BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Suriye sınırı, batı kapısı

Suriye sınırı, batı kapısı

Sene 2003. Suriye devlet başkanı, Beşar Esad, Türkiye başbakanı Abdullah Gül’ü kabulünde hiç de beklenmedik bir teklifte bulunuyor. “Aramızdaki sınırı kaldıralım”. Suriye, bizim, iki sebepten dolayı uzun zamandır ihtilafta olduğumuz bir devlet. Birinci sebep, Hatay vilayetimiz. Suriye, Hatay’ı sürekli kendi haritasında gösterir. İkincisi de PKK liderinin bu devlette barınması. İkincisi ortadan kalktı, birincisi de Gül’ün ziyaretinden sonra düzeltiliyor.



Sene 2003. Suriye devlet başkanı, Beşar Esad, Türkiye başbakanı Abdullah Gül’ü kabulünde hiç de beklenmedik bir teklifte bulunuyor. “Aramızdaki sınırı kaldıralım”. Suriye, bizim, iki sebepten dolayı uzun zamandır ihtilafta olduğumuz bir devlet. Birinci sebep, Hatay vilayetimiz. Suriye, Hatay’ı sürekli kendi haritasında gösterir. İkincisi de PKK liderinin bu devlette barınması. İkincisi ortadan kalktı, birincisi de Gül’ün ziyaretinden sonra düzeltiliyor. Her şerde bir hayır vardır. Amerikan baskısı, Ortadoğu milletlerini giderek daha bir yakınlaştırıyor. Türkiye, şu gün Irak’a karşı İslam âleminin sözcüsü gibi. Yarın aynı sözcülüğü ABD’ye karşı da üstlenecektir. Başka çıkar yolu yok. Coğrafya, tarih, kültür ve müşterek dinin emri bu. Arap Birliği’nin “gözlemci statüsüyle aramıza katılın” teklifinin ardından Suriye’ye de “sınırları kaldıralım” dedi. Onun için her şerde bir hayır var. Amerika, giderek güvenilmez imajını uyandırmakta. Bölgenin esas sahibi etrafında buluşma kaçınılmaz bir yapılanmadır. 90’lı yıllara girmeden şunu söylemiş ve yazmıştık SSCB yıkılacak. Onun yıkılmasından sonra da yatay kuşak üzerinde kültürel mânâda bir Türk Birliği oluşacak. Devam eden yıllarda konfederasyon tezleri geliştirdik. O tezleri yazdığımız dönemlerden birinde devrin başbakanı Süleyman Demirel’e Bulgar devlet yetkililerinden “Konfederasyona gidelim” teklifinin yapıldığını yıllar sonra işittik. Yazılarımızda Bulgaristan’ı da konfederasyon kapsamında düşünmüştük. Sene 2003, Bulgaristan’dan 10 yıl kadar sonra bu defa da Suriye benzer bir teklifte bulunmakta. İlginç olan şudur. Bulgaristan Jivkov’dan, Suriye de Hafız Esad’dan sonra bu teklifleri yapıyorlar. Türkiye, bu liderler zamanında o iki devletten çok çekmiştir. Malum dönemlerdeki sabrımız barış ödülüne layıktır. Dişimizi çok sıktık ama mükâfatını şimdi görüyoruz. Bugün iki ateş arasındayız. Biri Amerika, tehdit ve baskı altındayız. Diğeri İslam coğrafyası gerçeği. Biz bu gerçeğin bir parçasıyız. Onun için Arap Birliği’nin de Suriye’nin de tekliflerini çok ciddiye almalıyız. Suriye dediğiniz dünkü Şam Vilayetimizdir. Bulgaristan da Tuna Vilayeti. Oralardan kopmamız bir asır bile değil. Türkiye, savaşa taraf olmazsa ABD Irak’a giremeyebilir. Kuru-sıkı laflarına aldanmamalı. “Savaş kapıda yalanı”na kanmayınız. Bir yıldır bu yalan gündemde. Belki de Bush iktidardan gidene kadar gündemde kalacak. Böylece hem silah sanayiini çalıştırıyor. Hem askerine tatbikat yaptırıyor, hem yerleşmesi gereken stratejik noktalara yerleşiyor, hem de parası değerleniyor. Amerikanın kendine göre hesabı varsa bizim de hesaplarımız olamalı. Suriye, en uzun sınırımız ve bütün güneyimizi tutuyor. Bulgaristan, batı kapımız. Büyük devlet gibi düşünmeliyiz. Harp hiledir.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT