BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Her türlü albüm yapılır

Her türlü albüm yapılır

“Türkiye’de boğazlı kazak ve uzun etekle de albüm yapılabileceğini gösterdim” diyor Şebnem. “Hiç değişmedim, değişmeyeceğim” diyor... Başarısında Fatih Kısaparmak’ın payını, “İki kişilik büyük bir duygu harmanı kurduk” şeklinde değerlendiriyor.



“Bir kere sevdaya tutulmaya gör, ateşlere yandığının resmidir” diye çıktılar yola... Aşkın ayak seslerini duydular yüreklerinde... Birlikte yoğruldular şiirle, türküyle... “Hayattaki en büyük şansım Fatih’i tanımak” diyen Türkü Baba’nın eşi duygu selinin adresi Şebnem Kısaparmak, düşüncelerini gazetemize anlattı. 27 bin kişi içinden seçildim Ankara’da 1969 yılında dünyaya gelen Şebnem Kısaparmak, “Hayata çok erken başladım. Henüz 19 yaşındayken TRT Ankara Radyoları’nda ve TRT televizyonunda spikerlik yaparak başladım. Ama o zamanlar herşey o kadar kolay değildi. Spiker olmak için 27 bin kişinin içinden, 5 ayrı sınavdan geçerek geldim buralara. Benim kökenimde iyi bir TRT eğitimi var...” 13 yıl haber sundum Fatih’le TRT’de spiker iken tanıştığını anlatan bayan Kısaparmak, “Bir yıl boyunca çok ciddi geçen arkadaşlığın ardından 1991 yılında evlendik. 1992 yılında oğlumuz Ozan dünyaya geldi. Bu süreçte özel televizyonlar devreye girdi. Ben de çalıştığım televizyondan ayrılarak özel televizyonlara geçerek 13 yıl boyunca ana haber bültenlerini sundum...” diye konuştu. Sahte sanatçılar Kaset piyasasında yer alan bazı kişilerin bedenlerini ve aile yaşantılarını ön plana çıkarmalarından büyük rahatsızlık duyduğunu ifade eden Şebnem Kısaparmak şunları söyledi, “Biz eşimle, şu an sanat dünyasındaki çarpıklık, sistemsizlik içinde doğruyu bulabilmenin savaşını veriyoruz. Bu tür sanatçılar zamanla bu piyasadan silinecek... Unkapanı’nda da yaprak kıpırdamadığı bir dönemde benim ‘Alamancı’ albümüm öyle bir patlama yaptı ki biz de şaşırdık. Demek ki diğer sanatçılar gibi vücutlarını ve yüz güzelliğini ön plana çıkartmadan, boğazlı kazak ve uzun etekle de albüm yapılabiliyormuş. Bu destek ve sevgi ‘sanatçıyım’ diye ortada dolaşanlara büyük ders oldu sanırım.” En büyük şansım Fatih Küçük yaşlarda Türk sanat müziği eğitimi aldığını ifade eden Şebnem Kısaparmak, “Eşim Fatih’in de şiir ve beste çalışmalarından çok şeyler öğrendim. Ben annemi 49 yaşında kanserden kaybettim. Annem vefat ettikten sonra çok acılar çektim, çok büyük özlemler yaşadım. Annem için bir şiir yazdım, ‘Seni üç yataklı bir hastane odasında bıraktım’ diye. Bir bayram günü Ayşe Özgün programına davet etti ve ricada bulundu. Programda annem şiirini okudum, çok büyük ilgi gördü. Unkapanı’ndan birçok teklif gelince Fatih bey, hem izin, hem de destek verdi... Biz Fatih’le iki kişilik büyük bir duygu harmanı kurduk” dedi. Necip Fazıl hayranıyım... Necip Fazıl Kısakürek üstadın şiirleri ile büyüdüğünü söyleyen Şebnem Kısaparmak, “Onu çok seviyorum ve hâlâ onun kitaplarını devamlı okuyorum. Bir de Ümit Yaşar’ın şiirlerini çok okurum ama kendime hep Necip Fazıl’ı örnek aldım...” Yeni albüm şaheser “Yeni albümü için tam bir şaheser” diyen bayan Kısaparmak, “Çünkü içinde 12 şiir-şarkı var. Her biri diğerinden güzel. Biri hariç, hepsini ben yazdım. O biri de eşim Fatih bey bana hediye etti. Çok özel, çok mükemmel bir şey. Albümün ismini onun hediye ettiği ‘Hüzzam Sevda’ koydum...” Önce ailem gelir Şebnem Kısaparmak, bir bayan için sahne ve konserlerin çok zor olduğunu belirterek, “Biz aile içinde bir karar aldık ve ne sahnelere ne de konserlere çıkmıyorum. Zaten aile ve günlük hayatımızda yarın ölecekmiş gibi yaşıyoruz. Aile saadeti ve yaşantısı herşeyin üstünde. Ben kasetlerimle zaten sevenlerimin evindeyim ve yüreğindeyim...” Efendiler şiirinin doğuşu “-Ben çok duygusal biriyim. Hiç magazin izlemem ama bir programda hanımın biri gözyaşları içinde çocuğuna süt alacak parası olmadığını izlemiştim. Bu beni öyle etkiledi ki sabaha kadar uyumadım. ‘Efendiler’ diye bir şiir yazdım. Meclise gönderme yapan. Aslında isyan değil bu şiirler sadece acı çeken halkın ve açlıktan ölen insanların söylemek istediklerini ben şiirlerimde dile getirerek toplumsal beklentilere inadına sanat, inadına insanlık için bir misyon görevimi yerine getirdim” şeklinde konuştu. ‘2 yıl içinde anne olurum’ Uzun süren beraberliğin ardından geçen yaz evlenen manken Ebru Şallı ve Harun Tan çifti, Uludağ’da tatil yaparak karın keyfini çıkarıyor. Yakın çevrelerinden ne zaman çocuk sahibi olacakları şeklinde sürekli baskılar aldıklarını dile getiren Ebru Şallı ve Harun Tan çifti, “Herkes gibi biz de bir bebeğimiz olsun istiyoruz. İnşallah, 2003 veya 2004 yılında bir bebeğimiz dünyaya gelecek” dedi. Uludağ’da bir kayak hocasından kayak dersi alan Şallı’ya, kurs saatlerinin dışında eşi Harun Tan yardımcı oluyor. Yoğun iş temposunun yorgunluğunu ‘beyaz cennette’ attıklarını belirten çift, zamanın çoğunu pistlerde geçiriyor.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT