BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Komşuluk hakları...

Komşuluk hakları...

Dinimizde komşu hakkı çok önemlidir. Bunun için komşumuzu gördüğümüz zaman, hâl ve hâtırını sormalıyız. Hasta olunca ziyâretine gitmeliyiz. Komşunun evine gidince, izin almadan içeriye girmemelidir. Elimizden gelirse, komşunun ihtiyâcına yardım etmeliyiz. Komşuların hakkı çok mühimdir. Zîrâ Peygamberimiz “aleyhisselâm” buyurdu ki, “Komşunun mîrâs gibi hakkı vardır, o da komşuluk hakkıdır. Eğer müslüman ise, sende iki hakkı vardır: Biri komşu hakkı, biri de müslüman hakkı.”



Dinimizde komşu hakkı çok önemlidir. Bunun için komşumuzu gördüğümüz zaman, hâl ve hâtırını sormalıyız. Hasta olunca ziyâretine gitmeliyiz. Komşunun evine gidince, izin almadan içeriye girmemelidir. Elimizden gelirse, komşunun ihtiyâcına yardım etmeliyiz. Komşuların hakkı çok mühimdir. Zîrâ Peygamberimiz “aleyhisselâm” buyurdu ki, “Komşunun mîrâs gibi hakkı vardır, o da komşuluk hakkıdır. Eğer müslüman ise, sende iki hakkı vardır: Biri komşu hakkı, biri de müslüman hakkı.” Komşunun yiyeceği yok iken, sen elindeki yemeği yiyemezsin. Zîrâ onun, senin elindeki yemekde dahî hakkı vardır. Her yemek yediğin zaman, düşünmen lâzımdır ki, acabâ komşularımdan yiyecek yemeği olmıyan var mıdır? Her müslümanın, bilhâssa yeni evlilerin, müslüman mahallesinde, ehl-i sünnet olan ve haramlardan sakınan, ibâdetlerini yapan sâlih müslümanlar arasında ev araması lâzımdır. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: “Ev satın almadan evvel, komşuların nasıl olduklarını araştırınız! Yola çıkmadan evvel, yol arkadaşınızı seçiniz!” Bir hadîs-i şerîfte, “Komşuya hürmet etmek, ana-babaya hürmet etmek gibi lâzımdır” buyuruldu. Komşuya hürmet onunla iyi geçinmektir. Onu incitecek söz ve hareketlerde bulunmamaktır. Her taraftan birer, ikişer ve nihâyet kırk ev, komşuluk hakkına mâlik olur. Komşular kötü kimseler ise onlardan uzak durmalıdır. Zarûrî bir iş olmadıkça, onların toplantılarına gitmemelidir. İçki, kumar, çalgı bulunan yerlere gitmemeli ve hanımı, çocuklarını göndermemelidir. Böyle yerlere “Fısk meclisi” denir. İster kapalı olsun, ister açık saçık olsun, yabancı kadınlara ve kızlara bakmamalıdır. Bir kızı görüp de, haram olduğu için ona bakmıyanlara şehîd sevâbı verilir. Mahallede yürürken pencerelere bakmamalıdır. Gördüğü kadına yakın yürümemelidir. İhtiyaç olunca resmi ve ciddi olarak konuşmalıdır. İlk bakışta yabancı olduğu anlaşılır, artık ondan sonra bir defa dahâ bakmamalıdır. İlk görmeğe günah yazılmaz. Bakmağa devâm edince veya tekrâr bakınca yazılır. Hazret-i Alî “kerremallahü vecheh” buyurdu ki: Ömrümde bir kerre dahî kadınlara şehvet ile bakmadım. Şehvet nazarı ile kadınlara bakmak, göz zinâsıdır. Tevbe etmelidir. Her yere burnu sokmamalı, yâ bir kazâya uğrar, yâhud bir bühtâna, iftirâya düçâr olunur...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT