BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sofranızda LAHANA eksik olmasın

Sofranızda LAHANA eksik olmasın

Yanıktan ağrıya, kanserden astıma kadar birçok hastalığa şifa olan lahana, sağlığa etkileri sebebiyle sadece yemek olarak değil “alternatif ilaç” olarak da kullanılması gereken bir sebze.



Kış mevsiminin en bol ve en ucuz sebzelerinden biri lahanadır. Nedense bu “bol ve ucuz” sebzenin kıymetini bilemiyoruz. Yanıktan ağrıya, kanserden astıma kadar bir çok hastalığa şifa olan lahana için, Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rahmi Türk, “sofralarda eksik olmaması gereken bir sebze” diyor. Tarımda “bahçelerin kralı” olarak adlandırılan lahana, bol miktarda A,B, C, E ve K vitamini ile potasyum içermektedir. Soğuk havalarda lahana çorbası kadar yararlı bir yemek bulunmadığını söyleyen Prof. Dr. Türk, eski çağlarda Yunan ve Romalı hekimlerin lahanayı “her derde deva” olarak gördüklerini anlatıyor. Günümüzde de lahananın sağlığa etkileri sebebiyle sadece yemek olarak değil “alternatif ilaç” olarak da kullanılması gerektiğini savunan Prof. Dr. Türk, bu harika sebzenin yararları konusunda şunları söylüyor: “Karaciğer rahatsızlıklarında, bağırsak sancılarında, ishalde, sancılı regl dönemlerinde lahana bulunmaz bir ağrı kesicidir. Boğaz ağrısı, ses kısılması gibi rahatsızlıkları bulunan ya da geceleri sık sık uyanan sinirli hastalarda lahananın olumlu sonuçlar verdiği bilinmektedir. Lahana, içerdiği, kanserli hücrelerin çoğalmasını önleyen karoten maddesiyle, özellikle bağırsak, meme ve rahim kanserine karşı etkilidir. Hapı bile üretildi Lahana, kandaki şeker miktarını düşürmenin yanı sıra sarılık ve safra kesesi hastalıklarına ve astıma da faydalıdır. Bu özelliklerin bilinmesi nedeniyle Hollanda’da sarımsak ve balıkyağı hapları gibi lahana hapları üretilmektedir. Bir yanık ya da böcek sokması vakasında, o bölgeye iyice ezilmiş bir lahana yaprağı koymak, hem ağrıyı dindirir, hem de yaranın hızla iyileşmesini sağlar. Dolama, irinli yaralar, çıban ve sivilce için de lahana yaprağı bir şifa kaynağıdır. Bu tür rahatsızlıklarda lahana haşlanarak, ezdirilerek ya da ütüyle ısıtılarak kullanılabilir. Lahana yapraklarının bir dönemler sargı bezi yerine kullanıldığına ilişkin belgeler de mevcuttur. Adale, siyatik, romatizma ve nevralji (sinirler üzerinde oluşan ağrı) gibi rahatsızlıklarda, hasta bölgeye, bir tülbent içine konularak uygulanan sıcak lahana lapası ağrı dindirici etki sağlayacaktır. Hatta bel ağrısı çeken köylülerin ağrıyan bölgeye kuşak içinde lahana yaprağı koydukları da bilinmektedir. Lahana, müthiş yararlarının yanısıra, sindirimi zor bir besin olarak bilinmektedir. Özellikle suda haşlanması halinde oldukça zor hazmedilmektedir. Bu sebeple, mide problemi olanların dikkatli olmaları gerekir. Lahana, çiğ ya da ağzı sıkı kapalı bir tencerede kendi buğusuyla pişirildiği taktirde bu etkisi ortadan kalkacaktır. Modern tıp ve lahana ‚ Amerika’nın ünlü Harvard Tıp Okulu’ndan Doktor Frank Speizer, uzun süren ve yaklaşık 38 bin kişi üzerinde yürütülen araştırmanın sonuçlarını açıklarken, lahana, kıvırcık salata ve şalgam gibi sebzelerin tüketimindeki artışın, “koroner kalp hastalığı ve kalp krizi riskinin azalmasını sağladığını” söyledi. ‚ Türk Meme Hastalıkları ve Meme Kanseri Vakfı Başkanı Dr. Can Gürbüz; brokoli, lahana, karnabahar, Brüksel lahanası ve turp gibi sebzelerin içerdikleri kimyasal maddelerin, meme kanserine karşı koruyucu etkileri olduğunu söyledi. Bu sebzelerde bulunan “izotiyosiyanat” maddesi, vücudun kanserle savaşında en önemli silahlarından biri olan “faz iki enzimleri”nin üretimini artırıyor. ‚ Fred Hutchinson Kanser Araştırma Merkezi’nde Dr. Alan Cristal başkanlığındaki bir ekip tarafından yürütülen araştırmanın sonuçları, turpgiller ailesine mensup brokoli ve lahananın prostat kanseri riskini azalttığını ortaya çıkardı. ABD’nin Seattle kentinde yaşları 40-64 arasında bin 230 kişi üzerinde yapılan araştırmalarda; günde üç defa lahana ve brokoli gibi sebzeleri yiyenlerle bol bol meyve tüketenlerde, daha az yiyenlere oranla yüzde 48 daha az prostat kanseri görüldü. ‚ABD’deki bir araştırma, haftada bir gün lahana yiyenlerde bile bağırsak kanserine yakalanma riskinin 3`te 2 oranında azaldığını ortaya koydu. Prof. Dr. Zeki Özer iddialı, gripten kurtulma formülü Mevsim olarak gribin, soğuk algınlığının kol gezdiği günlerde bulunuyoruz. Birçok işyeri, okul ve ev revire döndü. Bu sebeple herkes, gribe yakalanmamanın veya yakalandıysa bir an önce kurtulmanın yollarını aramaya başladı. Biz de bugün, köşemize; Gaziosmanpaşa Üniversitesi Bitki Koruma Bölüm Başkanı Prof. Dr. Zeki Özer’in “Gripten kurtulmak için birebir” dediği formülü alalım dedik. İşte Prof. Özer’in harika formülü: “Bir baş soğan ile siyah veya kırmızı turp rendelendikten sonra, soğanın ya da turpbun miktarı kadar üzerine süzme bal konulup yarım saat bekletilmeli. Oluşan sıvı karışım, sıkılıp süzülerek ayrı bir kaba alındıktan sonra serin bir yerde saklanmalı. Bu sudan hergün, öğle ve akşam yemeklerinden sonra ve yatarken ikişer kaşık içilmeli. Karışımın süzüldükten sonra geriye kalan posa bölümü ekmeğe sürülerek de yenilebilir. Bu işlem birkaç gün tekrarlandığında grip rahatsızlığı tamamen ortadan kalkar. Eğer karışım hastalığa yakalanmadan önce kullanılırsa o kişinin gribe yakalanma ihtimali yok olur.” Prof. Özer, solunum yolları hastalıklarının yoğun olduğu bu dönemde, baharatlı bitkiler (eterik yağ içeren, roka, yabani hardal, turp ve turp yaprağı, kır teresi, soğan, nane, limon ve maydanoz) gibi yiyeceklerin de tüketilmesinin faydalı olacağını söylerine ekledi. PRATİK ÇÖZÜMLER Migrene; Defne yaprağı, oğulotu ve fesleğen 2 su bardağı ölçüsünde kaynak suyun içine birer tatlı kaşığı hafif ezdirilmiş defne yaprağı, oğulotu ve fesleğen koyarak 15 dakika demleyin. Süzdükten sonra ılık olarak yudum yudum ve yavaş yavaş için. Şeker hastalığı olmayanlar bunu bir kaşık bal ile tatlandırabilirler. Günde 2-3 bardak içebilirsiniz. Ancak düzenli olarak en az 1 ay devam etmelisiniz. Gün içerisinde çay kahve yerine adaçayı, ıhlamur, oğulotu bitki çayları içilmesi faydalıdır. Çay, kahve, sigara mümkün olduğunca az kullanılmalıdır. Ülsere;Civanperçemi, kantaron ve kudret narı 3 su bardağı kaynak suya birer tatlı kaşığı ezilmiş veya toz halinde civanperçemi, meyan kökü ve kantaron otu koyarak 20 dakika demleyin. Süzdükten sonra sabah, öğlen ve akşam aç iken birer su bardağı için. Ayrıca; günde 1 defa aç iken bir kaşık ince ince doğranmış kudret narı yenilecek veya su ile içilecek. Buna da düzenli olarak 1 ay devam edilmelidir. (Şeker hastalığı olanlar Meyan kökünü kullanmamalı)
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 98466
    % -0.17
  • 5.714
    % -1.25
  • 6.623
    % -1.19
  • 7.5476
    % -0.83
  • 225.606
    % -1.18
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT