BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Arvasi Hoca’yı özledik

Arvasi Hoca’yı özledik

Gazetemizin yazarlarından Türk edebiyatının güçlü kalemi Seyyid Ahmet Arvasi, ölümünün 15. yılında yarın çeşitli etkinliklerle ve kabri başında anılacak. Arvasi Hoca’yı, sevenlerinin dilinden Kültür Sanat sayfamızda okuyabilirsiniz...



Seyyid Ahmed Arvasi Ağrı’nın Doğubeyazıd kazasında doğar. İlkokulu orada, orta okulu bir kısmını Karaköse’de, bir kısmını Erzurum’da tamamlar. Öğretmen okulundayken evlenir ve genç yaşta çoluk çocuğa karışır. Öğretmenliğini memleketinde yapmak ister, ona Tutak’ın Mollaşemdin Köyü’nü gösterirler. Bir kış günü bütün eşyasını bir at kızağına yükleyerek köye gider. Gider ama sıcak bir lojman hayal ederken sırılsıklam bir dam bulur. Evet onun gibi idealist insanlar tek göz odadan da tad almasını bilirler. Lâkin okul perişandır. Bırakın masayı, sırayı, odun bile yoktur. Çocuklar yamalı bir hasırın üstüne oturur, birbirlerine sokulurlar. Arvasi beyin ilk işi sacı yırtık bir soba uydurmak ve bir miktar tezek bulmak olur. Çocuklar önce ellerinin buzlarını çözer, sonra samanlı kağıdlara eğri büğrü harfler çizerler. Bu çatlak parmaklarıyle kalem tutmaya çalışan garipler Arvasi hocayı çok etkiler. Seyyid Ahmed Arvasi sıkıntılara aldırmaz ama bir ilk mektep muallimi olarak kalmamalı, okumalıdır. Şu insanlar için okumalıdır. Askerliğini yaptıktan sonra Gazi Üniversitesi Pedagoji bölümüne yazılır. Burada köy enstitülülerin kesin bir hakimiyeti vardır. Anadolu’dan gelen temiz gençler karargâha dönen okulda geleneklerinden inançlarından koparılmakta, beyinleri yıkanmaktadır. Ahmed Arvasi Bey bu güçlü sele ecdad sevgisi ile karşı koyar. Ancak arkadaşları kaybolur gider, mâlum cenaha katılırlar. İşte o günlerde derin fikir çileleri çeken Arvasi Hoca “Kendini arayan insan” kitabını kaleme alır. Balıkesir Savaştepe Öğretmen Okulunda ders vermeye başladığında anlatacak çok şeyi vardır ve dağarcığındakileri temiz Anadolu çocukları ile paylaşır. Seyyid Ahmed Arvasi “İnsan ve insan ötesi” ile “Türk İslâm Ülküsü”nün ardından şirin bir şiir kitabı çıkarır. Fikirtepe Eğitim Enstitüsünde “İlmihal” ve “Doğu Anadolu Gerçeği” isimli akademik eserini kaleme alır. Büyük mütefekkir emeklilik yıllarında çalışma dozunu artırır. Her gün bir makale yazar, kitaplar çıkarır, toplantılara, konferanslara katılır. Öte yandan evi gençlerle dolup taşmaktadır. Onlara eliyle çay çörek taşır, tek tek hatırlarını sorup gönüllerini alır. Arvasi Hoca üstüne basa basa asrı saadet yıllarını, alperenleri, derviş gazileri anlatır. Seyyid Ahmed Arvasi örnek gösterilecek bir aile reisidir. İnim inim inleyip acı ile kıvrandığı günlerde bile ıstırabını gizler. Dertlerini sever, soranlara sadece “Şükür Elhamdülillah” der. ayrıntı 'KÜLTÜR SANAT' bölümümüzde
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT