BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > İktidarların avansı çabuk biter

İktidarların avansı çabuk biter

Rahmetli Turgut Özal’ın kıymetini anlayamadım. Sonradan sonraya fark ettim bunu ve şimdi de gönül rahatlığıyla itiraf ediyorum. Turgut Özal hakkında hatırımda kalan tek şey, koca ülkeyi hava boşluğuna giren uçak yolcuları gibi türbülansa soktuğudur! Bunu net olarak hatırlıyorum.



Rahmetli Turgut Özal’ın kıymetini anlayamadım. Sonradan sonraya fark ettim bunu ve şimdi de gönül rahatlığıyla itiraf ediyorum. Turgut Özal hakkında hatırımda kalan tek şey, koca ülkeyi hava boşluğuna giren uçak yolcuları gibi türbülansa soktuğudur! Bunu net olarak hatırlıyorum. Herkesin dengesi bozulmuştu o günlerde. Damdan başı üstüne düşen insanların verdiği tepkiyi veren ahali abuk sabuk konuşuyor, boş boş bakıyordu. Hiçbir şeyi kusursuz bırakmayan medya bile onun hızına yetişmekte zorlanmışsa, varın gerisini siz düşünün. Hinoğlu hin bürokratlar da kayış atmıştı; kimi hasta raporu alıyor, kimi yıllık iznini kullanmak üzere dilekçe üstüne dilekçe veriyordu. Sonradan o günleri anlatan Ekrem Pakdemirli, “Yurt dışına giden her Türk vatandaşı beraberinde bin dolar çıkarabilsin, dediğinde hepimiz yerimizden zıplamıştık” demişti. Maliye Bakanını bile böyle bir halet-i ruhiye içine sokmuştu sizin anlayacağınız. Nereden bulurdu onca şeyleri de gündemi cadı kazanı gibi karıştırırdı hâlâ anlayabilmiş değilim. O kadar sene biriktirmiş demek ki! Tamı tamına üç sene şaşkına çevirdi milleti. Özal’ın böyle tonton biri olduğunu hatırlıyorum. Açık ve seçik olarak! Mekanı cennet olsun. Ben onun kıymetini bilemedim ama bir başkası bildi mi? Zannetmem. Bunların üstünde durmuyorum. Sözün ucunu bakalım getirip istediğim yere, istediğim gibi düğümleyebilecek miyim? Bütün derdim o benim! Ne bekliyor iktidar? AKP iktidarına bakıyorum: Kuzey kutbuna maç yapmaya gelmiş ekvatorlu futbolcular gibi titreşip duruyorlar soyunma odasında. Bu adamlar hava şartlarına alışıncaya kadar bekleyelim diyecek bir Allah’ın kulunun çıkacağını sanmıyorum ben şahsen. Tamam! Medya şimdilik hiç sesini çıkarmıyor; nezaket gösteriyor belki!.. Fakat siyasetçi de bunun ilanihaye böyle gitmeyeceğini bilmeli. Neden derseniz hemen söyleyeyim: Medyanın işi birinin sırtını pışpışlamak değildir. Bugün seninle konuşur, birlikte seyahat eder, içini dışını öğrenir.... Hatta birleştirdiği beş parmağının ucunu öpüp, “Mükemmel. Bundan daha iyisi olmaz” da der. Dedim ya nezaket! Bunların hepsi yanıltıcıdır. Aha buraya yazıyorum. Demedi demeyin. Gazeteciden dost olmaz! Nasıl mafya lime lime ettiği adamın cenazesine gidip hüngür hüngür ağlarsa, medya da her şeyi takip eder, hiçbir şeyi atlamaz; her şeyi günü gününe bir yere kaydeder. Vakti geldi mi de yazıya döker hepsini. Her mesleğin bir raconu vardır!.. Medyanın işi, iktidarı avcunun içine alıp yüceltmek ve başı bulutlara değdiği anda da aşağı bırakıvermektir. Bütün dünyada böyledir bu; bizde de. Aşağıda döşek filan varsa onlar da kaldırılır ki, düşenin mukavemeti belli olsun! Taraftara da güvenmeye gelmez. Onun da altını çizerek söylüyorum. Bizim taraftarımız fanatiktir. Takımı için canını verir. İşini, gücünü bırakıp deplasmana bile gider. Kahve köşelerinde oturup takımının ‘Number One’ olduğunu elini kolunu sallaya sallaya, gerektiğinde yumruğunu bile kullanmaktan çekinmeden cümle aleme izah eder. Fakat takımın sahaya çıkıp aslanlar gibi oynamasını ister. Böyle de acayip bir huyu vardır bu milletin. O da hakkı bence. Sen kalk dağ deme, tepe deme takımını teşvik et, onu motive etmek için karizmanın çizilmesine bile razı ol, bedenini tel örgülere çarp; takım oynamasın! Olacak şey değil. Onun takımı çıktığı her maçı aslanlar gibi kazanacak bir takımdır. İktidara taşıdığı parti ise işleri en fazla 6 ayda düzeltir. Nokta. Düzeltti düzeltti, düzeltemezse, “Elim kırılsaydı da oy vermeseydim” diyenlerle doluverir sokaklar. Sabır yok! Müsamaha yok! Hoşgörü yok!.. İlla galibiyet, ölesiye başarı... Diplomasi hatası Diplomasi, muhatabı yerinde tutma sanatıdır. Karşı taraf kök salmış ağaç gibi yerine çakılı kalacak; sen de yaptığın hamlelerle etkisiz hale getireceksin onu. Biz ise tam tersini yapıyoruz. Kıbrıs’ta öyle veya böyle dananın kuyruğu kopacak bugünlerde. Daha düne kadar Rauf Denktaş’ın yanında olduğunu söyleyen siyasetçiler, medya, sivil toplum örgütleri ortalıktan çekiliverdi nedense! Kemik gibi sağlam olunması gereken bir dönemde ipin ucu bırakıldı. Şimdiye kadar esip gürlemenin ne kıymeti kaldı?
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT