BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Aynı oyun -l-

Aynı oyun -l-

Hiç âdetimiz olmadığı halde 4 gün boyunca bu sütunda bir başka kalemi misafir edeceğiz. Fırat Üniversitesi Öğretim üyelerinden Sn. Dr. Erdal Açıkses’in doçentken sunduğu “Amerika’dan Harput’a, Harput’tan Amerika’ya Göç” ismindeki bir tebliğ.. Mevzuu, fevkalâde derleyip toparlaması itibariyle virgülüne dahi dokunmak istemedik. Kısaltmayı, özetlemeyi düşündük fakat kıyamadık. Bu tebliğ; filmler, romanlar, araştırmalar ve bu milletin bekası konusudur.



Hiç âdetimiz olmadığı halde 4 gün boyunca bu sütunda bir başka kalemi misafir edeceğiz. Fırat Üniversitesi Öğretim üyelerinden Sn. Dr. Erdal Açıkses’in doçentken sunduğu “Amerika’dan Harput’a, Harput’tan Amerika’ya Göç” ismindeki bir tebliğ.. Mevzuu, fevkalâde derleyip toparlaması itibariyle virgülüne dahi dokunmak istemedik. Kısaltmayı, özetlemeyi düşündük fakat kıyamadık. Bu tebliğ; filmler, romanlar, araştırmalar ve bu milletin bekası konusudur. Buyrunuz birlikte okuyalım ve 150 yıllık oyunu bir kere daha ibretle görelim. Mücadele sadece ve yalnızca hilâl ve haç çatışması. Gerisi teferruat... 1850’li yıllara kadar ne Harputlular Amerika ve Amerikalıları tanırdı, ne de Amerikalılar Harput’u bilir ve Harputluları tanırlardı. Görünüşte hümanist fakat bir bu kadar da emperyalist duygularla dünyayı bir örümcek ağı gibi saran misyoner teşkilâtlarından, bölgeyle ilgili araştırmalar yapan Amerikan Board Heyeti’nden misyonerler, Harput’u Amerikalılar’a tanıtmaya başlamıştı. 1820’den beri Osmanlı topraklarında faaliyetlerine devam eden Amerikan Board misyonerleri, 1850 yılında yaptıkları yıllık toplantıda, Harput ve çevresinin (Muş, Bitlis, Van) Erzurum istasyonunca yakından izlenmesi kararı çıkınca bölge incelenmeye başlanmıştı. Harput’a ilk gelen Amerikalı, Amerikan Board misyonerleri George W.Dunmore ve eşidir. Dunmore ve eşinin ilk çalışmaları, genellikle diğer Hıristiyan mezhep üyeleri tarafından büyük bir tepkiyle karşılandı. Fakat Dunmore “Harput Ovası, Türkiye’de gördüğüm en zengin ve misyoner çalışmaları bakımından da en elverişli ve en çok umut vadeden ovadır!” şeklinde merkezine yazdığı raporlarla, yeni elemanların gelmesi için zemin hazırladı. Bu arada yerli Protestan Ermeniler’den de istifade ederek eğitim faaliyetlerini artırdı. M. A. Melcom isimli on altı yaşında bir genç Ermeni’yi de eğitim faaliyetlerinde yardımcı olması için yanlarına aldılar. Harput’a ilk gelen Dunmore çiftinden sonra O. P. Allen ve Crosby, H. Wheeler çifti göç edenler arasında yerini almıştır. Daha önce İstanbul’a gelen Dr. Herman N. Barnum da 1858 yılında Harput’a gelir. Harput’a ilk gelen Amerikalılar olan Dunmore çifti, Wheeler çifti ve kızları Emily ve Dr. Barnum’la beraber küçük bir koloni kurarak çalışmalarına başlamışlardır. Barnum ve Wheeler ikisi de ömürlerinin sonuna kadar Harput’ta kalmış ve ölümlerinden sonra misyonerler, Selvi Pınarı mevkiindeki yazlıklarının bahçesine gömülmüşlerdir. Dr. Barnum, Wheeler ve onlara yardımcı olan Allen, otuz yedi yıl boyunca Harput’ta beraber çalışmışlardır. Misyonerlerlik tarihinde bunun bir örneği olmadığı misyonerler tarafından belirtilmektedir. Dr. Barnum, misyonerlerde sıkça rastladığı üzere uzun yıllar beraber çalıştığı Crosby H. Wheeler’in kızıyla evlenmiştir. Birçok Amerikalı birbiri arkası sıra Harput’a gelerek görev yapmıştır. Bunların bir kısmı daha önce Anadolu’ya gelerek yerleşip başka misyonlarda görev yapan misyonerler olup, bir kısmı da doğrudan Harput’a görevlendirilenlerdir. Bu gelenlerin bir kısmı bir müddet görev yaptıktan sonra Harput’tan ayrıldığı gibi, bir kısmı da Anadolu’da bir misyonerin çocuğu olarak dünyaya gelmiş, burada büyümüş, tahsil için Amerika’ya gönderilmiş ve daha sonra tekrar bir misyoner olarak Anadolu’ya gelmiştir. Harput’a gelen misyonerler arasında; 1885 yılında Fırat Koleji Başkanlığı’na atanan James Levi Barton, Dr. Caleb Frank Gates, Henry Riggs önemli birkaç tanesi olarak sayılabilir. Misyonerler arasında en ilginç hayat hikâyesine sahip olan ise Henry Riggs’tir. Henry Riggs; misyonerler arasında bir ekol olan ve Türkiye’ye gelen ilk misyonerlerden olup, İncil’i; Ermenice, Bulgarca ve Türkçe’ye çeviren Elias Riggs’in torunudur. Riggs ailesi Anadolu’da oldukça geniş bir kadroyla misyonerlik yapmışlardır. Henry Riggs’in babası Merzifon Amerikan Koleji Başkanı Edward Riggs’tir. Henry de bir misyoner çocuğu olarak Sivas’ta doğmuştur. 1896 yılında Carleton Koleji’nden mezun olan Henry; Ermenice ve Türkçe’yi mükemmel konuşurdu. Henry Riggs, kendisi gibi misyoner olan H. Barnum’un kızı Emma ile evlenmiştir. Henry Riggs’in kardeşi Ernest W. Riggs de Harput’ta görev yapmıştır. Ernest W. Riggs de abisi gibi yine bir misyonerin kızı olan Alice ile evlenmiştir. Bu kısaca saydığımız isimler haricinde, kız okulları için Amerikan Boord’ın kadın misyonerler kısmı olan “Womes’s Board of Misions” adlı kuruluş tarafından da birçok bayan misyoner gönderilmiştir. Bunlar arasında en faal çalışan ve misyonerlik yeteneklerine sahip olan ise Bayan Hariet Seymour’dur. Kolejin kızlar kısmının sorumlusu ise Bayan Daniels’tir. Misyonun en faal üyelerinden bir tanesi de, Teknoloji Okulu’nun sorumlularından Edward Carey’dir.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT