BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sanatın altın yılı

Sanatın altın yılı

Plastik sanatlar açısından oldukça zengin geçen, büyük çapta organizasyonların yapıldığı ve birçok retrospektif serginin açıldığı 2002, resim sanatımız açısından belki de bir kazanç yılı olarak hatırlanacak. Hafızalarımızı biraz yokladığımızda herhalde Emin Barın hat sergisi, Çağa Resim Koleksiyonu ve Troya sergisi en çok ses getirenleriydi. Tabii bir de kayıplarımız oldu geride bıraktığımız yıl. Anadolu toprağını işleyen insanları, bütün mimik, hareket ve yaşayışlarıyla resimlerine yansıtan Neşet Günal’dı yitirdiğimiz. Anadolu insanının trajedisini müthiş bir gözlem ve sanat kaygısıyla tablolarına yansıtan ve uzun yıllar Mimar Sinan Üniversitesi’nde hocalık yapan Neşet Günal, figüratif Türk resminin en önemli temsilcilerinden biriydi.



Geride bıraktığımız yıl, özellikle banka galerilerinin önemli sergileriyle renklendi. Her sene olduğunu gibi Yapı Kredi, düzenlediği büyük çaptaki sergilerle kültür sanat gündemde ilk sıraya oturmayı başardı. Klasik hat sanatımızı Batı’nın grafik sanatıyla buluşturan, geleneksel kalıpları kaldırarak, cesur yaklaşımlarıyla -yeni bir Karahisarî gibi hat sanatına yeni bir nefes getiren Emin Barın’ın eserlerinin yer aldığı sergi bu sene adından en çok söz ettiren sergilerden biriydi. 14 Şubat tarihinde Yapı Kredi Kültür Merkezi Kazım Taşkent Sanat Galerisi’nde açılan “Bir Yazı Sevdalısı” başlıklı sergide, hat sanatının geleneksel mirasını temel ilkelerini, Latin harfleriyle de yaşatılacağını anlatan sıradışı eserleri yer aldı Barın’ın. Sanat buluşması Eylül ayında gerçekleşen, yaklaşık 1500 sanatçının 3 bine yakın eserinin sergilendiği “Art İstanbul 2002” ise en renkli organizasyondu geçtiğimiz sene. Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleşen ve 70 bin kişinin ziyaret ettiği Art İstanbul 2002, 7 bin metrekare kapalı alanda gerçekleşen, 9’u yabancı 75 galeri, ellerindeki koleksiyon ve tablolarla katıldı. Sergide ünlü İspanyol ressam Salvador Dali’nin özgün baskı çalışmalarının yanısıra Türk ressamlardan Burhan Doğançay, Fikret Mualla, Bedri Baykam, Faruk Cimok ve Nazlı Ecevit gibi isimlerin de çalışmalarına yer verildi. 2002’nin bir diğer önemli sergisi ise Sema ve Barbaros Çağa tarafından oluşturulan “Çağa Resim Koleksiyonu” sergisi oldu. 20. yüzyıl Türk resim sanatına damgasını vurmuş 79 sanatçının eserlerinden bir seçkiyi içeren “Günyüzü” başlıklı sergide, 1914 Kuşağı’ndan Erken Cumhuriyet Dönemi’ne, 1950 sonrası Türk resminden günümüz genç sanatçılarına, yaklaşık 300 eseri kapsıyordu. Sergide, Nazmi Ziya Güran, Hikmet Onat, Feyhaman Duran, Şefik Bursalı, Zeki Kocamemi, Naci Kalmukoğlu, Hamit Görele, Sabri Berkel, Mahmut Cuda, Fahrelnissa Zeid gibi ustalardan Mustafa Ata, Mehmet Gün, Hakan Onur gibi günümüz sanatçılarına uzanan geniş bir dönem anlatıldı. Güler’in 100 yüzü Türk edebiyatından 100 yazarın Ara Güler imzalı portre fotoğraflarıyla oluşturulan “100 Yüz” isimli sergi, Yapı Kredi Kültür Merkezi’nin açtığı diğer unutulmaz sergilerden biri oldu. Ara Güler’in edebiyatımızın tanınmış kalemleriyle sürdürdüğü dostluk sonucunda oluşan büyük koleksiyondan derlenen sergide, günümüzde eserleriyle yaşayan Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Aziz Nesin, Orhan Veli, Ceyhun Atıf Kansu, Sait Faik Abasıyanık, Nazım Hikmet, Can Yücel gibi yazar ve şairlerin portreleri yer aldı. 2002’nin bir diğer önemli sergisi ise Kibele Sanat Galerisi’nde açılan Mahmut Cuda sergisiydi. Sanat hayatı boyunca natürmort ustası ve yorumcusu olarak tanınan Cuda, hayatının son yıllarında ekonomik sıkıntı sebebiyle tablolarını bir bir satmış, vefatı sonrasında evinde ancak bir kaç eseri bulunabilmişti. Şimdi ise tabloları yok satıyor. İyem’in ‘yüz’leri Yetmiş yıla yaklaşan sanat hayatında tuvaline aktardığı kadın yüzleri, adeta onun imzası niteliğindedir. İyem’in kadınları bambaşka bir güzelliğe, bir derinliğe sahip, bir o kadar da gizemlidir. Göz, burun, kaş, bakışlar ve hüzün... Hep aynı gibi gelir insanlara ama, her defasında bir başka güzellik sezilir eserlerinde... Bilindiği gibi 2001 yılının sonlarına doğru Evin Sanat Galerisi tarafından gerçekleşen “Dünden Yarına Nuri İyem” retrospektif sergisi çok ses getirmişti. Bu yıl da Ankara’da açılan bir başka sergiyle de hatırlandı. Usta sanatçının eserleri bu yıl iki cilt halinde yayınlanan bir çalışmayla kitaplaştırıldı. Eserde, Nuri İyem’in plastik sanatlar hakkındaki görüşleri, 1500’ün üzerinde resmi ve Ahmet Hamdi Tanpınar, Bülent Ecevit gibi tanınmış isimlerin onun hakkındaki yazıları yer aldı. Ebüzziya’nın çanakları Geleneksel biçimleri çağdaş bir yorumla uygulayan ve yumurta kabuğu inceliğindeki çanaklarıyla kendi tarzını oluşturan dünyaca ünlü seramik sanatçısı Alev Ebüzziya Siesbye’nin Sabancı Üniversitesi Kasa Galeri ve Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nde açılan ve sanatçının yaklaşık 100 eserini kapsayan retrospektifi bu yılki diğer unutulmayacak sergilerden biriydi. 12. Art-İst Sanat Fuarı’nda “Onur Sanatçısı” seçilen Turan Erol’un Akbank Kültür ve Sanat Merkezi’ndeki sergisi de bu yılın önemli etkinlikleri arasında yer aldı. Turhan Erol’un “Seçki” adını verdiği ve merakla beklenen sergisi, sanatçının yeni resimleriyle birlikte son 15 yıl içinde yaptığı ve koleksiyonlarında yer alan eserlerinden oluştu. Efsane kent: TROYA Yapı Kredi’nin bu yılki diğer önemli sergisi hiç şüphesiz üç bin yıllık efsanesiyle tüm dünyayı derinden etkileyen ve hâlâ önemli bir tartışma konusu olan “TROYA: Efsane ile gerçek arasında bir kente yolculuk” adlı sergiydi. Geçtiğimiz yıl Almanya’da açılan Troya: Düş ve Gerçek sergisi, 900 bini aşkın ziyaretçisiyle Avrupa’da yılın kültür olayı olarak değerlendirilmişti. Büyük ilgi gören sergide, aralarında Troya’yı keşfeden Schliemann’ın yurtdışına kaçırdığı parçaların bir benzeri olan C Hazinesi’nden birçok altın takı ve mücevher, Troya halkının günlük hayatında kullandığı birçok malzeme, süs eşyası ve Topkapı Sarayı Kütüphanesi’nde bulunan 14. yüzyıl elyazması İlyada’nın da bulunduğu yaklaşık yüz elli eser yer aldı.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT