BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İşgale mi uğruyoruz?

İşgale mi uğruyoruz?

Amerika, Mersin ve Trabzon limanlarını istiyor. Muş ve Diyarbakır havaalanlarını da istiyor. İncirlik Üssünü zaten emrindeki toprak farz etmekte. Herhalde Konya, Malatya havaalanlarını da istiyordur. Veya isteyecektir.



Amerika, Mersin ve Trabzon limanlarını istiyor. Muş ve Diyarbakır havaalanlarını da istiyor. İncirlik Üssünü zaten emrindeki toprak farz etmekte. Herhalde Konya, Malatya havaalanlarını da istiyordur. Veya isteyecektir. Ayrıca Doğu Anadolu’ya 90 bin asker sevk etmek ve bunun 30 binini bölgede mevzilendirmek peşinde. Deniz ve hava limanları tahsis edildi. Mersin limanı deniz trafiğine kapatıldı bile. Yakında Trabzon da kapanır. Anadolu coğrafyası, Mersin-Trabzon hattının doğusuyla olduğu gibi Amerikan nüfuzuna geçmek üzere. Ne demek Muş hava meydanı? Ne demek Trabzon limanı? Trabzon’la Kuzey Irak’a müdahalenin alakası ne? Ya o 90 bin asker meselesi? 90 binin 30 bini “Şark bölgesi”ndeki “Vilayat-ı sitte”de bırakacakmış. Peki kim sayacak? 30 değil de 60 bin içerde kalsa kim fark eder? Neticede beyanlarına inanacaksınız. Devlet, asla ve asla yabancı askere izin vermesin. Bunun sonu felaket olur. Çekiç Güç tecrübesini kat’iyyen unutmayınız. Yarın o 30-40-60 her ne ise kontrol dışına çıkar. Bir de isimle statü verdiler mi iş tamam. Dikkat ediniz ve hiç unutmayınız. Amerika bölgeye haritayı değiştirmek ve kalıcı olarak geliyor. Hatırlamanız lazım. Saddam Hüseyn’in yerine oturacak rütbeli kişi bile belli. 58. Hükümet daha birinci ayında çok nazik ve son derecede hassas ve tehlikeli bir mevzu ile yüz yüze. Çetin bir imtihan veriyorlar ve verecekler.. Devlet organlarının fevkalade koordineli çalışması lazım. Amerika’nın bir kaybı yok. Onun parası TL karşısında sürekli değer kazanıyor. Plan ve projeleri de kendince belli. Su üzerinde giden kâğıt sandal gibi olmayalım. İçimiz rahat değil. Kardeş kardeşe kırdırılacak. Başbakan Abdullah Gül’ün Arap-Kürt-Türk akrabalık ve kardeşliğini üzerinde dura dura ısrarla dile getirmesi iyi olmuştur. Tuzağa düşmemeliyiz. Hep dost ve müttefik diyerek bir tarihte Paris’te, bir tarihte Berlin’de bir tarihte Londra’da başımıza çoraplar örüldü ve hep kaybettik. Bu defa da Washington’da mı o çoraplar örülüyor? Bir hakikati daha unutmayınız. ABD, Lozan Andlaşması’nı tanımamıştır. Ve birçok unutulmayacak acıdan biri de Sevr taslağıdır. O taslağın hayata geçmesini nice başkent hayal etmekte. Türkiye, her halükârda, Balkanlar, Kafkaslar ve Orta Doğu için bir çok emelin önündeki tek engeldir.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT