BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Onlar cephede değil hayatta mağlup oldu

Onlar cephede değil hayatta mağlup oldu

İstiklal Savaşı’nda, Kore’de ve Kıbrıs’ta silahlarıyla zafer kazanan gaziler, hayat savaşında mağlup oldu. Kahramanlarımız üç ayda bir aldıkları 410 milyon lira maaşla geçinmek için mücadele veriyor.



İSTANBUL- Onlar, 70 milyonluk Türkiye’nin baş tacı yaptığı, memleketin bağımsızlığı ve bölünmez bütünlüğü için eşinden, çocuğundan ve sılasından uzakta canı pahasına çarpışan kahramanlarımız. Onlar üzerlerinde taşıdıkları büyük sorumlulukla geçinmeye çalışan ama haysiyetlerinden dolayı sıkıntılarını dile getirmeyen gazilerimiz. ABD’nin Irak harekatının ve savaş söylentilerinin iyiden iyiye arttığı günümüzde savaşı yaşamış gazilerimize sorduk içinde bulundukları durumu. Ve içler acısı cevaplar aldık. “Gaziyim, atık topluyorum” Bugün çoğu gazimiz, gazi maaşının dışında emekli olup, ikinci maaşını da alarak normal hayatını sürdürüyor. Onların en büyük sıkıntısı özellikle büyük şehirlerdeki ulaşım ve sağlık problemi. Sadece üç ayda 410 milyon lira (aylık 136 milyon lira) gazi maaşı ile geçinen diğer bir grup gazilerin durumu ise bunlardan çok daha farklı. Adının açıklanmasını istemeyen bir Kore gazisi, pazardan topladığı atıklarla ek gelir elde ettiğini söyledi. Sabahın erken saatlerinde kalkarak çöplerden satmak için hurda kâğıt topladığını gözleri dolarak anlatan Kore gazisi özellikle Anadolu’da yaşayan gazilerin büyük çoğunluğunun ikinci bir geliri olmadığı için kendisine benzer bir hayat sürdürdüklerini belirtti. Cephede değil hayat savaşında mağlup olan bu gazilerimizin en büyük isteği, maaşlarının hayat standartlarına uygun hale getirilmesi... 37 İstiklal gazimiz kaldı Türkiye genelinde 68 bin 256 gazi veya gazi yakını devletten maaş alıyor. Geçtiğimiz yıl eylül ayı itibariyle Türkiye’de İstiklal Savaşı’ndan 37, Kore Savaşı’ndan 10 bin 249 ve Kıbrıs Harekâtı’ndan 33 bin 26 kişi olmak üzere toplam 43 bin 357 gazi yaşıyor. Hayatta olan ve maaş alan gazilerin haricinde İstiklal Savaşı gazilerin dul eşlerinden bin 520, Kore gazilerinin dul eşlerinden 6 bin 36 ve Kıbrıs gazilerin dul eşlerinden bin 898 kişi ile Türkiye’de iç güvenlikte malul olan 3 bin 384 kişi bizzat kendisi, 12 bin 61 kişi de eş veya çocukları olmak üzere toplam 68 bin 256 kişi devletten gazi adına maaş alıyor. Tek korkuları unutulmak Unutulmak gazilerin çok zoruna gidiyor. Şehitlerin mezar taşlarında rastladığımız, “Değil mi gayretin sonu bir avuç toprak/ Ölümden yana korkum yok./ Tek korkum var, o da unutulmak” mısraları savaş söylentilerinin arttığı bugünlerde gaziler için farklı bir anlam ifade idiyor. Çünkü onlar unutulmaktan çok korkuyor. ‘Zam bize de verilmeli’ Kore’ye gönüllü olarak 3. kafilede gittiğini ve cephede üç gün aç ve susus kaldığını belirten emekli gazi Arif Eraydın da (72) top mermisi ile sol bacağından yaralanıp 80 gün Tokyo’da hastanede tedavi gördüğünü söyledi. 14 ay Kore’de kaldığını belirten bir başka emekli gazi Mehmet Üstündağ ise “Çinliler o kadar kalabalıktı ki, beyaz giydikleri için üzerimize geldiklerinde biz kar zannediyorduk. Bunun için komutanlarımız bizi zaman zaman uyarıyor ve ona göre tedbirimizi alıyorduk” dedi. Üstündağ devletten isteğini de şöyle dile getirdi: “Memurlara verilen 100 milyon liralık zammı bize de verilmeliydi, bunu yeni hükümetten bekliyoruz” ‘Kardeşim şehit oldu ben gazi’ 1950 yılında Kore’ye birinci kafilede giden 73 yaşındaki Hayrettin Akmustafaoğlu, 85 kişilik askerden 5-6 arkadaşının yanlarında öldüğünü ve kendisinin de komprosöre binerek canını kurtardığını söyledi. Aynı dönemde 3. kafile olarak yine Kore’ye giden kardeşi Fahrettin’in de orada şehit olup defnedildiğini belirtti. Şehit kardeşinin mezarını görmediğini anlatan Akmustafaoğlu, birbuçuk yıl kaldığı Kore’de ayakları donduğu için 15 gün hastanede tedavi gördüğünü de sözlerine ekledi. SSK emeklisi Akmustafaoğlu gazilere doğalgaz, su ve telefonda indirim yapılmasını istedi. Kıbrıs’ta taviz verilmemeli 19 Eylül Gaziler Günü’nü düzenleyen ve uluslararası atletizm hakemi olan 51 yaşındaki emekli gazi Salih Danacı, 20 Temmuz 1974 sabahı 06.30’da Kıbrıs’a paraşütle ‘ilk’ inenlerden olduğunu söyledi. Orada yapılan katliam ve zulümleri gözleriyle görüp yaşadıkları için Kıbrıs’tan asla taviz verilmemesi gerektiğini söyleyen gazi Danacı, “Keşke o gün hepsi alınsaydı. Bir karış toprağın verilmesine razı değiliz. Taviz verilmesi durumunda bu defa Irak’tan taviz istenecek.” şeklinde konuştu. Diğer gaziler gibi Danacı da ulaşım ve sağlık konusundaki sıkıntıların ele alınıp yeniden ve düzgün şekilde düzenlenmesi gerektiğini söyledi. Gaziler bölünmesin Türkİye Muharip Gaziler Derneği İstanbul Şubesi Başkanı ve aynı zamanda Kıbrıs gazisi emekli Adil Altundağ, SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı ile gazilerin bölündüğünü bunun yerine merkezi sistem kurularak gazilerin sağlık alanında tek çatı altında toplanılması gerektiğini söyledi. Altundağ, tasarrufun son derece önemli olduğu bu dönemde, kendilerinin ulaşım dalında tasarruftan çok uzak olduğunu belirterek, “Sağ olan gazi eşleri bir yere giderken mutlaka kocalarıyla birlikte gitmek zorunda. Şehirlerarası yolculukta da iki kişi gidip gelmek zorundasınız. Peki gazi hasta olursa eşi bir yere gidemeyecek mi? Biz Anayasa’nın 61. Maddesi’nin verdiği özlük haklar uygulansın yeter diyoruz” şeklinde konuştu.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT