BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Her ölüm bir dram!

Her ölüm bir dram!

Diyarbakır’da önceki akşam meydana gelen uçak kazasında hayatını kaybedenler ile yaralananlardan bazılarının yakınları, kazadan önce yakınlarının yaşadıklarını gazetecilere anlattılar. Korkunç kazada ölenlerin her birinin hikayesi ayrı birer dram. Bunlardan birisi kazada ölen 7. Kolordu Komutanlığı’nda görevli Kurmay Binbaşı Aktan Tuncer’e ait. 7. Kolordu Komutanlığı’nda görevli olan Kurmay Binbaşı Tuncer, Bolu 2. Komando Tugay Komutanlığı’nda iki yıl ‘karargah irtibat subayı’ olarak görev yaptıktan sonra Ağustos 2002’de 7. Kolordu’ya ‘istihbarat subayı’ olarak tayin edildi. Aktan Tuncer’in, 15 günlük izinli olduğu, ABD’den gelen kardeşi ile anne ve babasıyla İstanbul’da tatil yaptıktan sonra THY uçağıyla görev yerine gittiği belirtildi.



Bindirmiyorlardı! Gelecek vaad eden bir asker olarak nitelendirilen Binbaşı Tuncer’in arkadaşları, kendisinin Macaristan’da da bir süre görev yaptığını belirterek, şunları söylediler: “Ailesinin üzerine titrediği bir insandı. Arkadaşımız görev gereği zaman zaman Macaristan’a uçakla gidip geliyordu. Ailesi Tuncer’in uçağa binmesine sıcak bakmadığı için birçok yolculuğunu karayoluyla yapmak zorunda kaldı.” Sivas’ta 1966 yılında doğan Binbaşı Tuncer’in bekar olduğu öğrenildi. Kazandım derken öldü Kazada ölen Elvan Ayran’ın dayısı, Ayran’ın özel bir televizyonun yarışma programından kazandığı para ödülünü aldıktan sonra dönüşte kazada hayatını kaybettiği bildirdi. Rasim Şahinaslan, yeğeninin önceki gün bir televizyonun yarışma programından 2 milyar lira para ödülünü almak üzere İstanbul’a gittiğini, dün ödülünü aldıktan sonra dönüş yolunda öldüğünü ifade etti. Bu arada sigorta eksperliği yapan Engin Varlı da bir iş için önceki gün Diyarbakır’a gitmekten son anda vazgeçtiğini belirtti. Damadını kaybetti Hayatını kaybedenlerden birisi olan Ercan Demirkol’un kayınpederi Halef Kartal kızının henüz eşinin öldüğünü bilmediğini, yaralı bilgisini verdiklerini söyledi. Uçak kazasında ölen Emine Çiftçi ve 2 çocuğu, Şanlıurfa’nın Siverek İlçesi’nde toprağa verildi. Diyarbakır’da düşen uçakta olan ve Siverekli oldukları bildirilen Emine Çiftçi (55), kızı Bahar Çiftçi (14) ve oğlu Ahmet Çiftçi’nin (16) cenazeleri yakınları tarafından Siverek Belediyesi’ne ait ambulansla Diyarbakır’dan Siverek’e getirildi. Emine Çiftçi’nin, yakınları, Çiftçi’nin bir süre önce felç olduğunu ve İstanbul’daki oğullarının yanında tedavi gördüğü belirtilerek, cesetler yandığı için tanımakta güçlük çektiklerini bildirdiler. Emine Çiftçi ve çocuklarının cenazeleri, Ulu Camii’nde kılınan namazdan sonra ilçe mezarlığında toprağa verildi. Bebek kurtarılamadı Diyarbakır’daki uçak kazasında yaralanan 2 yaşındaki Helin Kıran öldü. İstanbul-Diyarbakır seferini yaparken, iniş sırasında havaalanında düşen uçakta yaralanan ve Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tedavi altına alındıktan sonra beyin ölümü gerçekleşen Helin Kıran tüm çabalara rağmen kurtarılamadı. Evlenecekti! Korkunç kazada Siirt Emniyet Müdürlüğü’nde görevli Emniyet Amiri Yaşar Teliorman da hayatını kaybetti. Siirt Emniyet Müdürlüğü Pasaport Şube Müdürlüğü’nde vekaleten görev yapan Emniyet Amiri Yaşar Teliorman’ın (34), evlilik hazırlıkları yaptığı ve bir süre önce nişanlısıyla görüşmek üzere İstanbul’a gittiği öğrenildi. Teliorman, uçak kazasında, muradına eremeden yaşamını yitirdi. Emekli bir polis memurunun oğlu olduğu ve yaklaşık 6 ay önce Siirt’e atandığı bildirilen Teliorman’ın ölümü, Siirt Emniyet Müdürlüğü çalışanları arasında da büyük üzüntüye sebep oldu. Siirt Emniyet Müdürü H. Murat Karcıoğlu, cesedi teşhis ederek, teslim almak amacıyla Diyarbakır’a gitti. Enkazdan sağ çıkmıştı YARALILARDAN Burak Altındağ’ın ağabeyi Vecdi Altındağ kardeşinin bilgisayar mühendisi olduğunu ve iş için Diyarbakır’a gittiğini belirtti. Kardeşinin Gölcük’te yaşanan deprem sırasında da burada yedek subaylık görevinde bulunduğunu ve depremden saatler sonra kendisine göçük altında ulaşıldığını ve yara almadan kurtulduğunu anlatan Vecdi Altındağ, kardeşinin uçak kazasından da yaralı olarak çıktığını anlattı. Altındağ, kardeşinin kurtulmasından büyük sevinç, 75 kişinin hayatını kaybetmesinden dolayı da büyük üzüntü duyduğunu dile getirdi. BU arada sigorta eksperliği yapan Engin Varlı da bir iş için Diyarbakır’a gitmekten son anda vazgeçtiğini belirtti. Varlı, 1976 yılında ise babası Nuri Varlı’nın Isparta’ya gitmekten vazgeçerek, ortağını gönderdiğini, Isparta’da meydana gelen uçak kazasında babasının ortağının hayatını kaybettiğini ifade etti. Bebeğine doyamadı DİYARBAKIR’daki uçak kazasından yaralı olarak kurtulan az sayıdaki şanslı yolculardan öğretmen Murat Karamutlu, kendisiyle aynı okulda öğretmenlik yapan eşi Eser ve 7 yıl sonra kavuştukları 2,5 aylık kızı İrem’i kazada kaybetti. Antakyalı öğretmen Murat Karamutlu, eşinin ve 2,5 aylık kızının ölümünden habersiz Diyarbakır Devlet Hastanesi’nde tedavi ediliyor. Karamutlu’nun ağabeyi Mehmet Karamutlu, kardeşinin aynı zamanda meslektaşı olan öğretmen eşi Eser ile evlendiğini ve Bismil İlçesi Oğuzlar Köyü İlköğretim Okulu’nda beraber görev yaptıklarını anlattı. MEHMET Karamutlu, şöyle dedi: “Kardeşim Murat ve eşi Eser 7 yıl boyunca çocuk sahibi olmayı bekledi. Çok istedikleri çocukları 2,5 ay önce doğdu. İrem adını verdikleri bebekleri sarılık olduğundan tedavisi için daha önce bir kez İstanbul’a gitmişlerdi.” Kardeşinin bilincinin yerinde olduğunu ifade eden Mehmet Karamutlu, “Sadece donuk bakışlarla etrafını süzüyor. Vücudunda yanık ve kırıklar var. Eşi ve kızının öldüğünü söylemedik” dedi. Alev alev yandılar UÇAKTAN yaralı olarak kurtulan 5 kişiden biri olan ve diğer kazazedelere göre olay anını en ayrıntılı olarak hatırlayabilen Aliye İl, faciayı ve sonrasını tedavi gördüğü hastanede anlattı. İniş sırasında büyük bir gürültüyle yere çakıldıklarını ve sonrasında yangın çıktığını söyleyen İl şunları söyledi: “Anons yapıldı, ‘Kemerlerinizi bağlayın’ dediler. Bağladık. İnişimizi bekliyoruz. Az kalmış, yani, öyle diyorum ben de. Yerden çok şiddetli bir patlama, yangın. Uçağın parça parça oluşu, hepsi bir anda. Çığlıklar Herkes bağlı kaldı. Kimse kemerini çözemedi. Ben ortalardaydım. Ben de olduğum yere öne doğru gittim, yüzümü vurdum yere... Önümde yanan alevleri söndürmeye çalıştım. O arada tabi bakıyorum, herkes avaz avaz... Yangınlar içinde. Kemerimi çözmeye çalıştım. Açamadım. Açın, açın diyorum o panikle... Yani, kim gelip açacaksa... Bastım bir anda, çıt, etti, açıldı. Ben kendimi yuvarladım. Çimenlerin üstüne, ıslak çimenlerin üstüne yuvarladım...” Ölen hostesin evinde hüzün var! Diyarbakır’da düşen Türk Hava Yolları’na ait uçağın uçuş ekibinin evlerinde hüzün yaşanıyor. Uçakta hostes olarak görev yapan 28 yaşındaki Devlet Haliloğulları, Bursa Uludağ Üniversitesi Otel ve Turizimcilik Yüksel Okulu’ndan mezun olduktan sonra 1997 yılında THY’de hostes olarak görev yapmaya başladı. 3 ay önce kabin amiri olan Haliloğulları, bekar ve ailenin iki çocuğundan biri. Uçağın diğer bir hostesi 25 yaşındaki Deniz Karasu, 8 ay önce Türk Hava Yolları’nda erkek hostes olarak görev yapmaya başladı. Karasu, Diyarbakır’a uçmadan önce uçağa geç kaldığı İçin Erenköy’den babasına ait otomobil ile alelacele evden çıktı. Ölüme gideceğinden haberi olmayan Karasu’nun kız kardeşi Seda Karasu’nun da hostes olarak görev yaptığı öğrenildi. Uçağın 2. pilotu 33 yaşındaki Altuğ Ulusu, Futbol Federasyonu eski Başkanı Kemal Ulusu’nun oğlu. Eşi Aysun ile 4 yıl önce evlenen Ulusu çiftinin bu evliliğinden 4 yaşında Gökhan isimli bir oğulları var.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT