BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 2003 savaş ve acı yılı olmasın!

2003 savaş ve acı yılı olmasın!

Bugün koca bir yılı tarihe uğurluyoruz. Savaş rüzgârları çevremizde bütün şiddetiyle eserken kapımıza gelen 2003 yılını ne yazık ki gönlümüzce umut ve neşe dolu olarak karşılayamıyoruz. Mazereti ne olursa olsun savaş, insanoğlunun gününü ve geleceğini karartan en kötü ve acı bir olay. “Hayır!” çığlıklarının dolanıp durduğu yüreğimiz buruk, bütün planlarını barış temeli üstüne yapan aklımız karışık, gönlümüz bütün şarkıları ezip geçen tarifsiz bir hüzünle dolu...



Bugün koca bir yılı tarihe uğurluyoruz. Savaş rüzgârları çevremizde bütün şiddetiyle eserken kapımıza gelen 2003 yılını ne yazık ki gönlümüzce umut ve neşe dolu olarak karşılayamıyoruz. Mazereti ne olursa olsun savaş, insanoğlunun gününü ve geleceğini karartan en kötü ve acı bir olay. “Hayır!” çığlıklarının dolanıp durduğu yüreğimiz buruk, bütün planlarını barış temeli üstüne yapan aklımız karışık, gönlümüz bütün şarkıları ezip geçen tarifsiz bir hüzünle dolu... İkibinli yıllarda insanoğlunun geldiği nokta bu olmamalıydı! Ben, hayatındaki bütün güzellikleri kelimeler üstüne kurmağa çalışan; ekonomik krizlerin en çok vurduğu bir sanatkarım. Uluslararası güçlerin petrol hesaplarından, iktidar hırslarından çok, beni, anaların yüreklerine düşen korku ve endişeler, çocukların bakışlarını gölgeleyen mutsuzluk, kirlenmiş körfezlerde çırpınan karabataklar, nereye kaçacağını bilemeyen çaresiz su samurları, telafisi imkansız tahribata uğrayacak olan doğa ilgilendiriyor. Ve bunlar içimde büyük bir sıkıntı oluşturuyor. Onun için bana 2003’le ilgili planların nedir diye sormayın. Özel olarak oturup plan yapmadım, yapamadım. Dünyayı dolaşmak gibi hayallerini, kıtalar ötesindeki ötekileri tanımak projelerini de askıya aldım. Şu savaş belasını defetmesi için Allah’a dua ediyorum. Oysa bir yeni yıla böyle durgun, heyecansız, umutsuz ve hüzünlü mü girmeli insan? Dönüp dolaşıp korkunç gerçeklerle burun buruna gelmek, çok uzun yol katettim derken bir arpa boyu kadar ilerlemek, hayatın değerinin petrol varilleriyle ölçülmesine şahit olmak iç dünyamın dengelerini nasıl sarsıyor bilemezsiniz. Ama yine de “konuğumuzu” güler yüzle, iyi duygularla karşılamam gerekiyor, öyle değil mi? 2003 kapımda. Ha tıklattı, ha tıklatacak... En iyisi kalkmalı, akşam yemeği için özel bir şeyler hazırlamalıyım. Sofrayı bir güzel donatıp gönül almak adına kardeşimi ve dostlarımı davet etmeliyim. İşlerimi bitirdikten sonra kendime bol köpüklü bir kahve pişirip masamın başına geçmeliyim. Günde bir tek hakkım olan sigarayı tüttürürken dostlarıma yeni yılda sağlık ve esenlik dileklerimi içeren e-mailler çekmeli, cep telefonumla yakınlarıma sıcak duygular yüklü mesajlar göndermeliyim. Hayatın, hangi şartlar altında olursa olsun devam ettiğini, karanlıkları aşıp ışığı, iyilik ve güzellikleri yakalama mücadelesinden asla vazgeçmememiz gerektiğini unutmamalıyım. Kapıyı açtığımda 2003’e gülerek “Hoş geldin” demeliyim. Ona öylesine insani bir yakınlık göstermeliyim ki heybesindeki savaş ve acı yükünü bir kenara fırlatsın, bana sıkı sıkı sarılsın...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT