BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Türkiye’yi yeniden düşünmek

Türkiye’yi yeniden düşünmek

Milletle devlet örtüşmeyince vatandaş kendi tedbirini kendisi alıyor. Daha önceki ABD’nin Irak’a müdahalesinde hatırlar mısınız “Bağdat Türkiye’ye saldıracak” diye süpermarketlerde ne varsa tüketmiş, evlerimize depolamıştık. Sonra da fazla mallar evlerde çürümüştü!



Milletle devlet örtüşmeyince vatandaş kendi tedbirini kendisi alıyor. Daha önceki ABD’nin Irak’a müdahalesinde hatırlar mısınız “Bağdat Türkiye’ye saldıracak” diye süpermarketlerde ne varsa tüketmiş, evlerimize depolamıştık. Sonra da fazla mallar evlerde çürümüştü! Şimdi böyle bir panik yok. Ancak Ankara’nın müteaddit defalar açıklamasına rağmen ekonomide ilk günlerdeki rahatlık yok. Sanki (yarın savaş var, aman buna hazırlıksız yakalanmayalım.) Böyle olunca da panikleniyor. TBMM Başkanı Sayın Bülent Arınç’ın dikkat çektiği husus çok önemli. Hükümet parlamentoya gelişmeler konusunda bilgi versin. Zaten biz savaşa iştirak edecek olursak, meclisten geçmeden imkanı yok. Ancak gündem o hale getirildi ki, her gün müdahale senaryolarını konuşur hale geldik. Böyle olunca akaryakıta daha önce eleştirdiğimiz gibi bilmem kaçınca zam yapıldı. İşsizlikte bir azalma olmadı. Bir günde 17 bin ziyaretçinin olduğunu düşünürseniz varın TBMM’nin çalışma şartlarını takdir edin. “Mahut medya” gündem sıralamasını maharetle yapıyor! Hükümetin de Avrupa Birliği atağındaki heyecanı artık görünmüyor. İşte ihale yasasının ertelenmesi saldırılar karşısında hükümet ezik tavır sergiliyor. Peki YÖK’e ne diyeceksiniz? Bir tek Erkan Mumcu Milli Eğitim Bakanı olarak, bu tekeli, bu antidemokratik tavrı kırmaya çalışıyor. Onun için de YÖK’e çok sayıda akademisyen YÖK’ün dayatmacı uygulamasına karşı çıkıyor. Peki nema ödenmesi çelişkileri?! Yine tartışılan konulara bakıyorsunuz, atamalar önünüze çıkıyor. Küçük dilinizi tutmak elinizde değil uygulamalar karşısında. Bazı bakanların kardeşleri, dünürleri, kayınbiraderleri, amca çocukları veya akrabaları. Belki çoğu bu hizmete layıktır, ancak öncelik sırası öyle olmamalı. Bu, rantı elinde tutan bürokratların işine geliyor. Nitekim önemli sayıda üst bürokrat CHP yönetimine bunları abartarak anlatıyor ve kendilerinin görevden alınmak istendiğini savunuyor. “Atatürkçü ve Laik kadrolar”ın silinmek istendiğini ileri sürüyor... Statükoyu korumak, kimseye bir fayda sağlamaz... Daha vakit erken. Hatırlatmalar için belki geç bile kalındı. Çünkü yapılması gereken çok iş, çözümlenmesi icabeden çok sorun var. Bir zamanlar 500 gün süre isteyen hükümetler vardı. İstediğini de aldı. Ancak “Vermeyince Mabut, neylesin Sultan Mahmut” Ancak doğrusu ilk üç aydır. Yani AK Parti’nin acil eylem plânındaki ilk, bilemediniz ikinci dilimi de dahil 180 günlük süredir. Bugünlerde Ankara’da tatil rahatlığı yaşanıyor. Parlamento 2 Ocak 2003 Perşembe günü açılacak. Onun için ciddi bir boşalma var başkentte. Yılbaşı tatilini herkes kendine göre uzatıyor. 2 Ocak’ta TBMM’nin toplansa bile çoğunluk sağlama ihtimali zayıf. Tatil yöresinde de olsa, seçmenlerle birlikte de olunca hükümetin yaklaşık iki aylık zamanını iyi değerlendirmek için bir fırsattır. Bu ülke ve insanımız için de şanstır. Ülke gündemini 2003’te mahut medya veya güç odakları, lobiler değil, bizzat Başkent Ankara tayin etmelidir. Mazeret haklı da olsa olumsuzluğu örtmez. Henüz vakit de geçmiş değil.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT