BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ‘Sakin olalım’

‘Sakin olalım’

Başbakan Gül: Abartılı savaş haberleri ekonomiyi olumsuz etkiliyor “Hassas olalım” uyarısı Gazetelerİn genel yayın yönetmenleri ve TV yöneticileriyle ayrı ayrı bir araya gelen Başbakan Abdullah Gül, Irak’la ilgili çıkan abartılı haberlerin ekonomiyi olumsuz etkilediğini belirterek, “Bu konuda daha hassas ve dikkatli olmalıyız” dedi. Irak politikası konusunda “devlet uyum içinde” diyen Gül, Körfez’e yapılan yığınağın, barışı hedeflediğini belirterek, “önümüzdeki günlerde komşuları dolaşıp barışı zorlayacağım” dedi. Meclis’te gizli oturum Türkiye’nin rüzgara kapılıp giden bir ülke olmadığını ifade eden Gül, Saddam’a da, halkına zulmettiği için sıcak bakmadıklarını belirtti. Irak’la ilgili uzun vadeli çıkarlarımızı gözetiyoruz ve her türlü senaryoya hazırlıklıyız” diyen Gül, önümüzdeki günlerde bu konuyla ilgili Meclis’te gizli oturum yapılacağını, bunu da ABD’ye bildirdiklerini belirtti. Gül, “Açık bir toplumda kararlar nasıl alınıyorsa biz de öyle karar vereceğiz” dedi.



ANKARA - Başbakan Abdullah Gül, Irak ile ilgili politika konusunda devletin bütün birimlerinin mutabakat içinde olduğunu söyledi. Gül, “Devlet olarak bizim de kırmızı çizgilerimiz var. Kürt Devleti ve Kerkük-Musul petrol kaynaklarının nasıl kullanılacağı gibi konulara genel ilkelerimiz içerisinde yaklaşmaya çalışıyoruz. Ancak bu aşamada medyaya da bazı sorumluluklar düşüyor. Yazılı ve görsel medya savaşla ilgili haberleri verirken, ülke ekonomisinin olumsuz etkilenme olayını da göz önüne almalı ve abartıya kaçmadan vermelidir” dedi. Başbakan Gül, Türkiye’nin Irak politikası ve AD’nin talepleri konusunda dün Dışişleri konutunda yazılı medya kuruluşlarının Genel Yayın Müdürleri ile bir toplantı yaptı. Son gelişmeler hakkında gazete yönetecilerine bilgi veren Başbakan Gül’ün basını bilgilendirme toplantısına gazetemiz Genel Yayın Müdürü Resul İzmirli de katıldı. 2 saat 15 dakika süren görüşmede, Devlet Bakanları Ali Babacan ve Beşir Atalay da bulundu. ABD’nin Körfez bölgesine yaptığı yığınağı da değerlendiren Başbakan Gül, bu yığınağın barışı zorlamak için yapılan hareket olduğunu belirtti. Çıkarlarımızı gözetiyoruz Hükümet olarak Irak’a bakış açılarının 3 ana unsurdan oluştuğunu belirten Gül birinci öncelik olarak küresel barışı gözettiklerini, ikinci olarak bölgesel barışa önem verdiklerini, üçüncü olarak da Türkiye’nin uzun vadeli çıkarlarını ön planda tuttuklarını ifade etti. Gül, “ABD’ye bildirdik. Açık bir toplumda kararlar nasıl alınıyorsa biz de kararımızı öyle vereceğiz” diye konuştu. Hazırlıklı olmalıyız Hükümet olarak esas yaklaşımlarının savaş olmaması olduğuna işaret eden Gül, “Engel olamazsak duyarsız kalamayız. Her türlü senaryoya karşı hazırlıklı olmalıyız. Bir aydır da bunu yapıyoruz. Bu şekilde sansasyonel haberlerden ekonomimiz etkileniyor. Daha dikkatli olmamız gereğine inanıyorum” dedi. Başbakan Gül, barış sürecinin devam ettiğini ifade ederek bu düşünce ile Ocak ayının ilk haftası Suriye, Ürdün, Suudi Arabistan, Mısır, İran gibi komşu ülkeleri dolaşıp barışı zorlayacağını kaydetti. Ana hatları itibariyle üniter yapılı Irak devletinden yana olduklarını vurgulayan Gül kaynaklarında Irak Halkı yararına sarf edilmesinden yana olduklarını söyledi. Demokratik noksanlıklara rağmen Türkiye’nin demokratik bir ülke olduğunu söyleyen Gül savaş kararına atıfta bulunarak “TBMM’den her karar çıkar, diye düşünülmesin” şeklinde konuştu. Gül, son günlerde TBMM’nin daha etkili hale getirildiğini ifade ederek, TBMM’nin toplu parmak kaldırma mekanizması olmadığını sözlerine ekledi. İşler kontrolümüzde Göreve başladıktan sonra hemen sonra Irak, AB ve Kıbrıs gibi yoğun ve acil meselelerle karşı karşıya kaldıklarını da hatırlatan Gül, “Bütün bunlara rağmen ne yaptığımızı biliyoruz. İşler kontrolümüzde” dedi. Irak’ta yaşanan krizin iki ana sebebinin olduğunu belirten Gül, “Biz buna bigane kalamayız. Birincisi kitle imha silahları konusu var. İkincisi bölge kaynakları zengin ama etkin değerlendirilemiyor. Türkmenler de dahil olmak üzere kaynakların eşit olarak kullanılması lazım” diye konuştu. Acilen gerçekleştirilmesi gereken reformların olduğunun altını da çizen Başbakan ekonomik reformlarda kararlı olduklarını söyledi. Basının görevi Türkiye’nin rüzgara kapılıp giden bir ülke olmadığını ifade eden Gül, Irak ile ilgili konuyu ağırdan almalarının söz konusu olmadığını belirtti. Gül, Irak konusunda gereğinin devletin tüm birimlerince yapıldığının üzerine vurgu yaptı. Irak olayında Türk basınına da büyük sorumluluklar düştüğünü belirten Gül şunları söyledi: “Basının doğası gereği her gelişmeyi haber olarak vermek görevidir. Irak’la yaşanan olaylar da bunlardan birisidir. Ancak, basın Irak’la ilgili haberleri abartılı bir biçimde vermemelidir. Sanki savaş çıkmış gibi bir hava estirilmemelidir. Bu tür yayınlar Türk ekonomisine büyük zararlar vermektedir. Sağlıklı bilgi akışı için sağlıklı ilişki, şeffaflık ve ortak sorumluluk gerekmektedir. Ülke çıkarlarını ilgilendiren konularda medya kuruluşlarımızın, ilgili bakanlıklardan görüş almasını rica ediyorum. Sansasyonel haberlerin yapılmaması lazım. Bu konuda çok dikkatli olunması gerekiyor. Eğer basınımıza bakarsanız, kamuoyunda sanki, ‘ABD’nin her dediğine olur’ diyen bir hükümet varmış gibi hava doğuyor. Tabii ki, basın hürdür ancak haberler ülke çıkarlarına uygun olarak verilmelidir.” Burası bir emirlik değil Başbakan Gül, Irak’la ilgili her türlü alternatif görüşün hükümetleri tarafından dikkatle incelendiğini ve barışın en son aşamaya kadar zorlanacağını ifade etti. Gül, Meclis’e bu konuda bilgi vermeyi sürdüreceklerini de kaydederek, şunları söyledi: “Büyük bir ihtimalle 26 Ocak’ta, Meclis’te Irak için gizli bir oturum yapacağız. Çünkü BM denetçilerinin Irak’la ilgili silah raporu da o gün açıklanacak. Bütün gerçekleri orada anlatıp Meclis’i aydınlatacağız ve kararı onlara bırakacağız. ABD’nin bizden çeşitli talepleri olduğu bir gerçek. Ancak, ABD’ye talepleri konusunda ise hemen cevap verilmeyecektir. Burası bir emirlik değil, ben de emir değilim. Saddam’ı barış yoluyla ikna etmeye çalışıyoruz. Ancak, Saddam’a sempatik bakmadığımızı da söylemem gerekir. Çünkü Saddam Hüseyin, halkına zulüm eden bir diktatördür.” ABD’nin kuzeyde bazı emelleri var ABD’nin Türkiye’deki hava üsleri ve limanları kullanması için mutabakatın Washington tarafından imzalanmadığını da açıklayan Gül, şöyle devam etti: “Eğer mutabakata varılsaydı, Cuma günü hazırlığa başlanacaktı. Ortada bir NATO anlaşması yok. Yeni durum söz konusu. Yeni mutabakat yapılmalı. ABD ise üs kullanım izinlerinin NATO anlaşmaları çerçevesinde verilmesini istiyor. Bu yüzden imzalar atılmadı. ABD güneyde abartılı tahkimat yaptı. Kuzey’de emelleri var. Ancak bu yığınağın bir bakıma barışı zorlamak için olduğunu düşünüyorum.”
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT