı yerini tekrar alması için üzerine düşeni yapacaktır" diye konuştu. Emir almayız Irak meselesinde bölge ülkelerine de büyük görev düştüğünü hatırlatan Gül, lüzumsuz kışkırtmaların içine girmenin hiçbir zaman bölge halkının lehine olmadığını söyledi. Gül, "Biz olup biterlere şüphesiz kayıtsız kalamayız. Komşu ülke halkı bize akrabadır. Bu olay sadece bugünümüzü değil, önümüzdeki 20 yılı, 30 yılı da düşünerek tahlil edilmelidir. Biz bunları yapıyoruz. Yoksa hiç kimsenin emri, talimatı ve emrivakisi ile kesinlikle hareket etmeyiz. Dikkate alacağımız husus, kendi ülkemizin ve halkımızın çıkarları, bölge halkının huzurudur" dedi. Gül: Orduya talimat vermedik ANKARA - Başbakan Abdullah Gül, Irak için Türk Silahlı Kuvvetleri'ne "hazır ol" emri verdiği yönündeki haberleri yalanladı. Başbakan Abdullah Gül, Irak'taki gelişmeler konusunda CHP lideri Deniz Baykal'a bilgi verdi. Gül'ün Meclis'teki makamında gerçekleşen ve yaklaşık bir buçuk saat süren görüşmeye Mili Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Uğur Ziyal, AKP Grup Başkanvekili Eyüp Fatsa ile CHP'nin dış politika kurmayları Şükrü Elekdağ, Onur Öymen ve İnal Batu katıldı. Görüşmenin ardından açıklama yapan Başbakan Gül, Irak'la ilgili gelişmeler konusunda orduya talimat verildiği yönündeki haberlerin hatırlatılması üzerine, "Böyle bir şey kesinlikle söz konusu değildir. Dün (önceki gün) yaptığımız toplantıda hükümet üyelerimizi bilgilendirdik. Bu tip haberleri görünce üzülüyorum. Bunlar ya bilgisizlikten, ya da piyasaları yönlendirmeye dönüktür. Açıklıkla söylüyorum, böyle bir şey kesinlikle söz konusu değildir" diye konuştu.ABD'nin taleplerine cevap verilip verilmediği yönündeki bir soruya ise Gül, "Bunlarla ilgili görüşlerimizi vakti gelince aktaracağız" cevabını verdi. Baykal: Çok duyarlı ve dikkatli bir konumdayız CHP lideri Baykal ise, Başbakanın kendilerine Irak'la ilgili bilgi verdiğini hatırlatarak, "Bu konuda biz de çok duyarlı ve dikkatli bir konumdayız. Sayın Başbakan ellerindeki son bilgileri kapsamlı bir biçimde açıklıkla yansıttılar" diye konuştu. Verilen bilgilerin durumu gerçek boyutlarıyla ortaya koyduğunu anlatan Baykal, "Biz de düşüncelerimizi, kaygılarımızı Sayın Başbakanla paylaştık. İnanıyorum en doğru kararı almak için bundan sonra da gerekli temasları yapacaklardır" dedi. 6 bin kimyasal silah eksik BAĞDAT- Irak'ın silah bildirimi dosyasını inceleyen uzmanlar, bir bölümü İran-Irak savaşı sırasında kullanılan 250 ve 500 kiloluk kimyasal bombalardan, 6 bininin 'kayıp' olduğunu ileri sürdüler. BM silah denetçileri şefi Hans Blix, kimyasal bombalar konusunda bilgi içeren belgeyi incelediklerini açıkladı. Blix, BM Güvenlik Konseyi'ne 9 Ocak'ta tekrar bilgi verecek. 16 saat sonra ortaya çıktı Birleşmiş Milletler silah denetçilerinin başkanı Hans Blix, 'hava kuvvetleri' belgesi olarak bilinen ve Irak'ın 1980-1988 İran-Irak savaşı sırasında kullandığı cephanelerin dökümünün yapıldığı belgenin kendilerine teslim edildiğini ve incelenmekte olduğunu doğruladı. Irak'ın elindeki uçaklardan atılan kimyasal bombalarla ilgili ilk ipucu 1998'de Irak Hava Kuvvetleri Komutanlığı'ndaki denetim sırasında ortaya çıkmıştı. 6 bin kimyasal bombayla ilgili ilk bilginin, Temmuz 1998'de Irak Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nda BM silah denetçilerinin 16 saat süren denetimi sırasında ortaya çıktığı belirtiliyor. Buna göre, denetim sırasında bir BM denetçisi 6 sayfalık bir belge gördü ve belge elinden Iraklı yetkililer tarafından alınmadan önce bazı notlar tutmayı başardı. Bombalar bildirimde yok Iraklı yetkililer bu belgeyi 30 Kasım'da tekrar BM yetkililerine verdiler ancak, ne 12 bin sayfalık silah bildirimi raporlarında, ne de raporun üst yazısında, belgede bahsedildiği iddia edilen 6 bin kimyasal bomba ile ilgili bir açıklama yapmadılar. Bağdat yönetimi, bombalardan 100 bin kadarını İran savaşında kullandığını ya da tahrip ettiğini, geri kalanının ise ya Körfez Savaşı sırasında ya da 1990'lı yıllarda sürdürülen Birleşmiş Milletler silah denetimi sırasında tahrip edildiğini öne sürmüştü. Rumsfeld'den Kuzey Kore'ye: Sizi de vururuz... WASHİNGTON - Kuzey Kore'nin nükleer silah programını yeniden devreye sokma girişimleri ABD'nin sert tepkisine yol açtı. Başkan Bush'un, Irak ve İran'la birlikte Kuzey Kore'yi 'şer üçgeni'ne dahil etmesinin ardından Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Philip Reeker, Kuzey Kore'nin bu işe hemen son vermesini istedi ve "Sakın bu konuda pazarlık bile yapmaya kalkışmasınlar" dedi. Savunma Bakanı Donald Rumsfeld de, "Dikkatler Irak'a yoğunlaştığı sırada Kuzey Kore'nin nükleer silah programını yeniden başlatması girişimi kendileri için bir hata olur. Amerika Birleşik Devletleri, gerekirse 2 cephede birden savaşma gücüne ve ikisini de kazanma kapasitesine sahiptir" diyerek Kuzey Kore'yi vurmakla tehdit etti. Çinli yetkililer de ABD'ye aynı yönde söylemde bulunarak, "Kore adası nükleer silahtan arındırılmalı" açıklamasını yaptılar. Kuzey Kore'nin ABD'ye cevabı da aynı yönde sert oldu. İktidarın yayın organı Rodong Sinmun gazetesi, "Washington, konuyu uluslararası hale getirmeye çalışıyor. Ancak bu kontrol edilemeyecek felaketten başka bir şey sağlamaz" diye yazdı. Kuzey Kore Savunma Bakanı Kim İl-chol de, "ABD, küstah... Bizi tehdit ederek, küçümseyerek, nükleer savaş çıkarmak istiyorlar. Ancak ordumuz Amerika'yı acımasızca cezalandırmaya hazırdır. ABD bizi kışkırtırsa, atom bombasından daha güçlü şekilde tek yürek olarak onları cezalandıracağız" dedi. ABD'den örtülü tehdit WASHİNGTON- Bush yönetimi, ABD askerlerinin Irak'a kuzeyden Türkiye üzerinden girmesi planına Ankara'dan henüz resmi cevap gelmemesinden rahatsızlık duyuyor. ABD Savunma Bakanlığı Pentagon'a yakın bazı kaynaklar, Türkiye'nin ABD'ye beklediği düzeyde destek vermemesi durumunda, bunun Ankara'ya maliyetinin olabileceğini belirtiyor. ABD'nin güvenceleri Türkiye'yi tatmin etmiyor. Bu yüzden mesele hâlâ çözümlenemedi. ABD'nin askeri taleplerine Türkiye'nin cevabının gecikmesi ise, Washington'un planlarını olumsuz etkiliyor ve özellikle Pentagon yönetimini huzursuz ediyor. Özellikle operasyonun Türkiye yüzünden aksaması halinde, Türk-ABD ilişkilerinin ekonomik ve siyasi yönden olumsuz etkileneceğine kesin gözüyle bakılıyor. Bu durumda Türkiye'nin Irak'ın geleceğine ilişkin sözünün daha az geçebileceği yönünde üstü kapalı uyarılarda da bulunuluyor. Mersin Limanı savaşa hazırlanıyor MERSİN (İHA) - ABD'nin, Irak'a yönelik askeri operasyon hazırlıkları her geçen gün artarken, muhtemel savaş durumunda kullanmak istediği Mersin Limanı'nda da hareketlilik başladı. Yaklaşık 2 ay önce bir Amerikan heyetinin limana gelerek incelemelerde bulunduğu ileri sürülürken, yapılan tespitlerin ardından daha önce ticari gemiler için kullanılan 6 adet rıhtım, sivil gemi trafiğine kapatıldı. NATO'ya tahsis edildiği bildirilen 16, 17, 18, 19, 20 ve 21 nolu rıhtımda bulunan dev vinçlerin tahliye işlemleri de başladı. Ticari gemi trafiğine kapatılan rıhtımların batı kısmının 490 metre uzunluğunda doğu kısmının ise 253 metre uzunluğunda olduğu belirtilirken, derinliği 6.5 metre ile 10.5 metre arasındaki bu bölgenin 14 metre ile 20 metreye çıkarılması amaçlanıyor. Savaş gemileri için ayrıldığı ileri sürülen rıhtımdaki derinleştirme çalışmalarının da önümüzdeki günlerde başlayacağı öğrenildi. İlk hedef Musul-Kerkük ABD, Irak'a yönelik operasyon için hazırlıklarını hızlandırırken, Londra'da Arapça yayınlanan El Şarkül Awsat gazetesi, ABD Savunma Bakanlığı'nın harekat planına ilişkin ayrıntıları gündeme getirdi. Gazetenin haberine göre, Irak operasyonunun başlamasından hemen sonra Almanya'da bulunan ABD özel birlikleri Türkiye'deki üslere nakledilecek. Bu birlikler, büyük bir hızla helikopterlerle ilk cephenin açılacağı Kuzey Irak'a taşınacak. Kuzey Irak'taki ABD askerleri, buradaki önemli petrol sahalarının güvenliğini sağlayacak ve Kerkük ile Musul'u da kontrolü altına alacak. Bu bölge kontrol altına alındıktan sonra Irak'ın güneyi denizden girişilecek bir operasyonla kuşatılırken, eşzamanlı olarak batıdan kara harekatı başlatılacak Amerika ne istiyor? ABD'nin Türkiye'den bir an önce karar vermesini istediği iki önemli talebi var. ğ İncirlik, Diyarbakır, Malatya, Muş ve Batman havaalanlarıyla Mersin, İskenderun ve Antalya limanlarının bildirimsiz kullanımı. ğ Amerikan askerlerinin Türkiye topraklarında konuşlanması ya da Kuzey Irak'a geçmesi. Ankara, bu iki istekten hangisine olumlu cevap verirse versin, bir anlamda savaşa da doğrudan girecek. ABD'yi bu derece baskı kurmaya iten neden ise daha önce Ankara'ya ilettiği takvimden kaynaklanıyor. Buna göre, Washington, Aralık ayı sonuna kadar üslerdeki incelemeyi tamamlamayı, Ocak ayı içinde üslerdeki eksiklikleri gidermeyi ve Ocak sonu, Şubat başından itibaren de uçak ve personeli getirmeyi planlıyor. ğ Ocak başında üslerdeki inşaat faaliyetlerinin başlaması ancak Ankara'nın üsleri harekat için kullanıma açma kararıyla mümkün olabilecek. Bunun için de Meclis kararı gerekecek.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT