BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > BİR YILDIZ KAYDI

BİR YILDIZ KAYDI

Sabri bey çok üzgün ve çaresizdi. Bu saf taşralı kızı, Kara İdris’in ellerine teslim etmek zorunda kalmak ölümden beterdi, ama başka da çaresi yoktu. İsmail ile evlenmesi mümkün değildi artık... İdris böyle bir şeye müsaade etmezdi. Eğer onun dümen suyuna göre hareket eder, onun sırtından para kazanırsa Emine de bir şeylerin sahibi olabilirdi. Aksi olursa bozuk para gibi harcardı bu garibanı.



Sabri bey çok üzgün ve çaresizdi. Bu saf taşralı kızı, Kara İdris’in ellerine teslim etmek zorunda kalmak ölümden beterdi, ama başka da çaresi yoktu. İsmail ile evlenmesi mümkün değildi artık... İdris böyle bir şeye müsaade etmezdi. Eğer onun dümen suyuna göre hareket eder, onun sırtından para kazanırsa Emine de bir şeylerin sahibi olabilirdi. Aksi olursa bozuk para gibi harcardı bu garibanı. -Emine yavrum İdris beyi bekletmeyelim. Bundan sonraki programını onunla yaparsınız... Emine ağlamaklı halde Sabri beyin peşinden salona girdi. Kara İdris ayağa kalkarak karşıladı Emine’yi elini itina ile tutarak dudaklarına götürdü. -Prensesim aramıza hoş geldin. Bundan böyle birlikte çalışacağız. Senin adın hep yükseklerde olacak. Seni Yeşilçamın kraliçesi yapacağım... Sabri! -Buyurun efendim... -Prensesin eşyalarını hazırlayın bundan böyle bizim yalıda kalacak... -Emredersiniz İdris bey... Kara İdris kırk yaşlarında orta boylu hafif tombul bir adamdı. Şakakları kırlaşmış, saçlarıyla kaşları birleşecek kadar gürdü. Yeraltı dünyasının tanınmış simalarından biriydi. Menajerliğini yaptığı birçok sanatçı vardı. İstikbal vadeden bir sanatçı ortaya çıkınca onu kendi metotlarıyla elde eder, posası çıkana kadar ondan istifade eder, sonra da sokağa atardı... Acımasız kuralları vardı. Ona karşı gelen bir sanatçı iflah olmazdı. Sabri bey, Kara İdris’in bu kadar çabuk Emine’ye el atabileceğini tahmin edememişti. Emine’nin heba olmaması için ona biraz daha nasihat etmesi gerekiyordu. Emine eşyalarını toplamaya giderken yardımcı olmak bahanesiyle onunla birlikte çıktı. Yalvaran bakışlarla Emine’yi süzdü. -Emine kusura kalma kızım. Bu hiç hesapta yoktu. Seni zirveye taşıdıktan sonra kasabana gönderecektim, ama şimdi durum değişti. Sakın Kara İdris’e karşı gelme. Hayatını mahveder. Eğer dediklerini yaparsan benim sağlayamayacağım imkanları da sağlar sana, bunu da bilmiş ol!.. -Ben imkan, mimkan istemiyorum Sabri bey anlıyor musun! Kasabama dönmek kendi halimde mütevazı bir hayat yaşamak istiyorum... -Kızım korkarım artık çok geç! Sen bundan böyle topluma mal olmuş bir sanatçısın. Onun da ötesinde Kara İdris’in elindesin. Dönüşün yok, unutma bunu! Şu teklif edilen filmleri bitir, iyilikle konuş Kara İdris’le neticede o da bir insan belki iyi tarafına gelir azat eder seni... Emine hiçbir şey düşünemiyordu. Rüzgarın önündeki bir saman çöpünden farksızdı. Çok kısa bir zamanda o cıvıl cıvıl taşralı kız gitmiş yerine robot gibi bir insan gelmişti. Bu işin tabiatında robotluk vardı. Yönetmenin tariflerini uygulamak, her sahneyi komutla tamamlamak... Şimdi bütün bunlara bir de Kara İdris’in komutlarına uymak ekleniyordu . Emine, Sabri bey ve villa halkıyla vedalaştıktan sonra Kara İdris’in muhteşem limuzininde onun yanına oturdu. Kara İdris, göz ucuyla genç kızı süzüyordu. -Prensesim rahatsız mısın? Pek iyi görmüyorum halini. İstersen doktor çağırayım... -Hayır efendim halsiz ve yorgunum... -Öyleyse o kolay! Ben Uludağ’a tatile gidiyorum seni de götüreyim... -Teşekkür ederim efendim gerek yok... -Gerek yok olur mu? Hemen otelden sana da bir oda ayırttırıyorum... Emine’nin cevabını beklemeden görevli adamına talimat verdi. Yalıya gelindiğinde bir sürü insan koşuşturarak Kara İdris’i karşıladı. Burası muhteşem bir mekandı. Kara İdris Emine’ye çok nazik davranıyor, onun kendine alışmasına gayret gösteriyordu.Yalının en güzel odası Emine’ye tahsis edildi. Akşam yemeğini deniz kıyısında bahçede birlikte yerken Emine hâlâ tedirgindi. -Emine bana güven! Seni bu alemin kraliçesi yapacağım. Seni paraya boğacağım, Yeşilçamın tüm imkanlarını önüne sereceğim... -Efendim teşekkür ederim, ben bunların hiçbirini istemiyorum... -Ne istiyorsun sen Emine? -Kasabama dönmek, mütevazı bir hayat yaşamak istiyorum... -Haa kasabanı, aileni özledin öyle mi? -Evet... -Yavrucuğum bundan kolay ne var söylesene, hemen yarın kasabana gidiyorsun... Kara İdris’in “yarın kasabana gidiyorsun” sözleriyle gözleri parıldadı, içtiği kola boğazında kaldı. -Sahi mi?.. -Tabii yavrum... Hizmetçiye işaret etti. -Kızım siyah Mercedesin şoförünü bana çağır... -Baş üstüne efendim... > DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT