BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > TASARRUF ETMEK

TASARRUF ETMEK

Kamu harcamalarında tasarrufa gitmenin getireceği ne var? Hesapları kâğıt üzerinde yapınca çok şey kazanılmış gibi görünüyor.Üstelik bu yeni bir teşebbüs de değil.



Kamu harcamalarında tasarrufa gitmenin getireceği ne var? Hesapları kâğıt üzerinde yapınca çok şey kazanılmış gibi görünüyor. Üstelik bu yeni bir teşebbüs de değil. En azından ben kendimi bildim bileli hep kamu harcamalarında tasarrufa gidilir, ama ele birşey geçmez. Toplam gelirlerin harcandığı yere bakınca görünen şu: Bırakın tasarrufa gitmeyi hiç harcama yapmasanız dahi tasarruf edebileceğiniz para nedir? Gelirin neredeyse tamamı borcun faizine gidiyor. Şöyle düşünelim: İyiliksever bir ülke iç, dış, ne varsa faiziyle, ana parasıyla bütün borçlarımızı sıfırla.. Sıfırlandığı tarihten sonra kamu gelirlerimiz giderlerimizi karşılar mı? Yani borç faizi ödemekten kurtulduğumuz zaman rahat nefes alacak hale gelir miyiz? Evet, sadece o yıl, belki biraz da ertesi yıl rahata ereriz ama ondan sonra -eğer bu yapı aynen muhafaza edilirse- aynı duruma düşeriz. Sosyal güvenlik kurumlarının açığı son iyileştirmeyle birlikte yılda 8 milyar doları geçiyor. Sadece bu açık bile on yılda bugünkü iç borçların toplamına ulaşır. Toplanan primler sağlık giderlerini karşılamıyor. Denetimle, reçete düzenlemeleri yaparak, bu harcamaları kısamazsınız. Tasarruf ettiğinizden fazlası başka yoldan gider. SSK’yı sağlık hizmeti veren bir kurumdan sağlık hizmeti satın alan bir kuruma dönüştürmekten başka yapabileceğiniz birşey yoktur. Kamu kurumları SSK’dan ibaret değil, derseniz diğerlerini de mümkün olanlarını kapatmak, olmayanlarında taşeron hizmet satın almayı teşvik etmediğiniz müddetçe tasarruf teşebbüslerinin maliyeti tasarruf edilen paranın birkaç katı olur. Parayı su gibi düşünürseniz, Ankara’dan en ücra vilayetlere kadar döşenen boru hatlarına bastığınız suyu azalttığınız zaman son noktaya gidinceye kadar damlası bile kalmıyor. Hiç suiistimal olmasa verilen su dağıtım şebekesini ıslatmaya yetmiyor. GÖREBİLECEK MİYİM? Bir gün ben de bu ülkede; -Başkan dedi ki, -Başkanın emri, -Emredersiniz efendim, -Emrinizi bekliyoruz efendim. Denilen günleri.. Başkanın sabah koşusu yaparken tepeden tırnağa her kademedeki maiyetine talimatlar yağdırdığı günleri.. Yanındakilerin sağa sola koşuşturmasını.. Görebilecek miyim? Herhalde önce başkanlık sistemini görmemiz lazım. Amerikan filmlerinin tesirinde kalmış olabilirim. Bütün hikmetin başkanlık sisteminde olduğu zannına belki de bu tesirle kapılıyorum. Eksik olan başka birşey mi var, bilmiyorum. Eğer hikmet başkanlıkta değilse başkanımız da bize benzer.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT