BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 007 buzlar ülkesinde

007 buzlar ülkesinde

James Bond 20. kez karşımızda... 1962 yılında “Doktor No” ile başlayan Bond fırtınası 40. yılında “Die Another Day - Başka Gün Öl” filmiyle devam ediyor. Diğer Bond filmlerindeki gibi “Die Another Day”de ihanet, yüksek teknoloji eseri silahlar ve askeri üstünlük konularını işliyor. James Bond’un yeni görevi Kuzey ve Güney Kore’yi birbirinden ayıran silâhsız bölgede bir sürat teknesinin peşine düşmesi ile başlar ve filmin sonuna kadar temposu düşmeyen bir kovalamacayla devam eder.



James Bond 20. kez karşımızda... 1962 yılında “Doktor No” ile başlayan Bond fırtınası 40. yılında “Die Another Day - Başka Gün Öl” filmiyle devam ediyor. Diğer Bond filmlerindeki gibi “Die Another Day”de ihanet, yüksek teknoloji eseri silahlar ve askeri üstünlük konularını işliyor. James Bond’un yeni görevi Kuzey ve Güney Kore’yi birbirinden ayıran silâhsız bölgede bir sürat teknesinin peşine düşmesi ile başlar ve filmin sonuna kadar temposu düşmeyen bir kovalamacayla devam eder. ‘Gurur duyuyorum’ Hong Kong’dan Küba’ya oradan Londra’ya kadar uzanan bu heyecanlı aksiyonda bir vatan haininin peşine düşen Bond, bir savaş felaketini önlemekle görevlidir. Pierce Brosnan bu dördüncü denemesinde Bond’luğa iyice alışmış. Her fırsatta şimdiye kadar yaptığı işlerden gurur duyduğunu belirten sanatçı; “Bond’un hayatımda çok büyük bir anlamı var. Mükemmel bir hayat kazandım ve bununla birlikte insanlara daha güzel birşeyler verebileceğimi umut ediyorum” diyor. Bond’un bu filmde rol arkadaşı geçtiğimiz yıl gözyaşları içinde kucakladığı Oscar’ı ile, bu ödülü kazanan başroldeki ilk siyah oyuncu olarak sinema tarihine geçen Halle Berry... Bu defa değme aksiyon numaralarını uygulayan Berry’ye alternatif İngiliz Bond kızını ise tiyatro kökenli Rosamund Pike oynuyor. Uzun yıllar “soğuk savaş” gündeminden hareketle iki blok arasındaki bitmez tükenmez çekişme üzerine odaklanmış bulunan Bond filmleri, duvarların yıkılmasının ardından yeni düşmanlar bulmakta zorluk çekmiyor. Bu defa ilham konusu olan kişi, halkı açlıktan kırılırken kendisi yedi katlı sarayında sefa süren Kuzey Kore diktatörü... Bond’un iki Kore arasındaki silahsızlandırılmış tampon bölgede kitle imha silahını geliştiren Kuzeyli generalin oğlu ve yakın adamı Zao ile mücadelesi devam ediyor, kozlar İzlanda’daki buzdan sarayda paylaşılıyor. Sonuçta son Bond filminde de soluksuz bir aksiyon var... Zamanla değişmeyen tek şey ise iyiler ve kötüler...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT