BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > YÜZLEŞMEK

YÜZLEŞMEK

Acaba bir gün biz de son 80-100 yıllık tarihimizle yüzleşebileceğiz mi? Yani saklı gizli birşey bırakmadan, eğrilerle doğruların bilançosunu çıkarma cesaretini gösterebileceğiz mi?



Acaba bir gün biz de son 80-100 yıllık tarihimizle yüzleşebileceğiz mi? Yani saklı gizli birşey bırakmadan, eğrilerle doğruların bilançosunu çıkarma cesaretini gösterebileceğiz mi? Ne bileyim, en basitinden -kibar olanlar el koymak diyor ama- gaspettiğimiz vakıf arazilerinin, mülklerinin bir dökümünü çıkararak.. Ne kadarını talan etmişiz. Nereler vakıfmış, neymiş, ne hale gelmiş. Hanedan mülklerini ne yapmışız. Ne hakla yapmışız. Ne kadar hazine arazisi talan etmişiz.. Bu araziler eskiden kiminmiş? İttihat Terakki neymiş, padişahlar ne yapmış.. Biz onların çocuklarına ne yapmışız? Kendi çocuklarımıza ne okutmuşuz. Ne kadarı ne kadarını yutmuş. Yalanlarımızla yüzleşip rahatlasak.. Belki komplekslerimizden bile kurtuluruz. Düne kadar Kürt kelimesini telaffuz etmeye bile korkuyorduk.. Hâlâ bizimle hiç ilgisi olmasa bile federasyon kelimesini ağzımıza alırken, "hava bulutlu dedin, bulut olunca yağmur olur, yağmur yağınca çukurlar su ile dolar, suda ördekler yüzer, o halde sen bana 'Ördek Hasan' dedin" denilmesinden korkuyoruz. Bu korkularımızdan ne zaman kurtulacağız? Ne zaman, "kim kendini nasıl tarif ediyorsa odur, o haliyle bizimdir, bizim vatandaşımızdır" diyebileceğiz. EMEKLİ MAAŞLARI SSK emeklileri ile Bağ-Kur emeklilerine yapılan ortalama 75 milyon liralık ilavenin yıllık faturası 3 katrilyon liraymış. Bu iki kurum bir özel sigorta şirketi olsaydı.. "hadi şu emeklilerimize biraz soluk aldıralım" hesabı yapılabilir miydi? Hatırlatmak istediğim problem şu: Bağ-Kur'un da, SSK'nın da, Emekli Sandığı mensuplarının önemli bir kısmının da aldığı maaşla geçinme imkanı yoktur. Ancak, "ne yapalım, bu kadar kaynak aktarabiliyoruz" demek yerine şu soruyu sormak lazım: Bu kadar milyon insanın 25 yıl boyunca ödediği primlerle niye dişe dokunur bir maaş alınamıyor? Her gelen, suiistimallerden, haketmediği halde evrak oyunlarıyla maaş alan yüzbinlerden, yıllar içinde çıkarılan aflardan, oy için yapılan yaş indirimlerinden sözediyor. Özel sektörde suiistimal olunca adı yolsuzluk, hortumculuk, iş bilmezlik, dolandırıcılık oluyor. Muhataplar mahkeme safahatına geçmeden linç ediliyor. Aynı şey kamuda olunca yakasına yapışılacak adam bile bulunamıyor.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT