BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sanat ve bilim

Sanat ve bilim

“Beynime inanmıyorum” diyor İomesco, Romen-Fransız karışımı oyun yazarı büyük dehâ.. Dahası var: “Ben her sabah Allah’ım sana inancımı arttır” diye dua ediyorum diyor. Ön yargılardan, akıl ve bilimperestlikten kurtulmuş bir insanın iç yakarışı..



“Beynime inanmıyorum” diyor İomesco, Romen-Fransız karışımı oyun yazarı büyük dehâ.. Dahası var: “Ben her sabah Allah’ım sana inancımı arttır” diye dua ediyorum diyor. Ön yargılardan, akıl ve bilimperestlikten kurtulmuş bir insanın iç yakarışı.. Deha çapındaki sanatkâr, bakın sanat için ne diyor: “Sanatın gerçek olduğu fikri de, kısa bir maceradan sonra bir “hiçlikte” kayboluyor; ben mutlak gerçeğe inanmak istiyorum, çünkü bu irreel -gerçek dışı- hayal âleminde beni tatmin etmeyen beynime nasıl güvenebilirim” Tasavvuf düşüncesine aşina olmayanlar İomesco’nun bu yakarışlarını anlayamazlar. Kafa yapıları 19. asır labirentlerinde takılı kalmış mektepli aydınlarımıza anlatamazsınız bunları. Giyim kuşama endekslenmiş bir entellektüel (!) sosyetemiz var.. Sanatı Marksist gözlüklerle yorumlayan; bilimi kaba pozitivizmle açıklayan bir sosyete (!) Aslında sanat ile bilim, biribirinden kopuk alanlar değil, bilakis çoğu yerde iç içedir. Dr. Stephen Wininger diyor ki: “Bilim, kültürün ayrılmaz bir parçasıdır. ABD’de yüzlerce üniversitede mühendislik ve diğer teknik bölümlerde şiir dersleri okutulur. Aynı zamanda şairler burada istihdam edilir. Amerika’da, kuru bilgilerle yetişen teknik adamları san’at ve metafizik düşünce dünyasıyla barıştırmak için yeni metodlar geliştirilmiş.. (1) Yakın zamanda ABD’nin Cornell Üniversitesinde ilginç bir deney yapıldı. Üniversitenin önde gelen 14 bilim profesörü, bir hafta süreyle şiir dersine alındı. Ve sonunda kafalardaki bir önyargı tuz-buz oldu. Bilim adamları, sanıldığının aksine sosyal bilimleri ve edebiyatı seviyormuş. Keyifle geçirilen bir hafta sonunda, programa katılan bilim adamları şu itirafta bulunuyorlardı: “Entellektüel esneklik kazandık.” Aslında şiirin bu yöntemi onlara çok yabancı da değildi. Çünkü onlar da bilim yaparken kendi ifadeleriyle, çoğu zaman karanlıkta bir şeyler arıyorlar ve aslında ne aradıklarını bilmiyorlar. Amerikan Üniversiteleri, her geçen gün bu uygulamayı daha da genişletiyor. Ünlü Amerikan şairi Robert Frost, hayatının son günlerinde üniversitede ders verme imkanına kavuştuğunda çok büyük sevinç duymuş ve “Şairler şimdi en nitelikli okuyucularına kavuştu.” demişti. .......... (1) (İnsan ve Kainat Dergisi Ağustos 1991, Profesörlere şiir dersi, Fahri Serdaroğlu)
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT