BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > BİR YILDIZ KAYDI

BİR YILDIZ KAYDI

Minibüs hareket ettiğinde kendine beyaz mendil sallayan İsmail’in buğulu gözleri ile birleştirdi gözlerini ve minibüs uzaklaşana kadar ayırmadı... Sabri Kayral’ın lüks Mercedesine binene kadar İsmail’le kuracağı mutlu yuvayı düşündü Emine...



“Uçan kuşlardan seni soruyorum” Minibüs hareket ettiğinde kendine beyaz mendil sallayan İsmail’in buğulu gözleri ile birleştirdi gözlerini ve minibüs uzaklaşana kadar ayırmadı... Sabri Kayral’ın lüks Mercedesine binene kadar İsmail’le kuracağı mutlu yuvayı düşündü Emine... Vilayetteki arkadaşlarından ayrılmak çok zor olmuştu. Uzun müddet kaldığı ortamdan, tiyatrodaki arkadaşlarından, okul arkadaşlarından ayrılmak çok zor gelmiş, gözyaşlarını tutamamıştı. Sabri beyin arabasında hava değişti. Sabri bey çok nüktedan bir adamdı. Arada sırada şen kahkahalar atıyor, esprilerle ortamı yumuşatıyordu. -Geleceğin en büyük yıldızı yapacağım seni küçük hanım!.. Yeşilçam’da herkes Sabri Kayral kimmiş görüp anlayacak... Adını altın yaldızlarla kazıtacağım, sen benim eserim olacaksın, anladın mı? Emine sadece bir filmde oynayıp kasabaya dönmek istediğini söylemek istiyor, fakat o fırsatı bir türlü bulamıyordu. Kasabayı şimdi eskisinden daha çok seviyordu. Şimdi yollarını bekleyen sevdiği bir adam vardı. “Kuzu postuna bürünmüş kurtlardan sakınırım, kıskanırım” diyordu bir mısrasında. Bu Yeşilçam hakkında hiç iyi düşünmüyorlardı. Halbuki yıllardır filmler seyrediyor onlarca sanatçıyı hayranlıkla takip ediyordu. O yıldızların yerinde olabilmek için binlerce genç kız neler feda etmezdi ki. Yıllarca hep o hayaller süslemişti düşlerini ama şimdi durum farklıydı. Şimdi sevdiği adamla sinema arasında tercih yapmak zorundaydı ve gönlü, sevdiği adamı tercih ediyordu. Bu duygular içinde Sabri Kayral’ı laf olsun kabilinden dinliyordu. Hava kararırken İstanbul’a girdiler. Mercedes, Sabri Kayral’ın Boğaz’daki lüks villasının önünde durduğunda kapıcı, bahçıvan koşup kapıları açmışlardı. Sabri bey ürkek davranışlar sergileyen Emine’yi uyararak, -Kızım ne o yabancı gibi duruyorsun sen artık bu evin bir ferdisin... Hizmetçiye seslendi. -Oğlum alın küçük hanımın valizini... Villanın içine girince de Sabri beyin emirleri devam ediyordu. -Kızım, küçük hanıma yukarıdaki büyük odayı hazırlayın, küçük hanım ne isterse bir dediği iki edilmeyecek, anlaşıldı mı?!.. -Anlaşıldı efendim baş üstüne... Emine’nin, Sabri beyin evindeki yabancılığı pek uzun sürmedi. “Gurbet Rüzgarı” filminin ekibi zaman zaman Sabri beyin villasında toplanıyor senaryo okunuyor, genel değerlendirmeler yapılıyordu. Filmdeki anahtar rol Emine’nin rolüydü. Emine, aralıksız çalışmaya başlamıştı. Hemen hemen tüm ekip Emine’nin bu filmle büyük bir çıkış yakalayacağı kanaatindeydi. Emine senaryodaki gurbeti gerçek hayatında da yudum yudum hissediyordu. İsmail’le çok kısa bir süre birlikte olmalarına rağmen onu hayalinden silemiyordu... Onu düşlediği bir sırada gelen mektup ona olan muhabbetini zirveye çıkarmıştı. “Sevgili Emine, Sen gittin gideli gözlerim ufuklarda seni arıyor... Uçan kuşlardan, esen rüzgârdan seni soruyorum. Hasretle yollarını gözlüyorum... Bir tanem nasılsın? İstanbul’a alışabildin mi? film çalışmaların ne zaman bitecek, yuvaya ne zaman döneceksin? Hayatım sana kol kanat germekle geçecek, senin için canımı feda ederim unutma. Gözlerinde yaş olsam, Kabrinde yoldaş olsam, Baş ucunda beklerdim, Mezarında taş olsam... Eğer sen de beni hatırlayıp sorarsan, senin hasretliğinden başka bir derdim yok. Senin için şiirler yazıyor, maniler diziyorum ve seni bekliyorum... Gönlüme hasret doldu, Ayrılığın dert oldu, Öz be öz vatan bile, Sensiz bir gurbet oldu... İsmail’in yazdığı her satır ruhunun derinliklerine nüfuz ediyor, ona kavuşabilmek için can atıyordu. Yeşilçamın ağır topları Sabri beyle diyalog halindeydi. “Gurbet Rüzgarı” filmi start alırken Sabri beyin villasında bir kokteyl verilmiş. Bu kokteyle sinemadan tanıdığı çok sayıda sanatçı iştirak etmişti. Emine yıllardır gözünde büyüttüğü adeta insan üstü olarak telakki ettiği bazı sanatçılarla tanışmıştı bu kokteylde. Gecenin en güzeli, taşralı Emine idi. Birçok jön Emine ile dans edebilmek için birbiriyle yarıştı gece boyunca. Genç kızların sevgilisi olarak lanse edilen Salih Akar’la dans ederken onun çapkınlığını fark etmişti. Elinden kurtulmak istese de sülük gibi yapışmış kolunu kurtaramıyordu. Bu adamların süfli arzuları ile İsmail’in saf duygularını mukayese etti dans boyunca... Bu adamlarla bir ömür sürdüremezdi... > DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT