BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Muhalefet yıpratıcı olmamalıdır

Muhalefet yıpratıcı olmamalıdır

3 Kasım Seçimlerinden sonra tek başına hükümet kuran AK Parti iktidarı, kahir ekseriyetin son umudu olmuştur. Ülke olarak ne denli ağır problemlerle karşı karşıya bulunduğumuz hepimizin malumudur. Bunlarla başa çıkmanın, ülkeyi düzlüğe çıkarmanın kolay olmadığı, her vicdanlı ve akl-ı selim sahibinin inkâr edemeyeceği bir gerçektir.



3 Kasım Seçimlerinden sonra tek başına hükümet kuran AK Parti iktidarı, kahir ekseriyetin son umudu olmuştur. Ülke olarak ne denli ağır problemlerle karşı karşıya bulunduğumuz hepimizin malumudur. Bunlarla başa çıkmanın, ülkeyi düzlüğe çıkarmanın kolay olmadığı, her vicdanlı ve akl-ı selim sahibinin inkâr edemeyeceği bir gerçektir. Salt AB, Kıbrıs ve Ortadoğu problemleri bile, artık iktidarı ile muhalefeti ile tüm kesimlerin istikrarımızı sağlamada yekvücut olmasını zorunlu kılmaktadır. Muhalefetin asli fonksiyonu; muhalefet yaparken yıkıcı değil, yapıcı bir üsluba yer vermek, hata ve yanlışları iyi niyetle ikaz etmektir. Bazı medya kuruluşları, güç odakları akıllarını başlarına devşirip, eski alışkanlıklarından vazgeçmelidir. Çünkü bu gemi batarsa, onlar da yok olacaktır. Yaşayacağımız başka bir coğrafya da mevcut olmadığına göre!.. Laikliğe karşı olmak ve dini siyasallaştırmak artık mazide kalmıştır. Yanlış bir icraatın faturasını dine çıkarmak, inançlara karşı en büyük saygısızlıktır. Merhum Özal’ın gerçekleştiremediği (ömrü vefa etmedi) en önemli projeler olan; düşünce ve ifade özgürlüğü, din ve vicdan özgürlüğü ile teşebbüs özgürlüğünü her kişi veya kesimin artık içine sindirmesi gerekir. Zira özgürlükler inşaatın çimentosudur. 58. Hükümetimiz’in kuruluşundan bu yana henüz mürekkep kurumadı bile. Devredilen miras belli! Belirli zaman dilimleri içinde kredi vermek ve icraat hakkında bilahare hüküm yürütmek daha inandırıcı ve ahlaki olmaz mı? Demek ki bazı zamanlarda sükutun belagatı gözardı edilmemelidir... > Necdet Akman - İSTANBUL İmam-Hatiplik hakkımız verilecek mi? Diyanet İşleri Başkanlığı’na; Bizler 17 Ekim 1999 yılında yapılan DMS’yi kazanan İmam Hatip Lisesi mezunlarıyız. Bu sınavda 70’in üzerinde puan alan İmam-Hatiplilere görev verileceğine dair açıklamalar yapılmıştı. ÖSYM tarafından 18-22 Kasım 2002’de yapılan yerleştirmede de İlahiyat Fakülteleri mezunları tercih edildi, bize sıra gelmedi. ÖSYM’nin yerleştirme yapacağına dair ilanından haberimiz olmadığı için, başvuru tarihini kaçırmış olduk. Bir telafi olacak mı, yoksa 3 yıl boşuna mı bekleyeceğiz? 03 Mayıs 2002 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan karara göre, DMS’yi kazananların haklarının o tarihten itibaren 2 yıl boyunca geçerli olduğunu biliyoruz. Yetkililerden istirhamımız, bu gibi mağduriyet yaşayanlara bir fırsat daha verilip, başvurularının kabul edilmesi veya bundan sonraki atamaların yapılmasında DMS’yi kazanan İmam Hatip Lisesi mezunlarına da öncelik hakkı tanınmasıdır. > Bir grup İmam-Hatipli Ev yapmak bu kadar engellenmemeli Adapazarı’nda bugün küçük bir ev yapmak bile çok zor. Çünkü depremden sonra “Yapı Denetim” devreye girdi. “Yapı Denetim” ruhsatı bedava değil, 1 tek katlı eve 1 milyar istiyorlar. Belediyelerin aldıkları da ilave olunca... Vatandaş olarak ev yapacağımıza orta hasarlı binalarda kira vererek oturmamız daha çok isteniyor gibi. Bu mevzuatın değiştirileceği söylenmişti. Hiç olmazsa 1 katlı evler için bu yapı denetimi olmazsa daha iyi olmaz mı? Belediyeler de 1 kat için işlemleri daha kolay hale getiremez mi? Vatandaşın inşaat yapması kolaylaşacak, piyasa da biraz hareketlenmiş olacak. Yeni Hükümet bu işe el atarsa çok memnun olacağız... > Recep Öziş - ADAPAZARI Orman katliamı yapılıyor Orman Bakanlığı’nın dikkatine; Ben de ülkemizdeki orman katliamına dikkat çekmek istiyorum. Yazık ki, ormanlarımız hâlâ hızla yok ediliyor ve buna ilgili kuruluşlar gereği gibi engel olamıyor... Trabzon/Maçka ve civarında bilinçsizce yok edilen orman ve bu ormanları korumakla görevli kişilerin duyarsızlığı anlatılır gibi değil. 10-15 milyona 20 yıllık çam ağaçları kesiliyor, bazı ilgililer bunun rantını yiyor. Heyelan bölgesi olan buralarda kesilen her ağacın felaketimize sebep olacağı hatırlanmıyor. 10 yıl kadar önce, Maçka’nın hemen yanıbaşında ağaç olmayan bölgenin 63 kişiye nasıl mezar olduğu unutulmuş gibi... Arazi yapısı çok dik ve bölge çok yağmur alıyor, haliyle tehlike de büyüyor. Daha 1-2 ay önce tam 800 adet çam ağacı kesildi, bazı görevlilerin 3-5 kuruş için buna nasıl göz yumdukları jandarma tutanaklarında sabittir. Yetkililer artık daha duyarlı olsun. Ciğerlerimiz olan ormanlar her gün biraz daha tükeniyor. Bölgemiz tehdit altında... > Bülent Eyüboğlu
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 98540
    % 1.95
  • 5.7805
    % -2.54
  • 6.6941
    % -2.41
  • 7.5738
    % -1.69
  • 228.497
    % -0.66
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT