BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çözüm tükenmedi

Çözüm tükenmedi

IRAK için barışçı bir çözümün bulunabileceğini ve diplomatik yolların tükenmediğini belirten Cumhurbaşkanı Sezer, 2003’ün insanlığa barış, huzur ve mutluluk getirmesini diledi. Savaşsız çözülebilir BAŞBAKAN Abdullah Gül: Irak meselesinin savaşsız bir şekilde çözülme imkanı var. Bu bölgedeki insanlar yeterince sıkıntı çekmiştir. Bundan sonra mutlu olmak onların hakkıdır. Savaş olmasın ERDOĞAN: 2003’ün savaşsız bir yıl olmasını ve ülkemizde barışa, insanca yaşama, temel hak ve hürriyetlerin yaşandığı yeni bir sürecin başlamasına vesile olmasını diliyorum. Harekât gereksiz BM Genel Sekreteri Kofi Annan, Bağdat’ın BM silah denetçilerini engellemediğini ve şu anda Irak’a yönelik askeri harekat için bir neden bulunmadığını açıkladı. 2002’de savaş sayısı azaldı 2001’deki 45 savaşta 12 milyon kişi hayatını kaybederken, geçen yıl 37’ye düşen çatışmada ise 7 milyon kişi öldü.



‘Barış yılı olsun’ ANKARA - AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, yayınladığı yeni yıl mesajında, 2003’ün Türkiye’ye, bölgesine ve tüm insanlık ailesine huzur ve barış getirmesini diledi. Kaybedilmiş yılların telafisi için “halkın omuzlarına yüklediği sorumluluğun şuurunda bir çalışma göstereceklerini” ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti: “2003 yılı, ülke olarak umutlarımızın şahlanacağı, milletimizin talihinin açılacağı bir yıl olacaktır. 2003 yılına girmeden yakaladığımız istikrar zeminini sağlamlaştırarak, talepleri yıllarca ertelenen insanlarımıza hizmet edeceğiz. Her yeni yılı yeni bir başlangıç ve yeni bir imkan bilerek umutlarımızı tazeleyecek ve yeni ufuklara yol alacağız. Yeni yılda ülkemizin dünyanın en itibarlı ülkeleri arasında yer alması için eksiklerimizi ve tam bir hukuk devleti olmanın önündeki engellerimizi gidermeye ve her alanda toplumun önünü açmaya çalışacağız.” Yeni acılar olmasın Yeni yılda daha çok üretim, daha çok adalet ve daha çok hukuk için herkesin çaba göstermesini dileyen Erdoğan, mesajını şöyle tamamladı: “Başta ülkemiz ve bölgemiz olmak üzere, yeni yılın bütün insanlık ailesi için huzur ve barış yılı olmasını diliyorum. Yoksulluk ve savaşlarla geleceği tehdit edilen bütün insanların geleceğe güvenle bakması için, gözyaşı döken insanların acılarının dinmesine hepimizin azami gayret göstermesi gerekmektedir. Dünyanın daha çok barışa ve daha çok kardeşliğe ihtiyaç duyduğu bir dönemde yeni yılın hayırlı olmasını ve herkese yeni umutlar getirmesini dilerken, özellikle bölgemizde yeni acılar ve gözyaşı istemediğimizi tekrarlıyor, bu vesile ile bütün milletimizin, bütün insanlık ailesinin yeni yılını tebrik ediyorum.” Paralar silaha gitmesin Savaşın küreselleştiği bir dünya istemediklerini de dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti: “İnsanların, ülkelerin, devletlerin savaşlar için korkunç paralar harcadığı dünyamızda, bu paraların, bu imkanların insanların mutluluğu için harcanmasının en ideal yol olduğu düşüncesinden hareketle, eğitimin, öğrenimin ileri olduğu, cehaletin, yoksullukların, yoklukların olmadığı bir dünya, inanıyorum ki savaşın da olmadığı bir dünya olacaktır.” Irak raporunu bekliyoruz Öte yandan memleketi olan Rize’nin Güneysu İlçesi’nde ailesiyle birlikte dinlenen Erdoğan, gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. Bir gazetecinin muhtemel Irak harekatı ile ilgili sorusuna Erdoğan, şu cevabı verdi: “Türkiye olarak barış için gayret gösteriyoruz. Eğer kitle imha silahları bugün Irak’ta varsa bunun ilk tehdit ettiği veya edeceği ülke de herhalde Türkiye’dir. Dolayısıyla Türkiye, burada daha hassas olmalıdır. Biz de bu hassasiyetin içerisindeyiz ve bunun için de bir doğal müttefikimiz olan ABD’ye, gerekenleri parti olarak söyledik. Hükümetimiz aynı şekilde söyledi. Şu ana kadar barış için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Barışçı yollarla bu işin çözümünden yana olduğumuzu söylüyoruz. Temennimiz odur ki, barışçı yollarla bu iş çözülür. Önümüzdeki 26 Ocak’a kadar Birleşmiş Milletler silah denetçilerinin çalışmaları var. Bu denetçilerin raporlarını görmemiz lazım. Bu süreçte tabi ki olayların daha netleştiğini göreceğiz ve olaylar netleştikçe zannediyorum hükümetimiz de bu süreci en iyi şekilde değerlendirecek. Zaten şu anda çalışmalarını en geniş şekilde tabana yayarak devam ettiriyor.” Sezer: Diplomatik yollar tükenmedi ANKARA (İHA)- Cumhurbaşkanı Sezer, dün bir yeni yıl mesajı yayımladı. Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi’nden yapılan açıklamaya göre Sezer mesajında; 2002 yılının, Türkiye ve dünya açısından önemli gelişmelerin yaşandığı bir yıl olduğunu ifade etti. Sezer, “Yaşanan sıkıntıların ardından, ülke ekonomisinin yeniden büyüme sürecine girmiş olması, geleceğe ilişkin umutlarımızı artıran olumlu bir gelişmedir” şeklinde görüş bildirdi. Sezer, Kıbrıs meselesinin ancak Ada’nın gerçekleri temelinde çözüme kavuşturulabileceğini, dışarıdan zorla kabul ettirilmeye çalışılan çözüm formüllerinin başarı şansı bulunmadığını belirtti. Irak için barışçı bir çözümün bulunabileceğini ve diplomatik yolların tükenmediğini belirten Cumhurbaşkanı Sezer, 2003’ün tüm insanlığa barış, huzur ve mutluluk getirmesini diledi. Arınç: Geceli gündüzlü çalışmak zorundayız ANKARA- TBMM Başkanı Bülent Arınç, yeni yılda da Meclis’i hayati önem taşıyan yapısal reform çalışmalarının beklediğini, Parlamento’nun geceli gündüzlü çalışmak zorunda olduğunu bildirdi. Arınç, yeni yıl dolayısıyla yayınladığı mesajında; 2001 ile 2002 yıllarının dünya ve Türkiye için kolay geçmediğini belirterek, ekonomik durgunluk, işsizlik ve hayat pahalılığının geride bıraktığımız yıla damgasını vurduğuna işaret etti. Türkiye’nin genç ve dinamik nüfusu, benzersiz coğrafi konumu, zengin doğal kaynakları, engin tarihi ve kültürel birikimi ile uluslararası alanda söz ve güç sahibi olma potansiyeline sahip bulunduğuna da dikkati çeken TBMM Başkanı Arınç, şöyle dedi: “Bu sebeple devletimizin, zengin kaynakların fukara bekçisi durumunda olmasını kabullenmemiz mümkün değildir. Bu bağlamda önem verdiğimiz konuların başında ülkemizin Avrupa Birliği’ne tam üyeliği gelmektedir.” Savaşsız çözülebilir ANKARA - Başbakan Abdullah Gül, Irak meselesinin barışçıl çözümü için gayretlerinin sonuna kadar süreceğini belirterek, bu amaçla Bağdat’a heyet göndereceklerini söyledi. Başbakanlık Basın Merkezi’ne gelerek kendisini izleyen başbakanlık muhabirleriyle sohbet eden Gül, hükümetin dış politikasının üç kriter üzerine oturduğunu söyledi. En önemli kriterin barışa katkı sağlamak olduğunu belirten Gül, “Bölgemizde barış ve istikrara da büyük önem veriyoruz. Bölgenin asli unsuruyuz. Bölgedeki bütün ülkelerin halklarıyla akrabalıklarımız, kardeşliklerimiz var. Buna çok büyük önem veriyoruz” dedi. Irak’la ilgili gelişmelerin savaşsız bir şeklide neticelenmesi için büyük bir gayret içinde olduklarının altını çizen Başbakan, önümüzdeki günlerde Ortadoğu ülkelerine yapacağı ziyaretin de bu çerçevede olacağını ifade etti. Gül, “Hâlâ inanıyoruz ki, problemin savaşsız çözümü ihtimali hâlâ vardır. Bölgedeki ülkeler hepimizin iyi ilişkiler içinde bulunmak istediğimiz ülkelerdir. Her ülkenin tarihi gerçekleri vardır, o açıdan o ülkelerin rejimleri, idare tarzları da kendilerini ilgilendirir. Hepsine saygı duyarız ve meselelerine karışmayız. Bizim önceliğimiz ülkeler ve halklar arasındaki ilişkilerdir” diye konuştu. Türkiye’nin uğrayacağı zararın tazmini konusunda ABD’den yazılı bir taahhüt istenip istenmediğine ilişkin bir soru üzerine, Gül, “Şu kadar para, şu anda bunları konuşmuyoruz. Ne kadar zarar söz konusu olursa ne kadar zarar olabilecek bunu ölçebilirsek bunun uygulanabileceği bir sistem üzerinde konuşuyoruz. Görüşmeler devam ediyor, sonunda bir mutabakata varılır. Bunun üç boyutu var; siyasi, askeri ve ekonomik. Bu üç ayak beraber yürümektedir” şeklinde konuştu. Gül, Türkiye’nin Irak’a büyükelçi gönderdiği hatırlatılarak kendisinin Saddam ile görüşüp görüşmeyeceğine ilişkin bir soru üzerine, meseleyi savaşsız çözmek için sonuna kadar gayret göstereceklerini bildirdi. Irak’a atanan büyükelçinin Türkiye’nin mesajlarını da götürdüğünü anlatan Başbakan, önümüzdeki günlerde Bağdat’a heyetlerin de gideceğini belirtti. Gül, heyetin kimlerden oluşacağına ilişkin bir soru üzerine, “Heyette, bakan mı olur, bakanlar mı olur, başka görevli arkadaşlar mı olur bu daha kesinlik kazanmadı” dedi. 2002’de savaş sayısı azaldı! Geçen yıl dünyadaki savaş sayısında azalma olduğu ortaya çıktı. 2002 yılında toplam 37 savaş olduğu kaydedilirken, bu sayının 2001 yılında 45 olduğu belirlendi. 2002 yılında, 7 milyon kişi, çatışmalarda hayatını kaybetti. Bu rakam, bir önceki yıl, 12 milyon civarındaydı. Birleşmiş Milletler Savaş Enstitü’nün 2002 yılı raporunda, ABD’nin 11 Eylül 2001 saldırılarının ardından giriştiği “Terörizme karşı savaş”ın, bu yıl geri plana itildiğine dikkat çekiliyor. Arnavutluk, Kosova, Bosna Hersek ve Sırbistan’da eski savaşın uzantısı olarak görülen çok ender çatışmalar dışında barış tamamen yerleşti. En fazla çatışma ise, Afrika ve Asya kıtasında meydana geldi. Uzmanlar, etnik ya da dini nedenlere dayanan silahlı çatışmaları da, raporda savaş olarak ele alıyorlar. Yapılan araştırmalarda, 2002’de 8 silahlı çatışma sona erdi. Yıllardır iç çekişmelerin eksik olmadığı Afganistan, Kongo, Gine, Kosova, Sri Lanka, Nepal, İran, Tacikistan 2002’de duruldu. Filistin, Çeçenistan ve Keşmir değişmedi Uzmanlar, geçtiğimiz yılda Filistin, Keşmir ve Çeçenistan meselesinin giderek büyüdüğünde yönünde hemfikirler. Filistinliler’in intihar saldırıları ile İsrail’in Filistinliler’e karşı uyguladığı şiddet yine dizginlenemedi. Aynı durum, Çeçen milislerle Rus ordusu ve Keşmirli milislerle Hint ordusu arasında sürüyor. Yeni bir yıla girerken, tüm Ortadoğu’da barışın sağlanabileceği ihtimali açısından yeni planlar ileri sürülse de pek fazla birşey değişmiyor. ‘Harekât gereksiz’ KUDÜS- BM Genel Sekreteri Kofi Annan, Bağdat’ın BM silah denetçilerini engellemediğini ve şu anda Irak’a yönelik askeri harekat için bir sebep bulunmadığını açıkladı. İsrail ordu radyosuna demeç veren Annan, ABD’nin, bir saldırı başlatmadan önce silah denetçilerinin raporunu beklemesi gerektiğini söyledi. BM silah denetçilerinin halen işlerini yaptıklarını hatırlatan Annan, Irak’ın da denetçilerle işbirliği içinde olduğunu ve çalışmalarını engellemediğini açıkladı. Annan, bu sebeple şu anda askeri harekat için bir neden görmediğini belirtti. ABD, Irak’ın 7 Aralık’ta BM’ye sunduğu biyolojik, kimyasal ve nükleer silahlarla ilgili bildirimine şüpheyle yaklaşmıştı. Maliyet, 50-60 milyar dolara düşürüldü NEW YORK- Amerikalı yetkililer, yeniden yaptıkları maliyet hesabı çerçevesinde, Irak’a yönelik askeri bir operasyonun maliyetinin 50-60 milyar dolar civarında olacağını açıkladılar. Yetkililer, geçen Eylül ayında yaptıkları açıklamada maliyetin 100-200 milyar dolar civarında olacağı tahmininde bulunmuşlardı. New York Times gazetesinin dün birinci sayfadan verdiği habere göre; yeni tahmin, İdare ve Bütçe Ofisi Direktörü Mitchell Daniels Jr. tarafından yapıldı. 1991 yılındaki Körfez savaşı, o zamanın parasıyla 60 milyar dolara (bugünkü rayiçle 80 milyar dolara) mal olmuştu.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT