BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Uzakdoğu faktörü

Uzakdoğu faktörü

İkinci süper güçten bahsederken Çin ve Japonya’dan söz etmememiz unutkanlıktan değil. Evet, o yönde de tahmin ve faraziyeler var. Bir Asya-Pasifik kuşağına dikkat çekiliyor. Vakıa o güçler toplamı da gözardı edilemez ama buna rağmen Çin ve Japonya, yine de kastettiğimiz manada ikinci süper güç olamaz.



İkinci süper güçten bahsederken Çin ve Japonya’dan söz etmememiz unutkanlıktan değil. Evet, o yönde de tahmin ve faraziyeler var. Bir Asya-Pasifik kuşağına dikkat çekiliyor. Vakıa o güçler toplamı da gözardı edilemez ama buna rağmen Çin ve Japonya, yine de kastettiğimiz manada ikinci süper güç olamaz. Birinci sebep geçmiş yüzyıllarda böyle bir tecrübeleri yok. İkinci sebepse onlar daha ziyade tüccar, hatta esnaf milletler. Japonya’nın ordusu bile yok. Malezya’nın adından söz edilemez. Endonezya da olmaz. Geriye bir Çin kalıyor. Çin’se tarihtedir... Yakın zamanlar Çin’in de Mao diye bir Marksizm uygulayıcısı çıkmasaydı hâlâ afyon çekip hülyalara dalan milyonlar yığınıyla karşı karşıyaydık. Süper güç olmak için tek başına ordu veya tek başına nüfus veya tek başına coğrafya yetmiyor. Bunlarla birlikte tarih, tecrübe yüksek teknoloji unsurları gerekli. Üstelik onlar, oralar hep bölgesel güç olarak kalmış. Bir tek Timur Handır ki Orta Asya’lardan çıkıp Anadoluya kadar nüfuz etmiştir. Timur Han-Yıldırım Han mücadelesi, esasında tarih laboratuvarının ilginç olaylarından biridir. Dünya iki Türk-Müslüman hakana dar gelmiştir. İkisinin de hedefi cihan devleti olmaktır. Onun için mesele dönüp dolaşıp yine aynı mihver etrafında toplanıyor. Rusya, Almanya, Türkiye. Peki neden AB demiyoruz da Almanya diyoruz? AB’nin uzun ömürlü olma şansı azdır. Bu tip ittifaklar geçmişte çok görülmüşse de bir zaman sonra dağılmışlardır. AB velev ki bir ara tek devlet formatına kavuşsa bile ömrünün kalıcı olacağını kabulde zorlanmaktayız. Şuna memnunuz: Türk devlet yöneticileri giderek uyanmaktalar. Öyle körü körüne bir Amerikancılık yapılmamakta. Amerikan rüzgârına kapılıp gitmiyorlar. Körü körüne anti Amerikancılık zararlı olduğu gibi gözü kapalı Amerikan sempatizanlığı da hatalı. Yapılması gereken Türkiye’yi istikbale hazırlamaktır. Bu da kalblerde idealler yeşertmek, kendine güvenli nesiller yetiştirmek, yüksek teknoloji ve yüksek sermaye için çok çalışmakla mümkün. Dünyayla yarışmak bizim borcumuz. Türk’ün kızıl elması hep olageldi. Bundan sonraki kızıl elma tekrar cihan devleti, süper güç olmaktır. Hadiselere biraz da makro plandan, dünya ölçeğinde ve dün-bugün-yarın düzleminde bakmasını bilelim.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT