BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Cevap bekleyen sorular

Cevap bekleyen sorular

Ankara, adım adım yaklaşan savaş karşısında tavır belirlemeye çalışıyor YAŞ toplanıyor 1. Körfez Savaşı’nda 100 milyar dolar zarara uğrayan Türkiye, ikinci bir savaşla oluşacak ekonomik krizin altından nasıl kalkacağı sorusuna cevap arıyor. ABD, asker ve tesisler konusunda ‘acil cevap’ beklerken, Ankara, turizmden ihracata kadar bir çok kalemde uğrayacağı zararın hesabını yapıyor. Bugünkü YAŞ ve yarınki MGK toplantıları sonrasında Ankara’nın cevabının netleşmesi bekleniyor. Türk Ordusuna sıcak bakıyoruz Türkmen lideri Ağa ile görüşen IKYB lideri Talabani, “Türk Ordusu, uluslararası bir koalisyonla K.Irak’a girerse memnun oluruz” dedi. Talabani, ABD’nin bölgede 5 yıl kalmasını kabul etmediklerini de söyledi. Patronlardan çağrı Girdiğimize değsin bari Irak savaşında Türkiye’nin tarafsız kalamayacağını söyleyen Sakıp Sabancı, “Haklarımızı cesaretle arayalım, küçük rakamlara kanmayalım. 65 milyonun menfaatini alalım” dedi. ATO Başkanı Aygün de, Türkiye’nin “basiretli bir tüccar gibi davranmasını” istedi. İsrail’den iddia: Irak savaşı Şubat’ta İsrail Meclis Başkanı Pordes, askeri istihbarattan gelen bir bilgiyi açıklarken, “ABD’nin Irak’a yapacağı muhtemel saldırı büyük bir ihtimalle Şubat ayının başında gerçekleşecek. Ocak’ta kesinlikle savaş yok” dedi.



Cevapsız sorular **** Savaş durumunda ve sonrasında Türk ekonomisi nereye gidecek? Kuzey Irak’ta ne gibi gelişmeler olacak? Kuzey Irak’ta bir Kürt Devleti kurulacak mı? Kurulursa Türkiye’nin tavrı hangi yönde olacak? Türkiye, Kuzey Irak’a ABD’ye rağmen tek başına mı girecek yoksa uluslararası bir koalisyon ile birlikte mi hareket edecek? Irak’ın toprak bütünlüğü bozulacak mı? ‘Hayır’ denilmesi halinde, ABD Türkiye’ye küser mi? Böyle bir durumda Irak’ın geleceği konusunda Türkiye safdışı bırakılır mı? Ekonominin can damarlarından olan Türk turizmindeki kayıp hangi noktaya varır? İhracatın etkileneceği kesin gibi görülürken, petrol fiyatlarındaki artışın getireceği külfetler hangi noktaya varır? Türkiye, 2003 yılına yönelik makro ekonomik hedefleri (büyüme, enflasyon gibi) tutturabilir mi? Yabancı sermaye ve yatırımcının kaçışı nasıl engellenebilir? Ödemeler dengesinde istikrar kalır mı? Dış borç ödemelerinin aksaması halinde Türkiye’nin uluslararası piyasalarda uğrayacağı itibar kaybı gelecek açısından nelere yol açar? **** ABD’nin Irak savaşı ile ilgili olarak Türkiye’den, “Bize desteğiniz hangi yönde olacak?” sorusuna cevap beklediği bu günlerde Ankara, muhtemel bir Irak savaşının ülkeye neler getirip götüreceği sorularına cevap arıyor. ABD, Türkiye’den iki önemli konuda destek istiyor. Birincisi, Amerikalı 90 bin askerin Türkiye topraklarında konuşlandırıldıktan sonra Kuzey Irak’a geçiş yapması... İkincisi ise, Mersin, Trabzon, İzmir gibi limanlar başta olmak üzere bir çok deniz limanı ile havalimanlarından bazılarının ABD güçleri tarafından kullanılması... Savaşın Şubat ayı başlarında başlayacağı iddiaları göz önüne alındığında Amerika hazırlıklara başlamak üzere Ankara’dan “çok acil” cevap bekliyor. Ankara’nın 1 haftadır yapılan çağrıya henüz net cevap vermemesinin temelinde ise, bazı soruların hâlâ cevaplanmamış olması yatıyor. Ekonomi ne olacak? Bu soruların en başında Türk ekonomisi geliyor. 