BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > BİR YILDIZ KAYDI

BİR YILDIZ KAYDI

Emine oldukça yorgundu. Günlerce sergilenen oyunda gösterdiği performans oldukça yormuştu genç kızı. Olup bitenleri şaşkınlıkla izlerken, Sabri bey kendini tanıttı: -Emine hanım ben film yönetmeni Sabri Kayral. Bu da eşim Nalan...



Emine oldukça yorgundu. Günlerce sergilenen oyunda gösterdiği performans oldukça yormuştu genç kızı. Olup bitenleri şaşkınlıkla izlerken, Sabri bey kendini tanıttı: -Emine hanım ben film yönetmeni Sabri Kayral. Bu da eşim Nalan... -Memnun oldum efendim, hoş geldiniz... -Teşekkür ederiz kızım... O sırada içerden ayran gelmişti. Sabri bey ayranını içerken Tarık beye dönerek: -Tarıkcığım şu sıralar bir senaryo üzerinde çalışıyorum fakat, senaryonun çok önemli bir rolünü üstlenecek usta bir oyuncuya ihtiyacım vardı. Eğer müsaade edersen bu rolü Emine Hanıma verebilir miyim? Tarık beyin yüzü acı ile buruştu. Yıllardır ilk defa böylesine büyük bir kabiliyet bulmuştu. Bir gün elinden uçacağını biliyordu, fakat bu kadar çabuk gideceğini ummuyordu. Umutsuz gözlerle Emine’ye baktı. -Emine bilir, bu onun istikbali. Emine gibi bir oyuncuyu kaybetmek istemem ama, onun büyük bir yıldız olması beni mutlu eder... Emine, bir müddettir kendine emek sarf eden yönetmenine minnetle bakıyordu. Sabri bey Emine’ye dönerek: -Emine ne dersin bu teklifime? Diye sordu. Emine adeta bir rüya aleminde geziyor gibiydi. -Bilmem... diye başını salladıktan sonra -Tarık abi bilir... Tarık bey genç kızın minnet duymasına memnun olmuştu. Şimdi Emine’nin istikbali için fedakarlık yapma zamanıydı. Genç kıza dönerek: -Emine yönetmenlik hayatımda çalıştığım en kabiliyetli oyuncuydun. Seni hiçbir zaman kaybetmek istemem. Fakat şimdi bencillik yapma zamanı değil. Sabri beyi buraya ben davet etmedim o da senin ününü duyarak izlemeye gelmiş. Görülüyor ki ilerde sen büyük bir yıldız olacaksın! Bana söyleyecek fazlaca bir şey kalmıyor, gitmelisin... Sabri bey, Tarık beyin konuşmasından ve fedakarlığından duygulanmıştı. -Tarık bey bu örnek davranışın için sana çok teşekkür ediyorum, seni ve bu fedakarlığını hiç unutmayacağım...Emine’ye dönerek: -Emine hanım biz şimdi tekrar memlekete gidiyoruz, orada bir hafta tatile devam edip, önümüzdeki perşembe burada oluruz. Eğer sen de hazırlanabilirsen İstanbul’a beraber gideriz... Sabri bey yeni bir şey hatırlamış gibi Tarık beye döndü: -Yahu Tarık bey kusura kalma senin programını bozmayayım, oyun ne kadar daha devam edecek?... -Efendim iki gün sonra tatile çıkıyoruz. Belki önümüzdeki sezon İstanbul’da sahneye koyacağız... -Ha öyle mi? İstanbul’da Emine gene oyuna iştirak eder, onun programını yaparız.. Sabri bey muzaffer bir komutan edasıyla ayağa kalkarak eşine döndü: -Hayatım biz kalkalım yolcu yolunda gerek... Emine’nin elini sıkarken: -Geleceğin güzel starı! Yıldızlar dünyasına hoş geldin... -Teşekkür ederim efendim... -Önümüzdeki Perşembe saat onda seni nereden alalım? -Yurttan alabilirsiniz efendim... -Tamam canım... Tarık beye döndü: -Tarıkcığım seninle daha iyi şartlarda karşılaşacağımızı umuyorum, sen çok kabiliyetli bir yönetmensin. Emine konusundaki özveri ve hassasiyetin için de teşekkür ediyorum...  Emine Yenipınar minibüsüne binmiş, İstanbul’a gitmeden önce son kez doğup büyüdüğü kasabasına gidiyordu. Aslında Yenipınar’a gitmeyi hiç düşünmemişti ama yönetmen Tarık bey genç kızı ısrarla anne, baba ve akrabalarıyla vedalaşmaya gitmesi için ikna etmişti. Şimdi bambaşka duygular içindeydi Emine. Bu yollardan çok kez gelip gitmişti, ama tabiatın bu kadar güzel olduğunun hiç farkına varamamıştı. Şu ana kadar hep tiyatro ve sinemaya odaklanmış, onun haricinde hiçbir şeyi gözleri görmemişti. Yamaçları kaplayan rengarenk kır çiçekleri, yüksekten şırıl şırıl akan dereler, zıplayarak koşuşan kuzular... İçi burkuldu birden. Nasıl da farkına varamamıştı bunca güzelliğin? Bunca yılı beyaz perdenin tozlu gölgesi altında film seyretmekle geçmişti... Bir seyrettiği filmi gösterimden kalkana kadar seyreder, o filimdeki artistlerin mimiklerine varana kadar ezberler sonra da onları taklit ederdi, belki de bugün başarılı olmasının en büyük sebebi bu taklitlerdi. Birçok kıymetli insanı bu sinema tutkusu nedeniyle gözü görmemiş kırmıştı onları. Başta mükemmel bir insan olduğu kadar, müthiş bir edebiyatçı olan edebiyat öğretmeni Kemal beyi hiçe saymış, onun nasihatlerini dinlememişti... > DEVAMI YARIN
Reklamı Geç
KAPAT