1. Körfez Savaşı’nda Türkiye’nin uğradığı yaklaşık 100 milyar dolarlık maddi zararın bugüne kadar, başta ABD olmak üzere hiçbir ülke tarafından karşılanmamış olması, Ankara’nın 2. Körfez Savaşı’na soğuk bakmasında en önemli etken olarak ortada duruyor. Ankara, yapılan gizli pazarlıklarda, Türkiye’nin ikinci bir ekonomik krizi kaldıramayacağını ısrarla vurguluyor ve bu yönde ABD’den garanti almaya çalışıyor. Türk ekonomisinin turizmden ihracata kadar bir çok kalemde büyük zararlara uğrayacağını hesaplayan Ankara, bu konudaki kararı tek başına da vermek istemiyor. Savaş görüşmeleri Kendisini savaşa sokacak bir sürecin içine girmek istemeyen Ankara, bu yüzden Kuzey Irak’taki Kürt liderler başta olmak üzere ilgili tüm taraflarla bir araya geliyor ve bir görüş belirlemeye çalışıyor. Bu yöndeki çalışmalar, çerçevesinde en son AK Parti lideri Recep Tayyip Erdoğan’ın Rusya’ya gittiği ve burada Rusya Devlet başkanı Vladimir Putin ile Irak konusunda bir araya geldiği biliniyor. Her iki liderin de görüşme sonrası yaptığı açıklamalarda, “Bölgede bir savaşa sıcak bakılmadığı ve oluşacak ekonomik kayıpların büyük boyutlara ulaşacağı” vurgulanıyordu. Türkiye yine aynı çerçevede, Mısır, Suriye, Suudi Arabistan gibi ülkelerle de temasta bulunuyor ve bu ülkelerin Irak konusunda ortaya koyacağı görüşlerle yönünü bulmaya çalışıyor. Kabine’den bilgi yok Türkiye’nin karar almasında en önemli kilometre taşlarından biri olan Bakanlar Kurulu, dün yapılırken burada konunun ele alındığı Hükümet Sözcüsü Abdüllatif Şener tarafından açıklandı. Şener, Irak’la ilgili gelişmeler hakkında açıklama yaparken, Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış’ın Kabine’ye bilgi verdiğini söylemekle yetindi ancak ayrıntılara girmedi. Irak konusunun en canlı olarak ele alınacağı zirvelerden biri ise, bugün Ankara’da toplanacak olan Yüksek Askeri Şûra (YAŞ) olacak. Genelkurmay Başkanlığı Karargahı Çakmak Salonu’ndaki toplantıda, yapılan resmi açıklamaya göre, başta Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) personel, eğitim, disiplin konuları olmak üzere planlı faaliyetleri değerlendirilecek, TSK’yı ilgilendiren diğer konular görüşülecek. Şûra’nın en ilginç noktalarından biri, Başbakan Gül açısından yaşanacak. Şûra’da, Başbakan Abdullah Gül’ün yanı sıra Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül ile bu yıl orgeneralliğe terfi eden 2. Ordu Komutanı Orgeneral Fevzi Türkeri ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ da ilk kez yer alacak. Resmi açıklamaların aksine, YAŞ’ta gündeme gelecek en önemli konu, Irak savaşı olacak. Milli Güvenlik Kurulu da (MGK), yarın Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in başkanlığında Çankaya Köşkü’nde toplanacak. Ankara’nın ABD’ye kesin cevabını, bu hafta sonu ABD’ye iletmesi bekleniyor. Dünya bizi izliyor Türkiye’nin, Irak savaşında nasıl bir tavır alacağı, Amerika’nın Ankara’dan istediği üs, hava sahası ve Türk topraklarında asker bulundurma gibi talepleri sadece Türk medyası ve kamuoyunda değil dünyada da merakla izleniyor. Uluslararası medyanın en güçlüleri arasında yer alan İngiliz BBC, Amerikan Fox ve CNN gibi medya kuruluşları, düzenledikleri özel programla, Ankara’nın ne yönde bir tavır izleyeceği sorularına cevaplar bulmaya çalışıyorlar. Yorumcular, Türkiye’nin savaşa girmekten başka çaresi olmadığını ileri sürerken, Ankara’nın, uğranılacak maddi zararlar konusunda ABD ve uluslararası finans kuruluşlarından daha fazla yardım alabilmek için manevralar yaptığını ifade ediyorlar. ‘Kerkük, Irak halkına ait’ Celal Talabani ile görüşen Türkmen Cephesi Başkanı Ahmet Ağa, çıkışta yaptığı açıklamada, Türkmenlerin diğer halklarla eşit haklara sahip olması gerekliliğine dikkat çekti. Ahmet Ağa, Kerkük’te tüm Irak halkının hakkı olduğunu kaydetti. ‘Türk ordusuna sıcak bakıyoruz’ ANKARA- Irak Kürdistan Yurtseverler Birliği (IKYB) lideri Celal Talabani, Türkiye’nin her zaman müttefik bir ülke olduğunu ve Türk askerinin de dost bir ülkenin askeri olarak kabul edeceklerini kaydetti. IKYB Lideri, Türkmen Cephesi Lideri Sanan Ahmet Ağa görüşmenin ardından yaptığı açıklamada; muhtemel bir operasyon sırasında bölgeye gelecek yabancı güçlerin, rejimin yıkılması ve koalisyon hükümetinin kurulmasının ardından, en kısa sürede Irak’tan ayrılmalarını istediklerini söyledi. Arınç’tan gizli görüşme teklifi ANKARA- TBMM Başkanı Bülent Arınç, Irak’la ilgili gelişmelerin Meclis Genel Kurulu’nda kapalı bir oturumda ele alınması önerisinde bulundu. Bu konuyu Başbakan Abdullah Gül ile siyasi parti gruplarına da ileteceğini belirten Arınç, “Sayın Başbakan da mutlaka Meclise bilgi arz etmelidir. Gerekiyorsa bu işin niteliği icap ettiriyorsa, Meclis’te denediğimiz yöntem var. Bu genel görüşmenin gizli yapılması da mümkündür.” diye konuştu. Keşif gücün görev süresi uzatıldı ANKARA- Körfez Savaşından sonra oluşturulan Kuzeyden Keşif Harekatı’nın görev süresinin 31 Aralık 2002 tarihinden itibaren 6 ay daha uzatılması konusunda TBMM, hükümete yetki verdi. Kamuoyunda ‘Keşif Güç’ olarak bilinen Kuzeyden Keşif Harekâtı’nın görev süresinin altı ay daha uzatılmasına yönelik Başbakanlık Tezkeresi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi. Tezkerenin kabul edilmesi ile Meclis, Keşif Gücün görev süresinin 6 ay daha uzatılması için hükümete yetki verdi. Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış, Keşif gücün ABD ve İngiltere hava unsurlarının katılımı ile sadece keşifle sınırlı olan hava harekatını kapsadığını söyledi. Musul-Kerkük için ‘Lozan Formülü’ ANKARA- ABD’nin taleplerine cevap arayan Ankara, bir yandan da Kuzey Irak’ın denetimi konusunda hem Washington yönetimi, hem de Kürt gruplarla görüşmelerini sürdürüyor. Edinilen bilgilere göre, şimdiye kadar her iki tarafla yapılan görüşmelerde, özellikle Musul-Kerkük’ün denetimi noktasında anlaşmazlık aşılamadı. Görüşmelerde taraflar arasındaki bu güvensizliğin aşılması için ilginç bir formül üzerinde durulduğu öğrenildi. Buna göre; Lozan anlaşması imzalanana kadar Türk ve İngiliz askerleri için geçerli olan ateşkes hattının muhtemel Irak harekatı için de geçerli olması fikri ortaya atıldı. Bu formüle göre, eğer Türk ordusu Kuzey Irak’a girerse, Lozan Anlaşması sırasında çizilen ateşkes hattının ötesine geçmeyecek, Musul ve Kerkük’ün içine girmeyecek. Aynı durum Kürt gruplar ve İngilizler için de geçerli olacak. İsrail: Irak’a muhtemel saldırı Şubat başında KUDÜS- İsrail Meclis Başkanı Giora Pordes, askeri istihbaratın ABD’nin Irak’a muhtemel saldırıyı, büyük ihtimalle Şubat ayı başında düzenleyeceğini düşündüğünü bildirdi. Pordes, ordu istihbarat birimi başkanı Tümgeneral Aharon Zeevi-Farkaş’ın meclis üyelerine, Irak saldırısının Ocak ayı içinde yapılmayacağını söylediğini belirterek, Farkaş’ın açıklamalarına dayanarak, Irak’a saldırıya geçilmesi durumunda bunun Şubat ayı başında olacağı kanısında olunduğunu kaydetti. Bu arada, Irak’ta denetimlerini sürdüren BM silah uzmanlarının, Bağdat’ın kitle imha silahı olup olmadığıyla ilgili raporunu 27 Ocak’a kadar Güvenlik Konseyi’ne sunması gerekiyor. Aygün: Türkiye basiretli tüccar gibi davranmalı ANKARA- Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Sinan Aygün, Irak`a düzenlenecek bir askeri operasyona sıcak bakmalarının mümkün olmadığını vurgularken, “Bütün çabalara rağmen Türkiye, Irak operasyonu dışında kalamayacaksa, basiretli bir tüccar gibi davranması gerekir” dedi. 1991 yılındaki Körfez Savaşı`nın Türkiye’ye 80 milyar dolarlık faturasının olduğunu hatırlatan Aygün, Irak`a muhtemel bir müdahalenin Türkiye`nin ekonomik dengelerini bozacağını, toprak bütünlüğünü tehlikeye sokacağını belirtirken, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde az çok işleyen sınır ticaretinin biteceğini ve bölgenin ciddi bir sıkıntıya gireceğini öne sürdü. ASO Başkanı Çağlayan: “Büyümenin önünü açın” ANKARA- Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Zafer Çağlayan, Irak`ta bir savaş ihtimalinin giderek arttığını belirterek, “Irak`a yapılacak bir askeri müdahalenin ekonomimiz üzerinde çok olumsuz etkiler doğuracağı açıktır” dedi. Çağlayan ASO`nun aylık olağan Oda Meclisi toplantısındaki konuşmasında, Hükümet’ten günü kurtaracak çözümlerden uzak durmasını isteyerek şöyle konuştu: “Hükümet, geçici rahatlamaya yol açacak palyatif çözümler değil, sanayicinin rekabet gücünü olumsuz etkileyen sorunların üzerine gidecek uzun vadeli ve sağlıklı bir büyümenin önünü açacak tedbirler üzerinde yoğunlaşmalıdır.” “Savaşla ekonomik dengeler bozulacak” MALATYA(İHA)- Malatya Aktif İşadamları Derneği (MAKİAD) ile Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Malatya Şubesi tarafından yapılan açıklamada, Irak’a yapılacak müdahalenin Türkiye’nin ekonomisini derinden etkileyeceği belirtildi. MÜSİAD Şube Başkanı Selahattin Aşan, “Irak’a yapılacak müdahale, öncelikle dış ticaret ve turizm sektörüne büyük bir darbe vuracaktır. Borsayı alaşağı edecek, dövizin aşırı dalgalanmasına yol açacaktır. Savaşın bozacağı ekonomik dengeler münasebetiyle, 10 yıllık bir süre içerisinde meydana getireceği muhtemel maliyet 60-70 milyar doları bulacaktır” diye konuştu. İnşaat sektöründe savaş tedirginliği İSTANBUL(İHA)- Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı Nihat Özdemir, “Yeni hükümetimizin yürüteceği iç ve dış siyasetin ekonomiye olacak yansımaları ve özellikle komşumuz Irak’ta irademiz dışında oluşması muhtemel gelişmeler, inşaat sektörünün yeni yıldaki geleceğini belirleyecektir” dedi. Özdemir, “İnşaat şirketlerinin en büyük destekçisi olan devlet, yatırım yapmamaktadır. İnşaat şirketleri ciddi boyutta zaafa uğramıştır. Yabancı sermaye girişinin azlığı ve yerli yatırımların yetersizliği dolayısıyla özel sektör inşaat yatırımları da fazla bir şey vaat etmemektedir. Savaş olursa bu tablo daha da kötüye gidecektir” dedi. Küçük paralara kanmayalım İSTANBUL - Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sakıp Sabancı, Irak’ta savaş olmasını istemediğini, böyle bir durumun Türkiye’ye her yönüyle sorunlar getireceğini belirterek, “Irak’ta savaş olmasın. Olursa da haklarımızı fukara fukara aramayalım. Küçük küçük rakamlarla koşmayalım. 65 milyonun menfaatini alalım” dedi. Hacı Ömer Sabancı Vakfı’nca, Mimar Sinan Üniversitesi’nde, başarılı olan öğrencilerin ödüllendirildiği törende, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevaplayan Sabancı, “Olası Irak savaşı Türkiye’yi nasıl etkiler?” şeklindeki bir soru üzerine, bu gibi durumlar gündeme gelince, her kesimde hassas insanların bulunduğunu ifade ederek, “Bizim pencere diyor ki: Savaş olmasın. Olursa da haklarımızı fukara fukara aramayalım. Küçük küçük rakamlarla koşmayalım. 65 milyonun menfaatini alalım...Müzakerelerde akıllı davranmalıyız. Körfez krizinde bazı düzenlemeler vardı. O zaman da koalisyon ve birbiriyle sürtüşen liderler vardı. O zaman da haklarımızı iyi anlatamamıştık. Bir Mısır 34 milyar dolar para alabiliyor. Askeri ödemelerini affettirebiliyor. Biz ne yaptık, karşılaştırmalıyız. Bu da ekonomik penceredir” dedi. Sabancı, “Bugünkü iktidar Türkiye’nin istediklerini alabilecek mi?” şeklindeki soru üzerine de, iktidarı milletin seçtiğini ve sorunu yetkililerin çözeceğini söyledi. “Bu işi ABD’den, İngiltere’den ve İsviçre’den biri gelip çözmeyecek” diyen Sabancı, hükümetin, ortaksız olma avantajını iyi kullanmasını temenni etti.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT